Eskişehirspor Taraftarlar Birliği Başkanı Murat Diri, transfer tahtası üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Diri "Hadi transferi açtık. Peki ya sonrası ne olacak? 15 Ocak tarihinde 15 gün sonra lig yeniden başlıyor. Kimi alacağız, nasıl alacağız? İmkanlarımız belli. Bu gerçeği unutmayalım. Transfer tabi ki açılsın ama bizleri son güne kadar bekletip imza verdikten sonra ne anlamı var? Bizim bu söylemlerimiz transferin açılmasına karşıymışız gibi bilerek gösteriliyor" dedi.

ETB Lideri Murat Diri açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

"Son günlerde basında sıkça gezen 'yeni Eskişehirspor' ile birlikte adımızın geçtiği söylentileri bizler de sizler gibi basından duyuyoruz. Transferi açmak kurtuluş olmaz söylemimiz birileri tarafından çarptırılıp transfer açılmasın gibi lanse edilmeye çalışılıyor. 

Bu camiada haksızlığa göz yummadığımız, yanlışları söylemekten çekinmediğimiz, kulübü birilerinin tekeline bırakmadığımız için yapıldığını biliyoruz. İşin kötüsü buna inananların olduğunu da üzülerek görüyoruz. 

Değerli gönüldaşlar; bizlerin transferi açmayın gibi bir söylemi yok. Biz Eskişehirspor'luyuz. Bizler transferi açmanın faydası olmayacağını, bu kısır döngü içinde yuvarlanıp durmaya devam edeceğimizi, bu borç bitmeden bağımsızlığımızı kazanamayacak ve alacaklı futbol ailesine her zaman bel bağlayıp onların iki dudağından çıkacak sözlere bakıp duracağımızı ifade ediyoruz. Daha önce yaşadık. Bu süreçte imza vermemeyi diretip danışıklı dövüşlerle buradan nemalanmak isteyenlerin olacağını, bu nemalanmanın sadece maddi değil manevi anlamda da olabileceğini söylemiştik ve geldiğimiz noktada bunları görmeye de başladık.

Eskişehirspor'umuzu sanki bizler bu hale getirmişiz, kendileri büyük fedakarlıklar yapmış gibi gösterip bu kulübün kapanırsa kapansın dedikleri günleri özellikle 31 Ağustos gecesi yaşananları, söylenenleri, çevirilen oyunları hiç unutamadığımızı bilmiyor olamazlar. 

O zaman yaşanan yokluğu, terkedilmişliği, hayal kırıklığını, yarım asırı geçmiş şan ve şeref dolu tarihi olan kulübümüzü nasıl harcadıklarını unutmadık! 

"Ama Eskişehirspor duruştur! İstanbul dükalığına başkaldırıdır! İsyandır!" sözlerinin manasını unuttuk.  

Eskişehirspor'un yeni teknik direktörü belli oldu Eskişehirspor'un yeni teknik direktörü belli oldu

Değerli arkadaşlar ne zamana kadar bu umut içinde duygularımız sömürülmeye devam edecek? 

Transfer yapmak tabi ki herkes ister ama bağımsız şekilde yapamadan, bu cendereden kurtulmadan özgür kalamıyoruz. Biraz toparlanmaya kalksak alacaklıları ayartan iç mihraklar bir yerleri kaşımaya başlıyor ve kulübe yaptırım tehditleriyle buradan nemalanıyor.

Elbette transferler yapalım. Kadromuz güçlensin diye kim istemez? 

Hadi transferi açtık. Peki ya sonrası ne olacak? 15 Ocak tarihinde 15 gün sonra lig yeniden başlıyor. Kimi alacağız. Nasıl alacağız? İmkanlarımız belli...

Bu gerçeği unutmayalım.

Kızarız, bağırırız, oynadıkları oyuna isyan ederiz ama mevcut kadrodaki oyuncuların hepsi bu camianın çocukları ve uzun zamandır zor şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor. Aylardır maaş alamayan futbolcular ve kulüp çalışanları bugün ETİ ile anlaşma sonucunda eline para geçmesi bekleniyor. Allah razı olsun verenden de vesile olandan da ancak bu süreçte ETİ de olmasa ne yapacaktık? Bu yaraya merhem olabilecek durumda değiliz. Olmuyor da...  

Geldiğimiz noktada, tesislerde yemek çıkması, alt yapının deplasmana gidebilmesi, tesiste elektirik kesik olmamasına sevinen bir topluluk haline geldik. Galibiyet ne demek gol atmak ne demek unuttuk, sevinmeyi unuttuk, ne hale geldik? Son 5 sezonda toplamda koskoca 153 lig maçında sadece 25 galibiyet almış bir kulübüz... Kaderine terkedilmiş, alacaklıların insafına kalmış, kim bir el uzatsa sarılır hale gelmiş durumdayız.

Bu çaresizlik bizlere hep hatalar yaptırdı. Çaresizlik içinde çare aradık durduk. Hala çaresiziz ama ne yapalım? Şimdi birilerinin "Biz istersen bu transfer açılır" diye bu camiaya racon kesmeli mesajını sineye mi çekelim! 

Ne yapalım? Bu şanlı camiaya karşı gösterilen sopadan mı korkalım, yoksa sopayı elinde tutanlardan mı?

İmzayı veren herkesten Allah razı olsun. Bir şekilde bu camia için en ufak ter akıtandan çaba sarf eden herkesten Allah razı olsun. Ama kahramanlık hikayelerine ne gerek var? Bu kulübün durumu bilerek buradan nemalanmak nasıl bir karakterdir. Ne yapalım hepimiz alkışları kendimize mi yoksa Eskişehirspor için mi kucaklayalım?

Bedava yapılan bir kahramanlık da değil. Ama öyle kötü durumdayız ki herşeyi sineye çekmek zorunda kalıyoruz.

Bu kulüp transferi açılırsa "Yuh neden açtınız?" diyecek bir topluluk gibi gösterilmeye çalışılsak bile bu arma nasıl bugünlere bu taraftar sayesinde geldiyse yarınlara da bu taraftar sayesinde yeni umutlara koşacağız...

Transfer açılmasın diyen yok. Madem açılması yönünde emek veriyorduk lig bittiği gibi açmış takviyeler yapılmış ve şuan kamp yapılıyor olması gerekirdi.

Hatırlarsanız yıllar önce Fuat Çapa döneminde, bizim çocuklar ekibiyle ilk yarı 17 puan almıştık ve ikinci devre lisansı çıkmayan oyuncuların takıma dahil olmasıyla Emre Güral, Sissoko, Jesse, Marko, Kamal gibi isimler olmasına rağmen sadece 18 puan toplayabilmiştik. Yani bizim çocuklardan sadece bir puan fazla... Belki o gün transfer açılmayıp bizim çocuklara o para harcansaydı o çocuklarda ligde kalır ve yeni dosyalar olmazdı. Hatta belki elimizde hala iyi bir kadro olurdu. Tabi o dönem de bunu düşünerek hareket edemezdik. Topyekûn imza toplamaya yönelmiştik. Maddi anlamda bu kadar kötü durumda da değildik. Bu kadar terk edilmiş halde değildik. Şimdiki takımda elbette öyle bir istek yok, kıyaslanamaz bile...

Değerli Eskişehirspor sevdalıları, bizler bu tür endişelerimizi, korkularımızı her dönem söyledik. Süper Lig'de de söyledik, "düşeriz" diye haykırdık. O dönemde şimdiki gibi kalemşörler ve klavye mücahitleri bu tarz fitne çıkarıp bizleri karalamaya çalıştı. Ancak kim ne söylerse söylesin bizler bu camia için dedikodu çıkarıp kafa karıştırmadık, doğruları her zaman söyledik. Taraftarı hep bilgilendirdik ve şimdi içimizden birileri var diye Eskişehirspor sevdamızı bir yere mi koyalım?. Biz eğer bir gün bunları dile getirmezsek bizleri sorgulayın. Bunları geçmişte de sorguladık. Biz üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Transfer tabi ki açılsın ama bizleri son güne kadar bekletip imza verdiklerinden sonra ne anlamı var. Bizim bu söylemlerimiz transferin açılmasına karşıymışız gibi bilerek gösteriliyor. Ancak yarın bir gün transfer açılmazsa bizi sorumlu tutmak için an kollayanların olduğunu görüyoruz. Zira sadece Trabzon kapanırsa transfer açılacak gibi bir durum da yok. Bir çok imza vermeyen, direten oyuncu var. Mevcut durumda zaten kaldırılamayacak gibi duruyor. 

Bu dava bizim davamız. Ne kadar yalnız bırakılsak da bu şehrin çocuklarının davası...

Tesiste açlık grevi yaparken de, deplasmada biber gazı yerken de, tribünlerde şarkılar söylerken de bizim davamız...

Şampiyonluk yeminini yüreğinde taşıyanların davası.. Bu dava kalplerinde Eskişeihr sevdası olanların davası...