alexa

banner766

Eskişehir'de kansere karşı umut olacak çalışmalar

Eskişehir'de kansere karşı umut olacak çalışmalar yapılıyor... Anadolu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ahmet Özdemir, o çalışmaları Gazete Eskişehir Ekspres'in Şubat-2021 sayısına anlattı.

EE | Özel 20.02.2021, 13:42 22.02.2021, 14:18 ABONE OL: google news
Eskişehir'de kansere karşı umut olacak çalışmalar

Anadolu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Özdemir, anti kanser ilaç tasarımı ve geliştirilmesi yönündeki çalışmalarını anlattı. Prof. Dr. Özdemir “Ekibimle tanımlayacağımız yeni etkin bileşikler ile dünyada ve ülkemizde kansere bağlı ölüm oranını azaltmayı hedefliyoruz. Ülkemizde kanser hastalarının tedavi maliyetini düşürmek de amaçlarımız arasında” diye konuştu. Dünyadaki klinik araştırmalara değinen Prof. Dr. Özdemir "Türkiye’nin payı yüzde 0.95 iken, İsrail için oran yüzde 2.7’dir. Bu sayılar araştırmaların teşvik edilmediği ve mevzuatın araştırma yapmayı zorlaştırdığını gösteriyor" dedi. 

Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özdemir, anti kanser ilaç tasarımı ve geliştirilmesi yönündeki çalışmalarını Eskişehir Ekspres okurları için paylaştı. Özdemir, “Ekibimle tanımlayacağımız yeni etkin bileşikler ile dünyada ve ülkemizde kansere bağlı ölüm oranını azaltmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda ülkemizin ithalat bağımlılığını azaltarak, kanser hastalarının tedavi maliyetini düşürmeyi, farklı ülkelere ihraç edilmesi ile ülke ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyoruz” dedi. 

 FOTOĞRAF: PROF. DR. AHMET ÖZDEMİR VE EKİBİ 

Hocam kısaca kendinizden bahseder misiniz?

24 Temmuz 1972 tarihinde Muğla’da doğdum. 1983 yılında Salihli Cumhuriyet İlkokulu’nu, 1986 yılında Salihli 50. Yıl Ortaokulu’nu, 1989 yılında Salihli Lisesi’ni ve 1994 yılında Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdim. Yüksek lisans eğitimimi 1996 yılında, doktora eğitimimi ise 2004 yılında Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmasötik Kimya Anabilim Dalı’nda tamamladım.

Akademik kariyerime 1997yılında Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Kimya Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak başladım. Daha sonra sırasıyla 2005 yılında Öğretim Görevlisi, 2007 yılında Yardımcı Doçent ve 2010 yılında Doçent kadrosuna atandım. 2011-2014 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda Müdür Yardımcılığı görevini yürüttüm. 2015 yılından beri Profesör olarak Farmasötik Kimya Anabilim Dalı’ndakigörevimi sürdürmekteyim.

SCI ve/veya SCI-Expanded tarafından taranan dergilerde 111 adet araştırma makalem yayınlandı. Yaptığım çalışmalara, SCI ve/veya SCI-Expandedtarafından taranan dergiler tarafından 1996 kez, kendi atıflarım hariç 1778 kez atıfta bulunuldu. Ekibimle biyolojik olarak aktif bileşiklerin (özellikle tiyazol, benzotiyazol, triazol, triazolotiyadiazin, oksadiazol, tiyadiazol, şalkon, pirazolin, hidrazon, tiyosemikarbazon türevleri) tasarımı, sentezi, yapı karakterizasyonuve biyolojik aktiviteleri konusunda uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalara imza attık. Farmasötik ve Medisinal Kimya alanında yaptığım çalışmalar ile Anadolu Üniversitesi tarafından 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında Makale Performans Ödülü’ne, 2015 yılında Altın Makale Performans Ödülü ve Platin Makale Performans Ödülü’ne, 2019 yılında Akademik Başarı Ödülü’ne layık görüldüm. Son olarak “PLOS Biology” isimli dergide 2020 yılında yayımlanan makalede “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde yer aldım. 

Maliyetli, yoğun çaba isteyen uzun bir süreç…

Kanser hala insanların en korktuğu hastalıkların başında geliyor. Her geçen gün yeni ilerlemeler yaşanıyor ancak yine de zor bir hastalık. Bu konuda daha fazla ne yapılabilir sizce?

Sağlıklı hücreler üzerine toksik etki göstermeyen, kanser tedavisinde kullanılabilecek etkin ve güvenilir bir ilaç adayının ortaya konması ve bu etkin maddenin ileri farmakolojik aktivite ve toksisite testlerini başarı ile geçerek Faz aşamalarına ulaşması son derece maliyetli, ayrıca yoğun çaba isteyen uzun bir süreçtir. Yaklaşık 10 bin bileşikten sadece bir tanesi bu aşamaların tümünü geçip ilaç olarak tedaviye sunulmaktadır. Ortalama 12-15 yıl süren bu süreçte, 2013 yılı verilerine göre, her bir bileşik için 2,55 milyar dolar yatırım yapılmaktadır. 

Ülkemizde çalışmaların tamamının yapılabileceği merkezlerin kurulması gerekiyor

Klinik araştırmalar çoğunlukla gelişmiş ülkelerde yürütülmektedir. Klinik araştırmaların ancak yüzde 30’u Avrupa ve ABD dışında yapılmaktadır. Bir klinik ilaç denemesi yapmak için ciddi protokoller geliştirmek, iyi bir araştırma ekibi kurmak ve çok önemli bir bütçeye sahip olmak gerekmektedir. Bir ilacın geliştirilme maliyeti 1976 yılında 130 milyon dolar iken, 1996 yılında 500 milyon dolara yükselmiştir. 2000 yılında 1,04 milyar dolar, 2013 yılında ruhsat sonrası Ar-Ge yatırımları da dahil edildiğinde 2,87 milyar dolar civarındadır. Bu nedenle pre-klinik ve klinik aşamalar için yeterli mali desteğin sağlanması ve klinik çalışmalar için yurt dışı Ar-Ge merkezleri, Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi vb., ile iş birliğinin sağlanması ve ülkemizde bu çalışmaların tamamının yapılabileceği merkezlerin kurulması önem arz etmektedir.

Türkiye’de araştırmalar teşvik edilmiyor

Ülkemizde kanser tedavisi için yapılan bilimsel çalışmalara yeteri kadar önem veriliyor mu? Sizce bu konudaki zorluklar nelerdir?

2015 yılı kanser istatistiklerine göre ülkemizde 97 bin 830 erkeğin ve 69 bin 633 kadının kansere yakalandığı tahmin edilmektedir. Haziran 2014’te gerçekleştirilen TÜBA ulusal kanser politikaları çalıştayında ülkemizde onkoloji alanındaki araştırmaların yetersiz olduğu www.clinicaltrials.gov’da kayıtlı çalışmaların yok denecek kadar az olduğu bildirilmiştir. Dünyada gerçekleştirilen klinik araştırmalarda Türkiye’nin payı yüzde 0.95 iken, İsrail için bu oran yüzde 2.7 olarak bildirilmektedir. Bu sayılar klinik çalışmaların ülkemizde yetersiz olduğunu, konuya finansal ve insan gücü açısından kaynak ayırmanın gerekli olduğunu göstermektedir. Araştırma için insan gücü potansiyeli mevcut olmakla birlikte, bu kadrolardan sağlık hizmeti üretmeleri ve eğitim vermeleri beklendiğinden araştırma konusunda verim alınamadığı, araştırmaların teşvik edilmediği ve ayrıca mevzuatın da araştırma yapmayı zorlaştırdığı görülmektedir.

Prof. Dr. Özdemir'den anti kanser ilaç tasarımı

Antikanser ilaç tasarımı ve geliştirilmesi üzerine çalışmalarınız var, bu çalışmalar nezaman başladı, detaylarını anlatır mısınız?

Ekibimle 2013 yılında başladığımız bu serüvende, son yıllarda akciğer kanseri, kolorektal kanser ve glioma tedavisi için hedefe yönelik (apoptoz, kaspaz-3 aktivasyonu, mitokondriyalmembran potansiyeli, hücre siklusuvb hedef yolaklar ve/veya Akt, fokal adezyon kinaz, COX-2 vb. hedef enzimler üzerinden etki gösteren) antikanser ilaç etken madde tasarımı ve geliştirme yönünde öncü çalışmalar yaparak ilaç Ar-Ge çalışmalarına önemli katkılar sağladık. Japon araştırmacılarla kronik miyeloid lösemi tedavisi için ABL1 kinaz enzimi inhibisyonu aracılığıyla sitotoksik ve apoptotik etki gösteren bileşikler; akciğer kanseri, kolorektal kanser ve melanom tedavisi için EGFR inhibisyonu aracılığıyla sitotoksik ve apoptotik etki gösteren bileşikler üzerine Japan Society for thePromotion of Science (JSPS) projesi ve ScienceCitation Index (SCI) Expanded tarafından taranan Q1 ve Q2 sınıfı dergilerde yayınlarım bulunmaktadır. Ayrıca ekibimle akciğer kanserinin hedefe yönelik tedavisi için sentezlediğimiz yeni moleküller üzerine ulusal ve uluslararası patent başvurumuz bulunmaktadır.

 FOTOĞRAF: 2017 ESKİŞEHİR ANADOLU ÜNİVERSİTESİ PLATİN, ALTIN VE MAKALE PERFORMANS ÖDÜL TÖRENİNDEN BİR KARE... 

Prof. Dr. Ahmet Özdemir’den teşekkür

Özdemir “Çalışmalarımıza bilimsel araştırma projeleri ile finansal destek sağlayan üniversiteme ve bu çalışmalara birlikte imza attığım değerli çalışma arkadaşlarım olan Prof. Dr. Mehlika Dilek Altıntop’a ve Arş. Gör. Dr. Belgin Sever’e çok teşekkür ederim” dedi.

Ülkemizin ithalat bağımlılığını azaltmalıyız

Bundan sonraki süreçte hedefleriniz neler?

Kanserin hedefe yönelik tedavisinde kullanılmak üzere, sağlıklı hücrelere toksik etki göstermeyen tümör hücreleri üzerine seçici sitotoksik etki gösteren, kolay ve ucuz olarak elde edilebilen daha tolere edilebilir yerli ve milli ilaç adayı moleküllere ihtiyaç duyulmaktadır. Ekibimle tanımlayacağımız yeni etkin bileşikler ile bu ihtiyacı karşılayarak, dünyada ve ülkemizde kansere bağlı ölüm oranını azaltmak, ülkemizin ithalat bağımlılığını azaltmak böylelikle ülkemizde kanser hastalarının tedavi maliyetini azaltmak, farklı ülkelere ihraç edilmesi ile ülke ekonomisine katkı sağlama-
yı amaçlıyoruz. 

Kaynak: Nevin Bulut Atak, Eskişehir Ekspres

Gazete Eskişehir Ekspres'in Şubat-2021 sayısından...

Yorumlar (0)
banner914
7
açık
Günün Anketi Tümü
Koronavirüs (Covid-19) aşısı olmayı düşünüyor musunuz?
Koronavirüs (Covid-19) aşısı olmayı düşünüyor musunuz?
Namaz Vakti 06 Mart 2021
İmsak 05:56
Güneş 07:18
Öğle 13:14
İkindi 16:26
Akşam 19:01
Yatsı 20:18

Gelişmelerden Haberdar Olun

@