Eskişehir’de Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan’ın katılımıyla düzenlenen Israrlı Takip Çalıştayı’nda bu yıl suç çerçevesine alınan ısrarlı takip ve şiddet konuları konuşuldu.

Eskişehir Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde Adalet Bakanlığı tarafından çalıştay gerçekleştirildi. Düzenlenen çalıştayda ısrarlı takibin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’yla bu yıl suç çerçevesine alındığı ve yasaların, ısrarlı takip konusunda da mağdurun yanında olduğu hatırlatıldı. Çalıştayda iyi hal indirimi konusunda da düzenlemeye gidilerek sembolik öğelerin iyi hal indirimini etkilemeyeceği söylendi. Israrlı takibin bir şiddet türü ve suç olduğu belirtilen çalıştay, Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Eskişehir Valisi Erol Ayyıldız ve çok sayıda Bakanlık görevlisinin katılımıyla gerçekleştirildi.

“Kadınlara yönelik koruma kalkanı daha da güçlendirilmiştir”

Çalıştayda konuşma yapan Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, kanunlarda yapılan düzenlemelerin altını çizdi. Yapılması öngörülen düzenlemeler hakkında da bilgi veren Birkan, “Israrlı takip ile kanun çalışmalarını ilk görüşmeleri başladığı zaman bunun mutfağında bulunduk ve arkasından da meclisimizin çalışmasıyla kanun haline dönüştü ve uygulanmaya başlandı. Başta başsavcımız olmak üzere tüm emeği geçenlere hem teşekkür ediyorum hem de tebrik ediyorum. Artık hanımefendiler sokakta hiçbir tacize hiçbir takibe maruz kalmadan rahatlıkla yürürler diye düşünüyorum. Yeni doğan çocuğu öldürme halinde ve bunu da öldürme ve haysiyet kurtarma düşüncesiyle yaparsa 5 sene ceza veriliyordu, bugün bu eylemin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak görüldü. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların cezaları büyük ölçüde arttırılmıştır. Şiddet mağduru kadınlar, 6284 Sayılı Kanun ile korunurken ısrarlı takip eyleminin ayrı bir suç eylemi haline gelmesiyle kadınlara yönelik koruma kalkanı daha da güçlendirilmiştir. Kamuoyunu rencide eden, kılık kıyafetini özenle giymiş, takım elbiseli veya kravat takmış gibi sembolik şeyler iyi hal indirimine konu edilemeyecektir. İşkence, eziyet ve çocukların istismarı suçlarından mağdur olan ve vekili bulunmayan kadınların istemleri halinde baromuz tarafından ücretsiz avukat görevlendirilmesi sağlanmıştır. Cumhuriyet Başsavcılıkları bünyesinde aile içi kadına yönelik şiddetle mücadele bürolarımızı kurduk ve faaliyete geçirdik. Sadece devletimizin değil kadına, çocuğa, hayvana ve doğaya karşı şiddete karşı hep beraber topyekûn mücadele etmememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“İlimizde tek bir kadın, hayattan koparılmaması için önleyici tedbirler alınmaktadır”

Israrlı Takip Çalıştayı’nda söz alan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ise, bu sene yürürlüğe giren kanunun amacının, kadına yönelik şiddetin henüz işlenmeden failinin cezalandırılması olduğunu vurguladı. Başsavcı Yeldan konuyla ilgili şunları söyledi:

Berlin'deki tabelayı gören Türkler şaşkınlığını gizleyemedi Berlin'deki tabelayı gören Türkler şaşkınlığını gizleyemedi

“6284 sayılı Ailenin Korunmasına dair Kanunun yürürlüğe girmesi en önemli adımdır. 27 Mayıs 2022 tarihinde yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun, Türk Ceza Kanununun birçok maddesinde kadınların suçlardan korunmasına yönelik düzenlemeler getirmiştir. Yapılan düzenleme ile ilk defa Türk Ceza Kanununa 123/A Maddesi ile Israrlı Takip suçu eklenmiştir. Bu düzenleme ile birlikte özellikle kadına şiddete yönelik fiillerin henüz işlenmeden failinin cezalandırılması, yeni suçların işlenmemesi ve bunlara engel olunması amaçlanmıştır. Kanunun 6 aylık uygulamasının ilk neticelerine baktığımızda uyuşmazlığın ve olayın erken aşamasında yapılan etkili cezai ve idari tedbirlerin suçların tekrarlanmasına ve şiddet döngüsünün sonlanmasına yönelik caydırıcı sonuçlar ortaya koymaktadır. İlimizde tek bir kadının hayattan koparılmaması için tam bir seferberlik ruhu ile valimizle birlikte başta emniyet, jandarma ve ekipler ile her kadın mağdura yönelik koruyucu önleyici tedbirler alınmakta. Hukuki ve psikolojik destek süreçleri planlanmaktadır. Tekrarlanma ve büyüme riski olan olaylara özel yaklaşımlar geliştirilerek, şiddetin durdurulması ve önlenmesi sağlanmaktadır”