TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, 2021 yılı Temmuz ayında imalat sanayi sektörü endeksinin yüzde 7,9, madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksinin yüzde 15,2 ve elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksinin ise yüzde 11,7 arttığını paylaşan Kesikbaş, cirolarda da yıllık yüzde 45,1 arttığının bilgisini verdi.

Covid-19 salgınının hala bitmemiş olması nedeniyle hammadde fiyatlarındaki yükselme ve buna paralel olarak enflasyonun Avrupa dahil olmak üzere tüm dünyayı etkilediği vurgulayan Kesikbaş, “Dünya genelinde tedarik zincirinde yaşanan sorunlar da devam ediyor. Ancak sanayicilerimiz üretmeyi ve ihracat yapmayı sürdürüyor. Pandemi döneminde yaşanan krizleri fırsata çevirmeyi başaran üreticilerimize verilen destekler devam etmeli. Çünkü ilk şokları atlatan üreticilerimiz cirolarında ciddi artış kaydetti. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2021 yılı Temmuz ayında artış gösterdi. Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında, sanayi sektörü ciro endeksindeki artış yüzde 54,9 oldu” dedi.

Türk sanayicisinin üretimi, ihracatı ve istihdamı arttırdığını, bunun için gece gündüz çalıştığını anlatan Kesikbaş, “Rakamlar gösteriyor ki üretime sunulan teşvikler fazlasıyla geri dönmekte. Bu nedenle sanayimizin pozitif bir ayrımcılıkla desteklenmesi gerekmekte. Üretim ve enerji maliyetlerinde rekabetçiliği arttıran Yekdem indirimi, KDV ile gümrük muafiyeti, kurumlar vergisi indirimi, SGK işveren payı desteği, faiz desteği önemlidir. Unutulmamalıdır ki büyüme, beraberinde yeni yatırım ihtiyacını getiriyor. Bu da istihdama katkı sunuyor” diye konuştu.

Sektöre özel destekler

Diğer yandan yatırımların finansmanına yönelik destek taleplerinin de olduğunu açıklayan Kesikbaş, sanayicinin borcunu yükselten kredilerin daha makul hale getirilmesi ve bunların sektörlere özgü vergi indirimleri ve teşviklerle desteklenmesinin de beklendiğini hatırlattı.

Enflasyonist ortamda önünü görmekte zorlanan ve yatırım yapmaktan çekinen sanayicilerin en büyük beklentisinin yapısal reformlar olduğunu ifade eden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, “Sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi gerek. Özellikle sanayicinin belini büken yüksek enerji maliyetlerinin üretici kesim için daha uygun seviyelere indirilmesi talepler arasında” dedi.