Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Köycük köyünde yaşayan çoban Nezir Tekçi, ilçede bulunan Yukarı Ölçek Mezrası’nda 28 Nisan 1995’te askerler tarafından gözaltına alındı. O tarihten itibaren kendisinden bir daha haber alınamayan Nezir Tekçi’nin babası Halit Tekçi tarafından başvuru yapıldı. Başvuru sonucunda 1997 yılında askeri savcılık tarafından başlatılan soruşturma, takipsizlik kararı ile sonuçlandı. Yüksekova’da 1995 yılında zorunlu askerlik yaptığı dönemde, Nezir Tekçi’nin askerler tarafından kurşuna dizildikten sonra mayınla patlatılarak öldürüldüğünü gördüğünü iddia eden Yunus Ş.’nin 2010 yılındaki tanıklığı ile soruşturma tekrardan başlatıldı.

Emekli Albay Ali Osman A. ile Yarbay Kemal A. hakkında “Canavarca Bir His Sevki ile veya İşkence ve Tazip ile Kasten Öldürme” suçundan 2011 yılında hazırlanan iddianameyle Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava, güvenlik gerekçesiyle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edildi. 11 Eylül 2015’te görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, isnat edilen suçun sabit görülmemesi nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararı verdi. İstinaf edilen beraat kararı Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından 27 Mart 2018’de onandı.

Eskişehir’de yoklama kaçakları böyle yakalandı Eskişehir’de yoklama kaçakları böyle yakalandı

Tekçi ailesi avukatlarının yaptıkları itirazlar sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin 21 Mart 2023 tarihli kararı Resmi Gazete’de yayınlanan kararıyla dava yeniden yargılama için Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 17 Temmuz’da görülen ilk duruşmasına sanık Ali Osman A. mahkeme salonunda hazır bulundu. Sanık Kemal A. ise duruşmaya İzmir’den SEGBİS yöntemiyle bağlandı.

Terör faaliyetlerine karşı yaptığımız çalışmalardan rahatsız olanlar bizlere iftira atmıştır”

Mahkeme heyeti tarafından verilen sözle kendisini savunan sanık Ali Osman A., “1995 yılı Nisan ayında yüzbaşı olarak taburla beraber Yüksekova’ya gittim. Sonraki terfilerimi TSK’da uygulanan prosedüre göre yaptım. Ben olay tarihinde bölük komutanı değildim. Hareket ve eğitim subayıydım. Yargılamaya konu olay yaşanmadı. Nezir Tekçi’yi hiç görmedim, gözaltına almadık. Olay tarihinde bölgede yoğun terör faaliyetleri vardı. Bu faaliyetlere karşı yaptığımız çalışmalardan rahatsız olanlar bizlere iftira atmıştır. O tarihte bölgede terör nedeniyle boşaltılan köyler ve karakollar vardır. Bölge halkından terör örgütüne katılan insanlar vardır. Müşteki Halit Tekçi 13 Haziran 1996 ve 11 Temmuz 1996 tarihli beyanlarında da oğlu Osman Tekçi’nin PKK’ya katıldığını, daha sonra da örgütten kaçtığını söylemiştir. Anayasa Mahkemesi kararını kabul etmiyorum. Bu olayla ilgili daha önce yargılandım ve beraat ettim. Bu karar kesinleşmiştir. Beraatımı talep ederim” diyerek suçlamayı reddetti.
Mahkeme heyeti tarafından, sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Duruşma, 9 Ekim tarihine ertelendi.