Siyaset

MHP’li Yaşar Yıldırım Eskişehir’den meydan okudu: “Önümüz seçim, belediyeleri alacağız!”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, MHP Odunpazarı İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecinden Ortadoğu’daki gelişmelere, savunma sanayiinden yaklaşan seçimlere kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

Abone Ol

Yıldırım, sürecin mimarının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olduğunu savunarak Cumhur İttifakı’na destek istedi.

MHP Odunpazarı İlçe Kongresi’nde konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, Eskişehir’le geçmişten gelen bağlarına değinerek başladığı konuşmasında Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin mesajlar verdi.

Siyasetin bir ideal ve ülkenin geleceği için yapılması gerektiğini ifade eden Yıldırım, MHP’nin siyaset anlayışının “rıza-i bari” için olduğunu söyledi.

Siyasetçilerin ülkenin sorunlarını çözmek, devletin geleceğini güvence altına almak ve milletin refahını ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu belirten Yıldırım, “Biz de bu ülkenin geleceğine, Türk milletinin geleceğine talip olduk. Dün değil, asırlık siyaset bizimki” dedi.

“Terörsüz Türkiye’nin mimarı Devlet Bahçeli’dir”

Konuşmasının önemli bölümünü “Terörsüz Türkiye” sürecine ayıran Yıldırım, TBMM’de kabul edilen düzenlemenin arkasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bulunduğunu söyledi.

Yıldırım, “Bunun mimarı kimdir? Bunun mimarı Devlet Bahçeli’dir” ifadelerini kullanarak sürecin riskli bir siyasi tercih olduğunu ancak siyasetçilerin risk almaktan kaçınmaması gerektiğini dile getirdi.

TBMM’de söz konusu düzenlemeye verilen desteğe de değinen Yıldırım, “467 oy aldı. Bunun 44 tanesi MHP’li, geri kalan 423 oy Milliyetçi Hareket Partisi ile alakası olan oy değil” diye konuştu. Bu tablonun projenin gerekliliğinin ve toplumsal karşılığının göstergesi olduğunu savundu.

Özgür Özel ve muhalefet eleştirisi

Yıldırım, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i de “Terörsüz Türkiye” sürecindeki tutumu üzerinden eleştirdi. Muhalefetin bir yandan destek verirken diğer yandan karşı çıkan bir görüntü sergilediğini öne süren Yıldırım, “Sen Türkiye’yi yönetmeye talipsin. İktidarı istiyorsun. Yani sen iktidarda da böyle yarım bir tarafta, yarım bir tarafta gideceksen o zaman bu işi götüremezsin. Ok gibi olacaksın, dosdoğru olacaksın” ifadelerini kullandı.
Yıldırım ayrıca İYİ Parti ve bazı muhalefet aktörlerinin şehit ve gaziler üzerinden yürüttüğü siyaseti de eleştirdi. İYİ Parti eski Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın geçmişte bir şehit yakınıyla yaşadığı olayı hatırlatan Yıldırım, muhalefetin bugün şehit fotoğrafları üzerinden siyaset yapmasını “samimiyet” tartışması üzerinden değerlendirdi.

Nurettin Soyer ve Tunç Soyer üzerinden eleştiri

Yıldırım, konuşmasında 1980 darbesi dönemindeki ülkücü tutuklamalarına da değindi. Dönemin sıkıyönetim başsavcısı Nurettin Soyer’i ağır ifadelerle eleştiren Yıldırım, Soyer’in oğlu Tunç Soyer üzerinden de muhalefete yönelik eleştirilerini sürdürdü.
“İzmir’de Soyer’ci oluyor, Meclis’e gelince Türkeş’çi oluyorlar” diyen Yıldırım, muhalefetin farklı ortamlarda farklı siyasi kimliklere büründüğünü savundu.

“Türkiye’nin Ortadoğu’da güvenlik mimarisine ihtiyacı var”

Konuşmasının dış politika bölümünde Rusya-Ukrayna savaşı, İsrail-Gazze savaşı ve İran-İsrail gerilimine değinen Yıldırım, mevcut uluslararası sistemde “gücün belirleyici hale geldiğini” söyledi.

Türkiye’nin Ortadoğu’da bir güvenlik mimarisine ihtiyacı olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye’nin savunma sanayii ve askeri kapasitesinin bu süreçte önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.

Yıldırım, Türkiye’nin bugüne kadar bölgedeki savaşlara doğrudan dahil olmamasını Cumhur İttifakı liderlerinin “ferasetine” bağlayarak, “Savaştan korkmayız. Savaş Türk’ündür. Hiç eyvallahımız olmaz ama her zaman da durup dururken lüzumsuz yere savaş olmaz. Savaşılacağı zaman savaşılır” dedi.

“Mekke Anlaşması bölgede güç birliği”

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliğine de değinen Yıldırım, bu gelişmeyi bölgesel bir güvenlik mimarisinin parçası olarak değerlendirdi.

Pakistan’ın nükleer kapasitesine, Suudi Arabistan’ın enerji kaynaklarına ve Türkiye’nin savunma sanayiine dikkat çeken Yıldırım, bu üç ülkenin farklı alanlardaki güçlerinin bir araya geldiğini savundu.

Bu iş birliğinin Mısır, Ürdün ve diğer bölge ülkelerini de kapsayacak şekilde genişleyebileceğini öne süren Yıldırım, “Un var, şeker var, yağ var, biz o helvayı yaparız” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayii vurgusu

Türkiye’nin savunma sanayiindeki gelişmelerini de konuşmasına taşıyan Yıldırım, Türk savunma sanayiinin özellikle insansız hava araçları ve robotik savaş teknolojilerinde önemli bir noktaya geldiğini söyledi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin ASELSAN ziyaretine değinen Yıldırım, Türkiye’nin NATO’nun ihtiyaç duyduğu bazı teknolojilerde “bir adım önde” olduğunu savundu.

Türkiye’nin savunma sanayiinde kendi kendine yeterli olması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Güvenliğinizi kimseye emanet etmeyeceksiniz. Kimsenin insafına kalmayacaksınız” dedi.

“Turan kuruluyor”

Türk Devletleri Teşkilatı’na da değinen Yıldırım, teşkilatı Türk dünyasının ortak bir çatı altında buluşması açısından önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.

Yıldırım, “Eski adamlar, eski bizimkiler sokakta ‘Turan’ diye gezerlerdi. Aha da Turan kuruluyor” ifadelerini kullanarak Türk dünyasındaki kurumsal iş birliğinin genişlediğini söyledi.

Türk tarihinde Türk devletlerinin aynı dönemde tek bir çatı altında toplanmasının daha önce görülmediğini savunan Yıldırım, mevcut sürecin “bir ilk” olduğunu ifade etti.

“Önümüz seçim”

Konuşmasının son bölümünde yaklaşan seçimlere ilişkin mesaj veren Yıldırım, Eskişehir’de MHP’nin milletvekili çıkarması ve belediyeleri kazanması gerektiğini söyledi.

“Eskişehir borcunu ödeyecek, bir kere bir milletvekilini alacağız. Alacağız. Belediyelerimizi alacağız, üzerinde de katlayacağız” diyen Yıldırım, teşkilata seçim hedefi verdi.

Muhalefetin durumunu da eleştiren Yıldırım, Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde yeniden iktidar olması gerektiğini savundu.
Yıldırım, “Temennimiz Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki bir 5 yıl daha vatandaşımızdan destek bulup ve 5 yıl daha bu ülkeyi yönetmesi” diyerek konuşmasını tamamladı.