Eskişehir Dağıtım Bölgesi’ne gelen çok uluslu enerji şirketlerinin şehri baştan aşağıya parselleyerek, Eskişehir’in sanayicisi ve kamu kurumlarının yapmak istedikleri yenilenebilir enerji yatırımlarını bürokratik işlemlerle engellediğini iddia eden Eskişehir Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Eskişehir Şubesi Başkan Yardımcısı Salih Eğerci Ekonomim’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
 
“Şehrimizin enerji potansiyeli ve değerli arazileri enerji kartellerine teslim edilmektedir. Yönetmelik değişikliği ile önceliğin enerjinin üretildiği yerde tüketilmesi felsefesi ile düzenleme yapacaklarını söyleyenler, günün sonunda, temiz ve güvenilir enerji yerine; talana göz yummaktadırlar. Yapılan yönetmelik değişikliklerine paralel yapılması gereken teknik altyapı çalışmaları yapılmamıştır. OSB tarafında yapılan 37 başvurunun 34 adeti Çatı Uygulamalı GES olarak istatistiklere geçmişken, buralardaki yatırımların önüne set vurulması ileride tüm şehir ekonomisini etkileyecektir. Dünyanın birçok yerinde kamu otoritesi bina ve sanayi çatılarında kurulan güneş enerji santralleri ile yerinde üretim ve tüketim stratejisi geliştirmektedir. Enerji verimliliği çalışmaları ile dünyanın gündemine oturan iklim krizi ile mücadele etmeye çalışmaktadırlar. Ancak ülkemizde yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanları birilerinin kendi istikballeri uğruna serbest piyasaya terk edilmiştir.”

Eskişehir’e verilen kapasite sorununa değinen Eğerci, “Nisan ayı için dağıtım seviyesinde ise 11,01 MWe kapasitenin kaldığı duyurulmuştur. Bir önceki ay OSB dâhil 15,24 MWe olumlu görüş verilmesi ile kalan kapasitenin 22,76 MWe olması gerekirken açıklanan yeni kapasiteye göre dağıtım seviyesinde 12 MWe gücünde kapasite buhar olmuştur. Eskişehir perspektifinde baktığımızda yenilenebilir enerji alanında işler iyi gitmediği gözlemlenmektedir. Sarmal bir ilişki ağında yürüdüğü söylentilerini rakamlar doğrular vaziyettedir” şeklinde konuştu.

Ekonomi dostlukları da vurdu, hesaplar artık Alman usulü Ekonomi dostlukları da vurdu, hesaplar artık Alman usulü

Yeniden kamusallık çağrısı

Eğerci, sorunların çözüm yolunun yeniden kamusallık olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti;
 
“Başlı başına bir kamusal hizmet olan enerji alanında ülkemizde kamu yararını gözeten bir kurum bulunmamaktadır. EPDK`nın farklı sermaye gruplarının ve lobilerin birbiriyle çelişen çıkarlarını dengelemek için mevzuatı yapboz tahtasına çevrilmesine artık izin verilmemelidir. Elektrik iletim hizmetinin tekel niteliğinde bir kamu hizmeti olduğu kabul edilmeli; bu hizmetin yasal tekeli olan TEİAŞ özelleştirme kapsamından derhal çıkarılmalıdır. Teknik gereksinimleri olmasına rağmen iletim seviyesinde yeterince yatırım yapılmayarak TEİAŞ’ı işlevsiz gösterme çabaları terk edilmelidir. Kamunun enerji yatırımları yapmasının önündeki engeller kaldırılarak, elektrik alanında dikey entegre kamu tekeli yeniden kurulmalıdır. Enerjide sürdürülebilirliğin sağlanması için piyasa koşullarına terk edilen enerji üretimi-iletimi ve dağıtımı acilen kamulaştırılmalı, enerji şirketlerinin inisiyatifine terk edilen bu alanlarda yeniden kamu otoritesi tesis edilmelidir. Enerji meta olmaktan çıkarılarak, enerji üretip satışından para kazanan tüm santrallar kamulaştırılmalıdır. Doğal kaynaklarımız ve tüm enerji alt yapımız halkın ortak malıdır ve kamu yararına işletilmelidir.”
 
Yenilenebilir enerji seferberliği başlatılması gerektiğini aktaran Eğerci, üretim yapmak için enerji gereksinimi olan sanayici ve kamu kurumlarının yerinde tüketilen yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı tesis yatırımı yapmalarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.
 
Eğerci, “Ucuz ve kaliteli enerjiye erişimi güvenceye almak için yurttaşların ve sanayicilerin kuracakları kooperatifler aracılığıyla yenilenebilir enerji üretim tesisleri kurmaları teşvik edilmelidir” ifadelerini kullandı.