TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi 2022 yılı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 121.82 artış gösterdi. Üretici fiyat endeksi bir önceki aya göre yüzde 7.67 ve on iki aylık ortalamalara göre de yüzde 72.03 arttı. ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş "Döviz kurlarının sakin seyrettiği bir dönemde üretici enflasyonunun bu rakamlara ulaşması hammadde ve enerji fiyatlarının yansımalarının devam ettiğini gösteriyor. Bu durum elbette tüketici enflasyonuna da yansıyor. Üretici fiyatları artmaya devam ettikçe maalesef tüketici de bundan doğrudan etkilenecektir. Umuyoruz ki enflasyondaki tepe noktası burasıdır ve en kısa sürede düşüş seyrine geçebiliriz. Tek çıkışımız üretim" dedi.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 125.88, imalatta yüzde 112.08, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 247.50 ve su temininde yüzde 63.17 artış olarak gerçekleşti. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ise yıllık yüzde 69.97, aylık yüzde 7.25 arttı.

Tek çıkışımız üretim

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş şu ifadelere yer verdi;

65 bin TL geri ödemesiz desteğin ayrıntıları açıklandı 65 bin TL geri ödemesiz desteğin ayrıntıları açıklandı

"İhracatta devam eden artışla birlikte tüketici ve üretici enflasyonunda yaşanan yüksek rakamlar ne yazık ki karamsar bir tablo oluşturmakta. Veriler üretici enflasyonundaki yükseliş ivmesinin sürdüğünü gösteriyor. Üretici fiyatlarındaki yıllık yükseliş Mart 1995'ten bu yana görülen en yüksek artış oldu. Artışların büyük oranda enerji kalemlerinde yaşandığı görülmekte. Ülkemizin enerjide dışarıya bağımlı olması bu tabloyu ciddi şekilde etkilemekte. Döviz kurlarının sakin seyrettiği bir dönemde üretici enflasyonunun bu rakamlara ulaşması hammadde ve enerji fiyatlarının yansımalarının devam ettiğini gösteriyor. Bu durum elbette tüketici enflasyonuna da yansıyor. Üretici fiyatları artmaya devam ettikçe maalesef tüketici de bundan doğrudan etkilenecektir. Umuyoruz ki enflasyondaki tepe noktası burasıdır ve en kısa sürede düşüş seyrine geçebiliriz. Tek çıkışımız üretim."

Dış ticaret açığı ve imalat göstergeleri ekonomideki daralmaya işaret etti

Nisan ayında ihracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 24.6 artışla 23.4 milyar dolar oldu. Nisan ayı ithalatı ise yüzde 35 oranında artışla 29.5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı Nisan'da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 98 yükselerek 6.1 milyar dolar olarak kaydedildi.
Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olarak kabul edilen İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri) Endeksi, Nisan'da devam eden düşüşle 49.2 olarak kaydedildi ve imalat sektörünün art arda ikinci ay ivme kaybettiğine işaret etti. İmalat PMI, 2020'den beri en düşük seviyesine indi.

Mevcut ekonomik durum talebi kırılganlaştırıyor ve rekabetçiliğimizi azaltıyor

Dış ticaret açığı ve imalat PMI göstergeleri hakkında açıklamalarda bulunan ESO Başkanı Kesikbaş, “Nisan ayı ile birlikte yavaşlama eğilimi beşinci ayına ulaştı. Talep yetersizliğini, fiyat yönlü baskıları ve Ukrayna’daki savaşı üretimde azalışa yol açan ana faktörler olarak görüyoruz. Yeni siparişlerde devam eden yavaşlama talebin kırılgan olduğunu gösteriyor. İhracattaki yükseliş devam ediyor ancak burada da bir ivme kaybı söz konusu. Diğer yandan petrol ve doğalgaz gibi artan enerji fiyatlarının etkisiyle dış ticaret açığı yüzde 98.1 artarak 6.1 milyar dolar oldu. Maliyet baskıları güçlü seyrini koruyor. Üreticiler nihai ürün fiyatlarını belirgin şekilde artırmak durumunda kalıyor. Malzeme teminindeki zorluklar, artan maliyetler ve kırılgan talep, nisan ayında satın alma faaliyetlerinin yanı sıra girdi ve nihai ürün stoklarının azalışında da etkili oldu” ifadelerinde bulundu.

Seçici ve yapısal üretim politikaları geliştirmeliyiz

İhracatı artırmak, ithalatı azaltmak ve büyümeyi sabit kılmak için seçici ve yapısal üretim politikalarına ihtiyaç olduğunun altını çizen Kesikbaş, “Biz üretim ve ihracat temelli bir ekonomik yapıya sahibiz. Zengin enerji kaynakları üzerinde yaşamıyoruz. Üretmekten vaz geçemeyiz. Ancak üretirken de çok fazla yatırım ve ara malı ithalatı kullanıyoruz. Enerji konusunda yenilenebilir kaynaklar haricinde çok fazla çözüm yolumuz yok ancak yatırım ve ara malı ithalatını azaltabiliriz. Bunun için de seçici ve yapısal üretim politikaları geliştirmeliyiz. Böyle bir yapıya kavuştuğumuzda enflasyonla ilgili dış kaynaklı etkilenmelerin azalacağına inanıyorum” dedi.