İl başkanlarının yalnızca parti yöneticisi değil, aynı zamanda bulundukları şehirdeki örgütün temsilcileri olduğunu vurgulayan Yalaz, Eskişehir’deki CHP tabanının genel başkan olarak Özgür Özel’i gördüğünü ifade etti.
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı yargı kararıyla değil, kurultay delegelerinin oylarıyla belirlenir” diyen Yalaz, Özel’in dört kez kurultay delegelerinin oylarıyla seçildiğini hatırlattı. Kurultayda kullandıkları oyun arkasında durduklarını belirten Yalaz, “Oyumuzu namusumuz kadar değerli görüyoruz. Genel başkanımız Özgür Özel’dir” ifadelerini kullandı.
''Beni görevden alacak kişi Özgür Özel'dir''
Yalaz, şöyle konuştu: “İl Başkanları, şehirlerinde örgütün en üst düzey temsilini gösterirler. Biz bu görevi ifade ederken kendimizi yalnızca Eskişehir Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı olarak nitelendirmeyiz. Aynı zamanda il örgütünü ve mensubu bulunduğumuz şehirdeki partililerimizi temsil ettiğimizi gözeterek politika üretiriz.
Bugün Eskişehir'deki Cumhuriyet Halk Partisi tabanı, net ve tartışmasız bir biçimde genel başkan olarak Özgür Özel'i bilmekte ve belirtmektedir. Bu itibarla bizim genel başkanımız Özgür Özel'dir. Eskişehir örgütü olarak, şahsi fikrimiz itibarıyla da meşru şekilde yapılmış kurultayımızda dört kez seçilmiş olan ve umuyoruz ki kısa sürede yapılacak olağanüstü kurultayda beşinci kez genel başkan olarak seçilecek olan Özgür Özel bizim genel başkanımızdır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı yargı kararıyla belirlenmez. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı, Cumhuriyet Halk Partililerin oylarıyla seçilmiş kurultay delegelerinin oylarıyla belirlenir. Bu seçimler dört kez yapılmış ve dört kez de Özgür Özel genel başkan olarak seçilmiştir. Bizim kullandığımız oya sahip çıkmamız bir namus meselesidir.
Biz genel başkanımız Özgür Özel derken aynı zamanda kurultayda verdiğimiz oya da sahip çıkıyoruz. Oyumuzu, demokrasi kültürümüzün bir gereği olarak, namusumuz kadar önemli ve sahip çıkılması gereken bir değer olarak görüyoruz. Bu itibarla bizim genel başkanımız Özgür Özel'dir.
Beni görevden alacak olan kişi de genel başkanımız Özgür Özel'dir. Özgür Özel ne zaman beni arar ya da bana yazılı bir bildirimde bulunarak "Senin beni Eskişehir'de temsil etmeni istemiyorum" derse, o zaman görevimin sona erdiğini kabul ederim.
Ya da Cumhuriyet Halk Partililer Eskişehir'de, temsiliyet açısından zafiyet gösterdiğimizi düşünerek "Sizin bizi il başkanı olarak temsil etmenizi istemiyoruz" derse, ancak o zaman kendimi görevden alınmış kabul ederim. Şu an için böyle bir durum söz konusu değildir.
Genel Başkanımız Özgür Özel ile ilişkilerimiz, Cumhuriyet Halk Partisi üyeleriyle Eskişehir'deki irtibatımız, diyalogumuz ve onlardan aldığım destek, bugün bu göreve devam edeceğimi öngörmeme neden olmaktadır.
Bu sebeple, bugünkü yargı kararı sonrasında oluşmuş bir yönetim tarafından görevden alma girişimi olursa, kendimi görevden alınmış saymayacağım. Seçilmiş il başkanı olarak örgütten aldığım güç, destek ve icazetle, Genel Başkanım Özgür Özel'in de iradesi doğrultusunda göreve devam edeceğim. Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı'nı, baba ocağımızı, yargı kararı sonrasında oluşan yönetim tarafından atanacak kişiye bırakmayacağımı ve direneceğimi ifade etmek isterim.
Eskişehir’de Kemal Kılıçdaroğlu cephesini Eskişehir milletvekili Jale Nur Süllü’nün dizayn ettiğine yönelik iddialara da yanıt veren Yalaz, “
“Yapılan toplantılarda herkes görüşünü ifade etti”
Jale Nur Süllü konusunda ben daha önce de söyledim. Herkesi tarihin doğru tarafında yer almaya, temsil ettikleri Cumhuriyet Halk Partililerin iradesine uygun hareket etmeye davet ediyorum. Toplumun iradesini temsil eden vekillik gibi önemli bir görevden bahsediyoruz. Bu hususta da toplumun sesine, sokağın sesine kulak vererek tavır ortaya koymaya bir kez daha çağırıyorum.
Herkes kendisinden mesuldür. Ben hiç kimsenin yaptığı bir hareketi yorumlarken ya da iradesine ilişkin değerlendirme yaparken dikkatli davranırım. Ancak tabanın sesi de toplumun sesi de bu konuda nettir. Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermiş yurttaşların iradesi açıktır. Bu hususta herkesin tarihin doğru tarafında durmakla sorumlu olduğunu düşünüyorum. Kendisini de bir kez daha tarihin doğru tarafında durmaya davet ediyorum.
Yapılan toplantılarda herkes görüşünü ifade etti. Bu konuda ayrıca özel bir ikna çabasına ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Hem meclis ortamında yaşananlar hem de butlan kararının ardından toplumun gösterdiği hızlı refleksler, Cumhuriyet Halk Partisi tabanının ne istediğini ve hangi tarafta durduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. Bence en büyük ikna vasıtası toplumun ve sokağın sesine kulak vermektir. Cumhuriyet Halk Partisi'nde benim görevim, Cumhuriyet Halk Partililer istediği sürece ve Genel Başkanım Özgür Özel aksi yönde bir tasarrufta bulunmadığı müddetçe devam eder. Cumhuriyet Halk Partililer ve Genel Başkanım Özgür Özel benim görevden alınmama yönelik bir irade ortaya koymadıkları sürece bu görevi sürdürürüm. Ben seçilmiş bir il başkanıyım. Beni Cumhuriyet Halk Partililer seçti. Görevden alacak olan da Cumhuriyet Halk Partililerdir. Toplumun da, Cumhuriyet Halk Partililerin de seçilmiş il başkanı olarak görevime devam etmem konusunda arkamızda, yanımızda ve hatta önümüzde yürüyeceğinden sonuna kadar eminim. Böyle bir durum oluşursa da görevime devam edeceğim. Cumhuriyet Halk Partisi iradesine karşı ortaya konulacak herhangi bir girişimi kabul etmiyorum.”
“İptal ettirsin ilk teşekkür benden!”
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun Sağlık Sen kongresinde hastane arazilerinin özelleştirilmesine ilişkin konuşmayı da değerlendiren Yalaz,
“AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi 7. Olağan Genel Kurulu’nda Eskişehir’deki eski Devlet Hastanesi ve Hava Hastanesi arazilerinin özelleştirilmesine ilişkin tartışmalara açıklık getirerek, “Ben burada olduğum sürece ne Hava Hastanesi’nin olduğu yer ne de Devlet Hastanesi’nin olduğu yer kesinlikle özelleştirilmeyecektir” demiş.
Devletin dili yazıdır. Sözlü beyanlarla, daha önce yazılı şekilde özelleştirme kararı verilmiş bir kamu arazisinin özelleştirmesinin iptal edildiği sonucunu ne hukuken ne de siyaseten kabul ettiremezsiniz.
Neden? Hatırlayınız, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bir dönem "Bu can bu bedende olduğu sürece Rahip Brunson bu ülkeden gidemez" demişti. Ancak birkaç gün sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderildi. Böylesine güçlü bir sözün ardından böyle bir gelişme yaşanmışken, yine AK Parti'ye mensup bir milletvekilinin "Ben olduğum sürece bu yapılmayacak" şeklindeki açıklamasının hem hukuken hem de siyaseten bizim açımızdan bir geçerliliği yoktur.
Madem bu kadar güçlü, kudretli ve alınan bu kararı uygulatmamak adına gerekli iradeyi ortaya koyabilecek kadar etkili olduğunu düşünüyor, o zaman Resmî Gazete'de bu işlemin iptal edildiğine dair karar yayımlansın. İlk teşekkürü ben edeceğim. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir. Biz bu hastane arazilerinin özelleştirilmesi kararından son derece rahatsızız.”