alexa

banner912

banner766

Bir genelge ile 'dükkanı kapat' dediler kapattık! Ya sonra?

Eskişehir Lokantacılar Odası Başkanı Bahar Bilen “Yaklaşık 100 yıldır esnaf teşkilatı devletine vergi vermektedir, hiçbir yükü olmamıştır. Böylesi afet ve pandemi olaylarında esnaf teşkilatından başka hiç kimse ekonomik kaygı yaşamamıştır....

08 Ağustos 2021, 16:02
Bir genelge ile 'dükkanı kapat' dediler kapattık! Ya sonra?

Eskişehir Lokantacılar Odası Başkanı Bahar Bilen “Yaklaşık 100 yıldır esnaf teşkilatı devletine vergi vermektedir, hiçbir yükü olmamıştır. Böylesi afet ve pandemi olaylarında esnaf teşkilatından başka hiç kimse ekonomik kaygı yaşamamıştır. Bir genelge ile dükkanını kapat dediler… Kapattık! Ya sonra” diye konuştu.

 RÖPORTAJ: NEVİN BULUT ATAK, ESKİŞEHİR EKSPRES 

Eskişehir Lokantacılar Odası Başkanı Bahar Bilen, pandemi sürecinde en çok etkilenen sektörlerin başında gelen lokantacı esnafını temsilen Eskişehir Ekspres’e özel açıklamalarda bulundu. Bilen, “Yaklaşık 100 yıldır esnaf teşkilatı devletine vergi vermektedir, hiçbir yükü olmamıştır. Böylesi afet ve pandemi olaylarında esnaf teşkilatından başka hiç kimse ekonomik kaygı yaşamamıştır. Bir genelge ile dükkanını kapat dediler… Kapattık! Ya sonra” diye konuştu.

Bir genelge ile "dükkanını kapat" dediler, kapattık, ya sonra…

Uzunca süredir mücadele edilen pandemide en çok etkilenen sektörlerin başında lokantacı esnafı geliyordu. Bundan sonraki süreçte temsil ettiğiniz lokantacı esnafı adına talepleriniz nelerdir?

Başta gerçek manada örgütlü olmamız lazım! Bu süreçte yasaların önünde ne kadar cılız, ne kadar yalnız ve ne kadar savunmasız olduğumuzu görmüş olduk. Anayasamızın 173. maddesi devlet esnaf ve sanatkârını koruyucu ve destekleyici tedbirler alır diye yazılmış. Yasalar önünde kendimizi savunabilmemiz açısından ne kadar korur, nereye kadar kollar, ne kadar desteklerin açılımı mutlaka yapılmalıdır. Yaklaşık 100 yıldır esnaf teşkilatı devletine vergi vermektedir, hiçbir yükü olmamıştır. Böylesi afet ve pandemi olaylarında esnaf teşkilatından başka hiç kimse ekonomik kaygı yaşamamıştır. Bir genelge ile dükkanını kapat dediler… Kapattık! Ya sonra? Bizlerin belirli bir birikimi yok. Bizler kısıtlı sermayesi ile kendini istihdam eden, günlük gelire sahip insanlarız. Borçlarımız, devletimize olan vergilerimiz, banka kredilerimiz çalıştı. Minimum düzeyde dahi temel ihtiyaçlarımızı ev giderlerimizi karşılayacak durumumuz kalmadı. Tüm sermayemizi ticaret yaparız diye yatırmışız, ne yiyeceksiniz, ne içeceksiniz diye kimse sormadı . Hükümetin vermiş olduğu destekler giderlerimizin karşısında çok yetersiz kaldı. Her zaman veren el iken, Ramazan kolilerine muhtaç kaldık. O nedenle Anayasamızın 173. maddesi yeniden gözden geçirilmeli, bu mağduriyet ivedilikle giderilmelidir.

Önüne gelen lokanta açmamalı

Nüfusa oranla işyerleri yasalar nezdinde kanunlaştırılmalı. Aynı cinsten olan işletmeler arasında haksız rekabetleri önlemek için mesafeler olmalı. Söz konusu beslenme olunca evvela İnsan sağlığı geliyor aklımıza,”minimum düzeyde de olsa mutlaka bir eğitim süreci olmalı”, önüne gelen lokanta açamamalı. Serbest piyasa ekonomisi ile yönetildiğimiz için piyasa koşulları arz talep ile kendini belirler. Buna göre bilinçsizce rekabetleri önlemek ve maliyet fiyatının altına düşmemek için ihtisas üst kuruluşumuz tarafından tefe tüfe oranlarında taban fiyatı oluşturulmalı. Tavan fiyatını her işletme kendi müşteri portföyüne göre kendi belirlemeli. Bu şekilde devletimiz koruyucu  ve destekleyici tedbirler almış olursa, önüne gelen lokanta açamaz, esnafımız daha kaliteli hizmet vermiş olup ve yapmış olduğu işten zarar etmemiş olur. 

Yan sanayi parçası satar gibi alternatif gıda ürünleri türedi

Gıda terörünün önüne geçilmeli. Son yıllarda yan sanayi yedek parça satar gibi ucuz maliyetli alternatif gıda ürünleri türedi. Vicdanımızı tırmalayan haksız rekabetlere sebep olduğu gibi, direkt insan sağlığına sirayet eden, kanserlere sebep olan bu gıda ürünleri denetlenmeli ve gerekirse üretimden kaldırılmalı. Söz konusu insan sağlığı… Sağlık Bakanlığı bu işe daha çok önem vermeli. 

Borçlarımız ödenemez hale geldi

Yasalar nezdinde ruhsat sahibi olmuş tüm esnafımız ayrım yapılmaksızın eşit olmalılar. Pandemi döneminde esnaflar arası eşitsizlik ve adaletsizlik oluşmuştur. Beş tane sektörün işyerleri bir buçuk yıla yakın tamamen kapalı kaldı. Pandemi sebebi ile işletmeleri kapalı kalan esnafımızın mağduriyetleri giderilmelidir. Pandemi süresince tüm vergilerden muaf tutulmalıyız. Biriken borçlarımız anapara üzerinden tahakkuk edecek yeni vergilerle birlikte ödenebilir uzun vadeli makul taksitlerle yapılandırma getirilmelidir. Aksi takdirde borçlarımız ödenemez hale gelmiş, faizleri ana parayı geçmiş durumda, kısa vadeli yapılandırmalarla ödeyemedikten sonra yapılandırmanın da bir anlamı kalmıyor. Ayakta kalabilmemiz için sicil affı ve en az iki sene geri ödemesiz faizsiz nefes kredisi verilmeli.

İşyeri kapatmalardan ziyade devirler çoğaldı

Yine bu süreçte kaç işyeri kapandı? Bu kişiler farklı sektörlere mi yöneldi, nasıl bir yol izlediler?

Uzun süren belirsizlik sebebi hepimizin üzerinde ister istemez tedirginlikler yarattı. Birçok arkadaşımız önünü göremediği için işletmesini kapattı.  Kısa vadeli aç kapa aç kapa durumu bizlere çok büyük zayiat ve zararlara uğratmaktadır. İşletmelerimizin dekoru ve demirbaşı yüksek maliyetleri sebebi ile çok kolay kapatıp taşınabilir bir şey söz konusu olmadığı için ucuz fiyatlara da olsa bir şekilde devredilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla kapatmalardan daha ziyade devirler çoğaldı. İşletmelerimizin uzun süredir kapalı kalmalarından dolayı birçok personelimiz farklı sektörlere geçiş yapmıştır. Turizm sezonunun açılması sebebi ile beraber sezonluk iş bulanlar da sahillere gitmiş durumda.  Okullarımızın kapalı olması sebebi ile öğrencilerin de olmaması nedeniyle bu günlerde olağanüstü  personel sıkıntısı yaşamaktayız. Bu sorun tahmin ediyorum okullar açılana kadar da sürecek. Eleman eksikliğinden dolayı  personel giderleri had safhaya ulaşmış durumda olduğu gibi maliyet fiyatlarımızı da ciddi bir şekilde etkilemektedir.

Beslenme alışkanlıklarımız değişti

Açılma sonrası lokantacı esnafının işlerinin toparlanması sizce ne kadar sürecek bu konuda öngörünüz nedir?

Pandemi hepimize farklı beslenme alışkanlıkları edindirdi. Birçoğumuz daha tedirginliği üzerimizden atamadık ve artık ev ortamında yemek yapmaya başladık. Haliyle lokantalarımız bu durumdan etkilenmektedirler, bununla birlikte yukarıda da belirttiğim gibi biriken borçlarımız ve yeni tahakkuk edecek borçlarımızla birlikte artan yüksek maliyetler ve enflasyon karşısında çok ciddi yaralar aldık. Değişen beslenme alışkanlıkları yanında Online satış ve paket servisi donanımı olan esnafımız daha çabuk toparlar, fakat  eğlence sektörünün yüksek maliyetleri ile birlikte, böyle bir donanıma sahip olmadıkları için, toparlanmaları biraz zaman alabilir ve epey zorlanacağımız aşikardır. 

Geleneksel mutfağımız zarar görüyor

Eskişehir’de lokanta sektörünün sorunları nelerdir? Sizden talepleri neler oluyor?

Öncelikle lokantacı esnaflarının ayakta kalabilmesi için kontrolsüz çoğalmaların önüne geçmek gerekir, aynı cinsten işyerleri nüfusa oranla olmalılar, haksız rekabetlerin önüne geçerek esnafımızın para kazanması sağlanmalıdır. Hoyratça çoğalmalar esnafımıza zarar verdiği gibi düşük maliyetli yemeklerle geleneksel mutfağımıza da çok zarar vermekteyiz.

Amacımız Uluslararası Eskişehir Gastronomi Festivalini oluşturmak… 

Son yıllarda Eskişehir’imiz turizm açısından çok popüler bir kent oldu. Göçler şehri olan şehrimizde çok güzel bir mozaik oluşmuş. Bununla birlikte gastronomi turizmi üzerinde çalışmalar yaparak yiyecek içecek sektörümüzü de canlandırmamız gerekir. Kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel yemeklerimizi gün yüzüne çıkarmamız gerekir. Bu konuda Eskişehir Gastronomi Platformu adı altında bir platform oluşturduk. Platform çatısı altında Eskişehir Lokantacılar Odası ile birlikte Eskişehir Anadolu Üniversitemiz Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, AÜ Turizim Otelcilik Fakültesi, Osmangazi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak sanatları Fakültesi, Eskişehir Valiliği Kültür Müdürlüğümüz , Büyükşehir Belediyemiz, Odunpazarı Belediyesi Mutfak Atölyesi, Tepebaşı Belediyesi  Mutfak Atölyesi, ilçe belediyelerimiz ve bazı hemşeri dernekleri ile birlikte güzel bir çalışma başlattık. Amacımız kaybolmaya yüz tutmuş yöresel yemeklerimizi gün yüzüne çıkarmak ve içinde menüler oluşturmak. Bu menüleri de gelen turistlere muhtelif lokantalarımızda sunmak ve tanıtmak. Kendi yörelerimizde coğrafi işaretli ürünler yaratıp tescillenmek ve kırsal kalkınma kooperatiflerden alışveriş yaparak ürünleri üreticiden tüketiciye sunarak yerel esnafımızı kalkındırmak. Tüm bu çalışmaların sonucunda elbirliği ile Uluslararası Eskişehir Gastronomi Festivalini oluşturmak… Eskişehirimizin Gastronomi şehirleri arasında yerini almasını sağlamak. Bizlere bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür eder,herkese sevgiler,selamlar,tüm esnaf arkadaşlarımıza sağlıklı bol bereketli işler dilerim… 

Gazete Eskişehir Ekspres'in Ağustos-2021 sayısından...

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Koronavirüs (Covid-19) aşısı olmayı düşünüyor musunuz?
Koronavirüs (Covid-19) aşısı olmayı düşünüyor musunuz?
Namaz Vakti 28 Eylül 2021
İmsak 05:15
Güneş 06:38
Öğle 12:56
İkindi 16:21
Akşam 19:03
Yatsı 20:21

Gelişmelerden Haberdar Olun

@