Güncel

Akar’dan Eskişehir için kritik uyarı: “Okullar açılacak, hâlâ temizlik personeli yok”

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Akar, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda yaşanan güvenlik, temizlik ve öğretmen sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akar, okulların açılmasına kısa süre kala özellikle temizlik personeli konusunda gecikilmemesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Eskişehir’e 255 bahçe görevlisi

Okulların güvenliğinin sağlanması amacıyla bu yıl ilk kez İçişleri Bakanlığı üzerinden, İŞKUR aracılığıyla okullarda görev yapacak bahçe görevlilerinin istihdam edileceğini belirten Akar, Eskişehir için 255 kişilik kontenjanın öngörüldüğünü söyledi.

Bahçe görevlilerinin teneffüslerde, okul giriş ve çıkışlarında ve okul bahçelerinde görev yapacağını ifade eden Akar, bu personelin aynı zamanda okul güvenliğine katkı sağlayacağını belirtti.

TYP kapsamında istihdam edilecek personel için daha önce TYP kapsamında çalışmamış olmak ve belirli bir gelir seviyesinin altında bulunmak gibi şartların bulunduğunu aktaran Akar, başvuru sayısının ihtiyacı karşılamaması halinde şartların esnetilebilmesi gerektiğini dile getirdi.

Akar, “Bizim için önemli olan kısmı bu işin okullar başlamadan önce bir an önce bu ihtiyaç karşılansın” dedi.

Okulların fiziki koşullarının ve öğrenci yoğunluklarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Akar, bazı okulların aynı bahçeyi kullandığını, bazı okullarda ikili eğitim yapıldığını, bazı okullarda ise güvenlik görevlisine daha az ihtiyaç duyulduğunu belirterek 255 kişilik sayının mevcut ihtiyaç doğrultusunda belirlendiğinin kendilerine aktarıldığını söyledi.

“Öğretmen ne giyeceğini kendisi bilir”

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde yer alan öğretmenlerin beyaz önlük giymesi konusunu da değerlendiren Akar, öğretmenlerin kılık kıyafetlerine ilişkin tartışmaların artık eğitim kalitesinin önüne geçmemesi gerektiğini savundu.

Eğitim-Bir-Sen’in geçmişte kravat zorunluluğu, sakal ve başörtüsü gibi konularda özgürlük talepleri doğrultusunda eylem kararları aldığını hatırlatan Akar, günümüzde eğitimin niteliği, öğretmenlerin çalışma koşulları ve ekonomik durumlarının daha fazla konuşulması gerektiğini ifade etti.

Akar, “Artık 2026 yılındayız. Bence biz eğitimin niteliğini, öğretmenin başarısını, öğretmenin daha verimli, daha iyi, daha ekonomik olarak daha iyi şartlarda çalışmasını konuşmalıyız” diye konuştu.

Bakanlığın daha önce öğretmenlere önlük dağıttığını hatırlatan Akar, öğretmenlerin mesleklerinin gerektirdiği şekilde nasıl giyinmeleri gerektiğini bildiklerini belirterek, önlük konusunda öğretmenlere zorlayıcı bir yaklaşım yerine mevcut eylem kararlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Sosyal medya uyarısı

Öğretmenlerin sosyal medya üzerinden video paylaşmasına yönelik düzenlemeye ilişkin de görüşlerini paylaşan Akar, öğretmenlerin sınıf içindeki çalışmalarını, etkinliklerini ve eğitim faaliyetlerini öğrenci ve velilere aktarmalarının doğal olduğunu belirtti.

Ancak sosyal medya kullanımının öğretmenlik göreviyle bağdaşmayacak şekilde ticari, magazinsel veya fenomenlik amacıyla kullanılmaması gerektiğini savunan Akar, kamu görevlilerinin görev ve sorumluluklarının bilincinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.

“Okullarda temizlik personeli konusunda sarı ünlem işareti var”

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okulları ziyaret etmeye başladıklarını belirten Akar, özellikle temizlik personeli konusunda ciddi bir belirsizlik bulunduğunu ifade etti.

Akar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın TYP yerine okullara gönderilecek ödenek üzerinden temizlik personeli istihdam edileceğini açıkladığını hatırlatarak, uygulamanın bir an önce netleştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Okullar açılmadan önce temizlik personelleri okullarda olmalı, okulları uygun ve hazır hale getirilmeli” diyen Akar, okulların hijyenik ve eğitim öğretime hazır hale getirilmesi için personelin göreve başlamasının önemine dikkat çekti.

Eskişehir’de 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen

Eskişehir’de 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen bulunduğunu belirten Akar, bu durumun bir yandan öğretmen ihtiyacını karşılamada avantaj sağlarken diğer yandan öğretmenlerin ekonomik durumlarını olumsuz etkilediğini söyledi.

Norm fazlası öğretmenlerin bulunması nedeniyle mevcut ders yükünün daha fazla öğretmen arasında paylaştırıldığını belirten Akar, bunun öğretmenlerin ek ders gelirlerinin azalmasına neden olduğunu ifade etti.

Akar, norm fazlası öğretmenler için Bakanlık takvimi doğrultusunda isteğe bağlı, bunun mümkün olmaması halinde ise resen atama sürecinin işletileceğini söyledi.

Aile bütünlüğünün korunması amacıyla “il emri” uygulamasının yeniden getirilmesini talep eden Akar, böyle bir uygulamanın norm fazlası öğretmen sayısını daha da artırabileceğini ancak aile bütünlüğünün korunmasının anayasal bir hak olduğunu vurguladı.

“60 saatlik ders 6 öğretmen arasında paylaşılıyor”

Norm fazlası öğretmen sayısının yalnızca atama ve yer değiştirme sorunu olmadığını belirten Akar, bunun diğer öğretmenlerin gelirlerini de etkilediğini söyledi.
Akar, “60 saatlik bir ders varsa, 60 saat dersi 3 öğretmen paylaşacakken 60 saat dersi 6 öğretmen, 5 öğretmen paylaştığında burada öğretmenlerin geliri de düşüyor” ifadelerini kullandı.

Depreme dayanıksız okullar için uyarı

Eskişehir’de depreme dayanıksızlık nedeniyle boşaltılan okullara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Akar, son dönemde bazı okullar için daha güçlendirme veya yıkım kararlarının gündeme geldiğini belirtti.

Okulların güvenliği açısından gerekli incelemelerin yapılmasının önemli olduğunu ifade eden Akar, ancak çok sayıda okulun aynı anda eğitim dışı kalmasının öğrencilerin başka okullara yönlendirilmesi ve ikili eğitim gibi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

İnşaatı, ihalesi veya yıkım süreci devam eden okulların bir an önce tamamlanması gerektiğini belirten Akar, Eskişehir’de geçtiğimiz yıl yaklaşık 15 okulun açılışının veya temel atma programının gerçekleştirildiğini hatırlattı.

Akar, yeni okul yatırımlarının sürmesinin önemli olduğunu ancak mevcut okullarda yapılacak deprem güvenliği çalışmalarının da eğitim öğretim sürecini aksatmayacak şekilde planlanması gerektiğini söyledi.