Albayrak, kulüpte birlik ve beraberliğin sağlanması gerektiğini vurgularken, son dönemde yapılan harcamalar ve yönetim anlayışı üzerinden eleştirilerde bulundu.
Albayrak’ın konuşması şöyle:
“Eskişehirspor'da yaşanan süreç hakkında konuşan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadeleri kullandı:
"Eskişehirspor ile ilgili düşüncemizi daha önce birkaç kez kamuoyuyla paylaşmış, görüşlerimizi açıkça ifade etmiştik.
Geçtiğimiz haftalarda bir düğün merasiminde farklı bir ortam oluştu. Eskişehir'in kanaat önderleri, bazı oda başkanları, önemli sanayiciler ve önceki başkanlarımızdan Halil Ünal'ın da bulunduğu bir araya gelme fırsatı oldu. Bu tamamen o an gelişen bir durumdu.
Orada Eskişehirspor'un geleceğine ilişkin bazı konular konuşuldu. Ancak sonrasında olayın farklı mecralara çekildiğini gördük. Açıkçası bazı ifadelerden ve yapılan açıklamalardan üzüntü duyduğumu da belirtmek isterim.
Sonuçta bizim mottomuz Eskişehir ve Eskişehirspor'dur. Buradaki temel düşünce, Eskişehirspor'un başarılı olması adına kimin ne katkı sunabileceği ve hangi değeri ortaya koyabileceğidir. Şehirdeki tüm dinamiklerin ve taraftarların da bu anlayışla hareket ettiğini düşünüyorum.
Ancak bazı arkadaşlarımızın konuyu farklı mecralara taşıyarak bambaşka noktalara çekmesini doğru bulmuyorum.
Eskişehirspor'da şu anda görev yapan arkadaşlar, yani mevcut yönetim açısından bakıldığında, asıl amaç ve gayenin ortak akıl ve ortak fikir etrafında birleşmek olması gerektiğini düşünüyorum. Sürecin ortak akılla yönetilmesi gerekiyordu. Bence biraz daha uzlaşmacı bir dil kullanmaları gerekiyordu.
Neden mi? Çünkü birlik ve beraberlik sağlandığında bu takım ayağa kalkar. Bunun örnekleri var. Bursaspor buna en güzel örneklerden biridir. Birlik ve beraberliği sağladılar. Bunun sonucunda hem borçlarını yönetebildiler hem de sportif başarı elde ettiler.
Ben ayrıca şu anlayışa da karşıyım. Eskişehirspor'un elbette borcu var. Bu son derece normaldir. Hemen hemen her kulübün borcu vardır. Yönetim dediğimiz şey de zaten bu süreci yönetebilmektir. Yönetmek, borcu yönetme kabiliyetine sahip olmaktır.
Bugün çıkıp da "700 milyon lira borcumuz var, önce bu borcu kapatalım" demekle bu iş olmaz. Eskişehirspor'u kapatıp borcu ödeyecek değiliz. Asıl önemli olan; sahip olduğunuz çevreyi, tecrübeyi, birikimi ve insan kaynağını kullanarak bu süreci yönetebilmektir. Yönetim anlayışı budur.
Bazı açıklamalarda dile getirildiği gibi, "Projeyi getirsinler, parayı ortaya koysunlar" şeklindeki söylemleri de doğru bulmuyorum. O zaman insanlar da doğal olarak, "Siz yönetime gelirken ortaya 100 milyon lira koyarak mı geldiniz?" diye sorarlar. Bu nedenle bu tür ifadelerin doğru olmadığını düşünüyorum.
Eskişehir'in bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey birlik ve beraberliktir. Şehrin ortak bir sinerjiye ve ortak akla ihtiyacı vardır. Valisinden milletvekiline, belediye başkanlarından ilçe belediye başkanlarına, taraftarından en küçük bireyine kadar herkesin aynı hedef etrafında birleşmesi gerekir.
Başarı ancak bu şekilde elde edilebilir. Aksi halde hedeflere ulaşmak çok daha zor olacaktır.
Bizim Eskişehirspor'a her zaman desteğimiz oldu, olmaya da devam ediyor. Bunu her fırsatta dile getiriyoruz.
Bugün Eskişehirspor'a baktığınızda, 35 bin kişilik stadyumu bu şehre kazandıranların kimler olduğu ortadadır. Bunun yanında altyapı tesisleriyle ilgili süreci hayata geçiren de bizleriz. Trabzonspor dosyasının kapanmasını sağlayan da yine biz olduk.
Yani burada sözden çok icraat önemlidir. Bir dönem Türk siyasetinde de sıkça kullanılan bir anlayış vardı; bazı şeyler sözde değil, özde olmalıdır. Biz de elle tutulur, somut işleri konuşuyoruz.
Trabzonspor dosyası bu şehirde üç-dört yıl boyunca gündemde kaldı. Ancak o dosyayı sonuçlandıran yine biz olduk. Altyapı tesisleri konusunda da gerekli adımları atan bizleriz.
Bu nedenle Eskişehirspor ile aramıza mesafe koymamız ya da Eskişehirspor'dan ayrılmamız mümkün değildir. Biz her zaman kulübün yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz.
Ancak şunu da ifade etmek isterim ki insanlar konuşurken kullandıkları ifadelerin nerelere ulaşabileceğini ve nasıl sonuçlar doğurabileceğini hesap etmelidir. Bu nedenle sert ve keskin açıklamalardan kaçınılması gerektiğini düşünüyorum.
Burada ihtiyaç duyulan şey uzlaşı dilidir. Herkesin aynı masaya oturup "Ben bu süreçte ne katkı sağlayabilirim?" anlayışıyla hareket etmesi gerektiğine inanıyorum.
Eskişehirspor tesislerinde bir altyapı binası bulunuyor. Ayrıca halı sahalar da mevcut. Bu halı sahalarda şu anda antrenmanlar yapılıyor.
Akşam saatlerinde işletilmeme konusuna gelince; biz bir yatırım yaparız, ancak yönetimin görevi bunu yönetmektir. Yönetim bunun için vardır. Eğer bir yönetim elindeki imkânları değerlendiremiyor ve süreci yönetemiyorsa, bunun sorumlusu biz değiliz.
Altyapıyla ilgili süreci biz tamamladık. Tesisi bitirdik. Ancak tesisin iç tefrişatını sağlamak için bile bir yönetim anlayışı, bir proje ve bir plan ortaya koymak gerekir. Bir değer üretmek gerekir.
Eğer yaklaşım sadece "Parayı verin, alalım" noktasında olacaksa, o zaman yönetime de ihtiyaç kalmaz. Bunu herkes yapabilir. Önemli olan kaynak oluşturmak, proje geliştirmek ve süreci yönetebilmektir.
Bu nedenle sürekli yönetim ve yönetebilmek kavramlarının altını çiziyoruz. Eskişehirspor'un artık başarılı olmama gibi bir seçeneği yoktur. Bu kulüp başarılı olmak zorundadır.
Federasyonun açıklamalarını da yakından takip ediyorsunuzdur. Bu sezon hata yapma lüksümüz bulunmuyor. Bir üst lige çıkılması gerekiyor. Bu nedenle takımın, sahaya çıktığında bir üst ligin seviyesinde bir kadro ve oyun ortaya koyması gerekiyor.
İçeride ve dışarıda oynadığı maçları kazanabilen, rakiplerine üstünlük kurabilen bir takım oluşturulmalı. Böyle bir yapı kurulduğu takdirde Eskişehirspor sezon sonunda hedeflediği şekilde bir üst lige yükselmeyi başaracaktır.
Bugün mesele borcun kendisi değildir, borcun yönetilebilmesidir. Asıl önemli olan sportif başarıyı ortaya koyabilmektir. Sportif başarı geldikçe kulübün ekonomik yapısı da güçlenecek ve borçlar zaman içerisinde yönetilerek azalacaktır.
Ancak burada yine altını çizdiğimiz konu birlik ve beraberliktir. Herkesin aynı masada buluşması ve "Bu kulübün başarısı için kim ne katkı sağlayabilir?" sorusuna cevap araması gerekir. Burada isimlerin bir önemi yoktur. En önemli isim Eskişehirspor'dur.
Yönetimler gelir, yönetimler gider. Bir yönetim değiştiğinde kulübün tüm borçları bir anda kapanmayacaktır. Ancak doğru bir yönetim anlayışıyla bu borçlar adım adım azaltılabilir ve yönetilebilir. Esas olan da budur.
Bugün mevcut yönetim devam etme kararı aldı. Ulaş Entok ve ekibi geçtiğimiz dönemde bir mücadele ortaya koydu. Buna saygı duyuyoruz. Ancak sonuç olarak hedeflenen başarı elde edilemedi.
Bir noktadan sonra sürekli aynı yöntemi deneyerek farklı sonuçlar beklemek doğru değildir. Bir kez denersiniz, sonuç alamazsınız; ikinci kez denersiniz, yine sonuç alamazsınız. O zaman aynı noktada dönüp durmak yerine farklı yolları değerlendirmek gerekir.
Bu nedenle aynı anlayışla devam etmek yerine yeni sinerjiler oluşturulması, farklı fikirlerin sürece dahil edilmesi ve ortak aklın güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gelinen noktada farklı isimlerle, farklı bakış açılarıyla ve farklı projelerle hareket edilmesi kulübün yararına olacaktır.
Bir gerçek daha var ki, geçtiğimiz sezon bu kulüp için yaklaşık 200 milyon lira harcandı. Böyle bir kaynağın kullanıldığı bir ortamda sonuçların da sağlıklı şekilde değerlendirilmesi ve geleceğe yönelik planlamanın buna göre yapılması gerekir. Bu sezon 200 milyon para harcandı, sonucunda ne oldu. Soruyoruz, 200 milyon nerede, Şampiyonluk nerede."