banner863

banner766

'Sendika siyasete zıplamak için basamak olamaz'

Yerel Hak-Sen Genel Başkanı Yavuz Toptaş, Gazete Eskişehir Ekspres'in Kasım-2020 sayısına konuk oldu.  Toptaş "Türkiye’de sendikacılık siyasi ve ideolojik bir çizgide devam etmekte. Siyaset ile sendikacılık bir arada olmaz. Biz Hak-Sen...

15 Kasım 2020, 22:29
'Sendika siyasete zıplamak için basamak olamaz'

Yerel Hak-Sen Genel Başkanı Yavuz Toptaş, Gazete Eskişehir Ekspres'in Kasım-2020 sayısına konuk oldu. 

Toptaş "Türkiye’de sendikacılık siyasi ve ideolojik bir çizgide devam etmekte. Siyaset ile sendikacılık bir arada olmaz. Biz Hak-Sen olarak  tüm siyasi partilere eşit mesafede durarak, sadece sendikacılık yapıyoruz" dedi. 

Sendika olarak kuruluş amacınız, faaliyet alanlarınız ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Sendikaların kuruluş amacı, çalışanların sosyal, ekonomik hak ve çıkarlarını korumaktır. Sendikalar kamu çalışanlarının sorunlarını çözme amacı ile kurulmuş ekonomik ögeler taşıyan, devlet, siyasi parti ve iktidar örgütlerinden bağımsız örgütler olmalıdır. Hak-Sen Konfederasyonu olarak bizim diğer sendikal yapılardan farkımız, politika ve siyasetten uzak, sadece çalışan haklarına odaklı bir yapı olmamızdır. Hak-Sen için “memurun arka bahçesi” diyebiliriz. Çünkü biz hiç bir siyasi ideolojinin arka bahçesi olmama, tamamen hak arama ilkesiyle yola çıktık.

Yerel yönetimlerde kimi zaman yöneticiler ile memur çalışanlar arasında memur hakları noktasında çıkar çatışmaları yaşanmaktadır. Biz bu durumlarda her zaman kanunlar dahilinde çalışanlarımızın yanında olduk. Yerel  yönetimin hangi parti mensubu olduğu bizim tavrımızı hiç etkilemedi. Ancak üzülerek görüyoruz ki, bazı sendikal yapılar, angaje oldukları siyasi partinin iktidar olduğu belediyelerde, çalışandan yana değil, yönetimden yana tavır alıyorlar. Bu sebeple, bağlı olduğu sendikadan ayrılıp, aramıza katılan çok sayıda üyemiz var. Tavrımız nettir. Biz Eskişehir’de de, Elazığ’da da, Sivas’ta da, Şanlıurfa’da da, aynı çizgide yürürüz. Çünkü tek kaygımız, kamu emekçilerinin hakkını sonuna kadar savunabilmektir. 2008 yılında kurulan sendikamız, çizgisini o günden bu yana koruyarak, tüm kesimlerin takdirini kazanmış bir sendikadır. Hak-Sen konfederasyonu 13 iş kolu ile tüm kurumlarda devlet memurlarına hizmet verirken, yerel hak sen sendikamız Türkiye çapında belediyelerde ve özel idarelerde yapılanmıştır. Bilindiği üzere, belediyeler diğer tüm kamu kurumlarından farklı bir özellik sergilemektedir. Belediye başkanlarının seçimle geliyor olması, ve siyasi temsil makamları oluşu bazı sorunları beraberinde getirmektedir. Belediye başkanları kimi zaman, memurları kendi siyasi görüşünün çıkar ve menfaatlerine hizmet etme yönünde kullanma gayreti içerisine girmektedir. Bu durum devlet memurları üzerinde baskı ve strese yol açmaktadır.

Günümüzde sendikacı olmak zor mu sizce?

Avrupa’da sendikalılaşma ve sendikal hakların kullanımı daha demokratik koşullarda mümkün olsa da maalesef ki Türkiye’de kelimenin tam anlamıyla gerçek sendikacılık oldukça zorluklar içerisinde yapılabilmektedir. Neden derseniz sendikalılaşmak devletimiz tarafından her ne kadar teşvik edilse de sahada sendikaları kontrol altında tutmak isteyen, kendi gücünün haricinde bir gücün oluşmasını arzu etmeyen siyasiler ve işverenler sendikaları kontrol altında tutmak istiyorlar. 

Üyelerinizin talepleri nelerdir?

Üyelerimizin en önemli talebi, kanunlar çerçevesinde, adil ve eşit koşullarda kamu hizmeti verebilmektir. Hiç bir emekçinin ötekileştirilmediği, memleketi, yaşam tarzı, inancı, siyasi düşüncesi nedeniyle ayrımcılığa uğramadığı, tam demokratik bir çalışma düzeni hayal ediyoruz. Biz Yerel Hak-Sen olarak buna benzer örneklerde mahkemeye başvurmak kanalıyla, üyelerimize yapılan haksız görevlendirmeleri ve sürgünleri iptal ettirdik ve ettirmeye de devam ediyoruz. Kamu personelleri, yaşanabilir bir hayat düzeyine kavuşmak için daha yüksek bir maaş talep etmektedirler. Maalesef Türkiye’de dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının (açlık sınırı) 2 bin 438,24 TL , gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının ise (yoksulluk sınırı) 7 bin 942,17 TL , bekar bir çalışanın yaşama maliyetinin ise aylık 2 bin 961,13 TL olarak hesaplanmıştır. Bugün devlet memurları yaşam standardını devam ettirebilmek adına kredi çekiyor, kredi kartına yükleniyor. Yani memur borç batağına gömülmüş durumda. 

Temel tüketim kalemlerine gelen ortalama yüzde 40’larda gelen yüksek zamlara rağmen , devlet memuruna verilen zamlar yüzde 2, yüzde 3 ‘ler de yer alıyor. Hal böyle olunca kamu personelleri yoksulluk sınırı altında maaş almaktadır ve ekonomik güçlerinin arttırılmasını beklemektedirler. Çalışırken ek ödemeler ile yüksek gösterilen maaşlar emekli olunduğunda hem tazminat alırken hem de emekli  maaşı bağlandığında oldukça düşmektedir. Bunun iyileştirilmesi adına Haksen Konfederasyonu adına yargı yoluna başvuru yaptık. Dava kazanıldığı takdirde tazminatlar ve emekli maaşlarında ciddi oranda iyileştirme yapılacağını ümit ediyoruz.

Çalışanların sendika tercih ederken nelere dikkat ettiğini gözlemliyorsunuz?
Türkiye’de sendikacılık siyasi ve ideolojik bir çizgide devam etmektedir. Gerçek sendikacılık yapan sendika temsilcileri üyelerinin hakkını aramak adına yeri gelir idareci ile kötü olur yeri  gelir sorun sıkıntılar yaşar. Ama aynı sıkıntıları iş veren sendikalarının temsilcileri yaşamamaktadır. Sendikacılık, araç sigortasına benzer. Trafikte başınıza bir kaza  gelmez ama başınıza bir kaza geldiğinde sigortanız var mı yok mu  işte o zaman sigortanızın olması çok önemlidir. İşte gerçek sendikacılık da tıpkı böyledir. İşte o zaman sendikanın önemi ortaya çıkar, işte o zaman sendikanızın arkanızda durup durmadığı, ağzınıza bir parmak bal sürüp  sürmediği, yanınızda olup olmadığı ortaya çıkar. O zaman üye olduğunuz sendikayı tanırsınız. Üyelerimizin en önemli taleplerinin başında idarecilerin mobbing ve baskılarına karşı onların yanında yer alıp onları savunmamız sahipsiz bırakmamamız yer alır. Sendikacılık kalem, ajanda dağıtmaktan ibaret olmamalıdır. Ama maalesef günümüzde sendikacılık rayından çıkmış bir lokomatif misalidir. Kamu personelleri sürekli hak kayıpları yaşamakta, sürekli geriye gitmektedirler.

“Siyaset ve sendika” bu konuya sendika olarak bakış açınız nedir?

Siyaset ile sendikacılık bir arada olmaz. Biz Hak-Sen olarak  tüm siyasi partilere eşit mesafede durarak, sadece sendikacılık yapıyoruz. Elbette ki gerektiğinde onlarla diyolağa geçiyor ve sorunların çözümü noktasında ortak hareket ediyoruz. Ama asla siyasetin veya iş verenin ipini sendikamızın boynuna geçirerek, onların bize yön vermesine müsaade etmiyoruz. Hak-Sen sendikamızın tüzüğümüzde bunun önlemini alarak, ister iş yeri temsilcimiz olsun ,ister genel başkan statüsünde olsun siyasete giren arkadaşımız, seçimi kazanmak için sendikadan istifa eder. Seçimi kazanamadığında sendikaya dönmek istese sadece üye olabilir fakat İş yeri temsilcisi dahi olamaz. Yani biz diğer sendikaların aksine siyasete zıplamak için sendikamızın basamak olarak kullanılmasına müsaade etmiyoruz. Bu da bizim bakış açımızın ve sendikamızın önemli bir farkıdır.

Yerel Hak-Sen Genel Başkanı Yavuz Toptaş: Biz siyasiler veya işverenlerle çıkar ilişkisi içerisinde olan, üyesinin çıkarlarından ziyade işverenlerin çıkarları doğrultusunda hareket sergileyen, bu sendikaları sarı sendikalar olarak tabir ediyoruz. Devlet memuru arkadaşlar kesinlikle bu tür sarı sendikalara üye olarak güç vermesinler. Uzak dursunlar. Onların yanında olan, gerektiğinde iş verenle üyesinin hakkını aramak için kötü olabilecek sendikalara üye olsunlar.

Kamu sendikacılığında çok büyük bir yanlış algı olayı var. Zannediyorlar ki hükümete yakın, işverene yakın sendikalar gerektiğinde devlet memurlarının yanında olacak ve sorunlarını çözebilecek diye düşünülmekte veya öyle lanse edilmektedir. Durum anlatılanın ve gösterilmeye çalışanın tam aksinedir. Çünkü boynuna ipi geçiren sendika temsilcisinin bağımsız davranmasını beklemek, taleplerde bulunmasını beklemek pek mümkün olmaz. Günümüzde kamu kurumlarında ve özellikle belediyelerde sarı sendikacılık karşımıza çıkmaktadır. Belediye başkanlarının siyasi partilerden seçilerek gelmesi ile birlikte, belediye başkanına bağlı idarecilerin de, aynı siyasi, ideolojik yapıların güçlenmesini sağlaması adına maalesef belediyelerde liyakat kesinlikle rafa kalkmaktadır. Bunun yerine çıkar ilişkileri, ahbap, çavuş ilişkileri ön planda gelmektedir. Bu durum çok zaman kamu zararının oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Belediye başkanının siyasi düşüncesi ile paralel düşüncede olan siyasi, ideolojik sendikaların işveren tarafından desteklenmesi neticesinde devlet memurlarımıza işveren tarafından baskı uygulanarak ‘bak bu sendikaya üye olacaksın, olmazsan senin için kötü olur’ tarzında üstü kapalı, bazen de açık açık tehditler yapılmaktadır. Bu sendikalara üye olan kamu personeli arkadaşlar, idare ile bir sıkıntı yaşadığında sendikasından destek ister, fakat işveren sendikası, çıkar ilişkisinden dolayı üyesinin arkasında durmaz. Belediyelerde her 5 yılda bir yapılan seçim neticesinde belediye seçimini hangi siyasi parti kazandıysa, o siyasi partinin arka bahçeliğini yapan sendika ortaya çıkar. Devlet memurları da, seçimden seçime sürekli sendika değiştirmek durumunda kalır. Oysaki bağımsız sendikal yapılarda yani Yerel Hak-Sen’de başa kim gelirse gelsin tavır ve davranışlar değişmediği gibi işverenle çıkar, menfaat ilişkisinden daha ziyade, hak arama noktasında bir yol izlenmektedir. Unutmayalım ki bağımsız sendikalar gücünü bağımsızlığından, kanunlardan ve üyelerinden alırlar. Siyasi sendikalar ise bu güce sahip olmamakla birlikte, dayanmış olduğu siyasi, ideolojik güç odaklarının emir komutası altında bir hareket tarzı sergilemek zorundadırlar.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Türkiye’nin  Hak-Sen’e, Hak-Sen’in bakış açısına ve duruşuna çok ihtiyacı vardır. Yerel Hak-Sen, kimseye eyvallahı olan bir sendikal yapı olmamakla birlikte tabiri caizse avukatlık bürosu gibi çalışarak, üyelerinin hak ve menfaatleri noktasında görevini yerine getiren bir sendikadır. Bu sendikayı belediye ve özel İdarelerde görev yapan memur ve sözleşmeli memur arkadaşlarımızın üye olarak, temsilci olarak desteklemesini ve Türkiye’de kamu sendikacılığının örgütlü gücünü Hak-Sen çatısı altında yeniden bularak, hak ettiği seviyelere taşımasını bekliyoruz. 

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 27 Kasım 2020
İmsak 06:20
Güneş 07:48
Öğle 12:50
İkindi 15:21
Akşam 17:43
Yatsı 19:05
Günün Anketi Tümü
Eskişehirspor İlhan Var ile başarılı olur mu?
Eskişehirspor İlhan Var ile başarılı olur mu?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@