Ulucan, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı siyasi süreçlerdeki yaklaşımını eleştirerek, bunun iktidarın elini güçlendirdiğini savundu.
Ulucan açıklamasında, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı komisyon ve siyasi iş birlikleri üzerinden hareket ettiğini öne sürerek, bunun “iktidara meşruiyet kazandırdığı” görüşünü dile getirdi.
Ayrıca Ulucan, muhalefetin erken aday açıklamaları ve siyaset tarzının ülkenin ekonomik ve sosyal gündemlerinin geri planda kalmasına neden olduğunu iddia etti.
İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan şu ifadeleri kullandı:
"Tabloya baktığımız zaman Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir. Böyle sürece gidileceği başından beri belliydi. Ama bugün baktığımızda Cumhuriyet Halk Partisi'nin yapmış olduğu hatalar noktasında bir terörsüz Türkiye komisyonu, bu kaçak komisyon kurulduğunda Cumhuriyet Halk Partisi oradan kendine gelecek. Terör sevici partinin bir iki oy puanını alabilmek adına gitti o masaya oturdu. Orada mevcut iktidarın elini güçlendirdi ve mevcut iktidarın yapmış olduğu yanlışa bir meşru kattı.
Bu tabloya baktığımızda işte o gün ilk süreçleri hatırlıyorsak Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Özgür Özel Bey'in ılımlı siyaset adı altında başlattığı politikayla, bugün mevcut iktidarın yapıldığı yanlışların üstünü örterek ve erkenden cumhurbaşkanı adayı açıklayarak, ülkenin gerçek gündemi olan ekonomi, sağlık, tarım politikalarında ve birçok alandaki yanlış ve sıkıntılar üzerine baktığımızda onların üstü örtülerek sadece bir isim üzerinden, bakın, şu çok önemli, biz Cumhuriyet Halk Partisi mevcut ana muhalefet noktasında görünürken biz İyi Parti olarak bu sisteme, bu rejime karşı çıktığımızı söyledik. Tek adam rejimine karşı biz bir muhalefet geliştirmemiz lazım derken Cumhuriyet Halk Partisi de tek adam rejimine devam edermiş gibi bir isim üzerinden bir yıldan beri siyaseti, politika üretti. Ürettiği siyaset ve politika noktasında da durumlar buraya geldi. Durumlar buraya geldikten sonra demokrasiye büyük bir darbe vuruldu. Demokrasiye büyük bir sıkıntı oldu. Genel Başkanımız da en yüksek sesle, en net bir şekilde nerede konumlandığımızı zaten kamuoyuna direkt deklare etti.
Bizler burada kişilerin ya da siyasi kurumların noktası üzerine hiçbir zaman bakmıyoruz. Karşı taraf devlet aklı derken isim üzerinden siyaset yapıp hareket ederken Cumhuriyet Halk Partisi de cumhuriyet değerleri, Atatürk'ün değerleri derken sadece şu an Silivri'de, zindanda yatan bir kişi üzerinden siyaset üretmeye, politika üretmeye çalışırken bizler diyoruz ki, gerçek devlet aklı, kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılapları çizgisinde cumhuriyetin birleşik, bütünlük yapısı sayesindedir ki, dün Süleyman Demirel'in ölüm yıldönümüydü, rahmetli Süleyman Demirel cumhuriyetle ilgili en net sözü söylemişti zaten. Ben cumhuriyetin ta kendisiyim. İslamköy'den çıkıp, köylü bir Süleyman olarak gelip bu ülkeye cumhurbaşkanı olabiliyorsam işte bu cumhuriyetin değerleridir noktasında. Biz İyi Parti olarak bu kaybedilen değerleri geri tekrar kazanma payesine gidiyoruz. Yoksa bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nden de biz uğradığımız iftiraları, karalamaları, yalanları, dolanları biliyoruz. Biz aynı şekilde mevcut iktidarın zaten bizim kurulduğumuz gün itibarıyla baskın seçim ve üzerimize yapılan yıpratılmaları biliyoruz.
Ama saygıdeğer Genel Başkanımızın da söylediği gibi İyi Parti'nin neferleri, İyi Parti'nin heyeti bu konularda şerbetli. Bize çok iftiralar attılar, çok karalama yaptılar. Biz bunlara hiçbirine aldırış etmeden doğru bildiğimiz çizgide devam ettik. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin durumuna baktığımızda da evet üzülüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'yle beraber üzülmekle, demokrasinin kaybolduğu çizgiye üzülüyoruz ve milleti de, bakın, takım tutar gibi parti tutmamaya davet ediyoruz. Futbol takımı tutar gibi parti tutmak demek, o partinin her yanlışını kabul etmek demek. Yanlışımız varsa yanlışımızı düzelterek hareket etmeliyiz. İnşallah onlar da hukuk devleti çerçevesinde, bugün kabul ederiz, doğrudur, yanlıştır ama bir hukuk kararı alınmış, milleti tahrik ve galeyana getirmek yerine hukuk çerçevesinde, doğru stratejiyle, milletin de, millete de kulak vererek, bu terör sevicilerden de uzak durarak, net milletle kucaklaşarak doğru yolu bulurlar diyoruz. Yoksa zaten millet tercihini sandık geldiğinde yapacaktır.
Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Sen bu kadar kendini farklı görürsen, ülkenin gerçek gündemleri varken sen de mevcut iktidar gibi tek adam rejimi sistemi bir adam üzerinden gidersen bunlar da senin başına gelir zaten. Ama sen ilkeler üzerine hareket edersen, sen değerler üzerine hareket edersen zaten cumhuriyete gerçekten sahip çıkmış olursun. Yani biz burada Türkiye'deki en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi zaten bizim isim odaklı ve lider odaklı siyasete yönelik hareket etmemiz. Gerek seçmen tabanında olsun gerek şey noktada olsun, o noktada bizim hareket etmemiz.
Yoksa hani baktığımızda bizler ilkelerimiz ve değerlerimiz üzerinden hareket etmiş olsak emin olun ki vatandaş da bugün bu sıkıntıları çekiyor olmaz. Bu devlet kurumlarının hepsinde de bu kadar kokuşmuşluk, bu kadar ehliyetsizlik, liyakatsizlik mevzusu zaten kalmaz. Cumhuriyet Halk Partisi de buna bir çanak tutarak kendi kuyusunu kendi kazmış, bu duruma da bu şekilde gelmiştir diyebiliriz."