Gürsoy açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Deprem konusu, iki buçuk yıl önce bizim hastanemizde karşımıza gelen bir sorun. Ama biz aslında ondan önce de yaklaşık beş altı yıldır sürekli yeni bina talebinde bulunuyorduk Ankara'ya. Yalnız bu talepler bugün tabii daha şiddetle yapılıyor. Çünkü bu analiz ortada.
Bu analizde neticede yıkım kararı çıkmadı. Yeni bina yapmadan da bu kadar hizmeti durdurmak mümkün değil. Onun için bu bina yeni bina olmadan yıkılmaz. Yani öyle bir ihtimal yok. Çünkü bir de bu binanın yan taraflarında daha yeni binalar var. Onlarla ilgili bir analiz yok. Muhtemelen de sağlam o binalar. Yoğun bakım binamız 2018 yılında yapıldığı için o zaten hizmete devam edecek. Diğer tarafta göğüs kalp hastanesi var, onkoloji binası var. Onların arasında kalıyor yüksek bina. O yüzden o yüksek bina yakınında bir bina daha inşa edilmeden devam edecek hizmete. Bu noktada zorunluyuz”
Çok önemli bir kurum ama biz burada sıkıştık
Gürsoy açıklamasına şöyle devam etti, “Sonuçta burası çok önemli ameliyatların yapıldığı, bütün bölgeden hasta sevk edilen bir kurum, çok önemli bir kurum ama biz burada sıkıştık. Yeni oda talebini karşılayamıyoruz. Poliklinik hizmetini arttıramıyoruz. Sonuçta yeni bir hoca alsan ameliyathanede masamız kısıtlı, onlara masa veremiyoruz. O yüzden göz için konuşayım, biz yedi öğretim üyesiyle hizmet veriyoruz, on da versek kaldırır. Böyle bir hasta grubu var. Ancak on öğretim üyesi aldığın zaman ameliyathane masa sayımız on dokuz. Bu on dokuzu yirmi yapamıyoruz. Yani sonuçta on dokuz masa var. Onun için yeni alacağımız hocalar için ameliyathanede alan açmamız lazım. Yoğun bakım alanı açmamız lazım. Mevcut şartlarda bunu yapamıyoruz.”
Elektrik kesiliyor, su kesiliyor
Gürsoy açıklamasını şöyle sürdürdü, “Bu arada da alt yapı sorunları devam ediyor. Elektrik kesiliyor, su kesiliyor, bu tür sıkıntılar oluyor. Yani bina artık mevcut 2026 yönetmeliklerini karşılamıyor aslında. Biz il sağlık müdürlüğünden de gelen yönetmelikler karşısında zaman zaman zorlanıyoruz. Bir tek yeni yoğun bakım binamız belki bu noktada güzel işliyor ama onun dışındaki yoğun bakımlarda ciddi sıkıntılar var. Metrekareler uymuyor, tavan yükseklikleri uymuyor.
Onun için aslında sadece deprem değil, bir deprem analizi noktasında Eskişehir'in en sağlam belki de binalarından biri çıkar yani bütün binalar analiz edilse.
Ama o yüzden de binada sadece bir güçlendirme çıktı, yani o analizin sonucunda. Ama daha da önemlisi modern tıp hizmetlerinin verilmesi noktasında ciddi bir sıkıntı var. O yüzden yeni dönemde inşallah rektör hocamızın gayretiyle ekiple birlikte yeni binayla ilgili bir karar alınır, biz de rahatlarız diye umut ediyoruz.
Tabii bu süreç, en az söylenenler, konuştuklarımız üç dört yıl önce de tamamlanmıyor bu yeni binalar. Bu tamamlanacak. Ondan sonra da biz oraya transfer olacağız.
Yine umut ediyoruz bu kampüsün içinde olması lazım. Hatta bazı konuşmalar da geçiyor. Farklı bir yerde olur mu? Yani burada olması lazım.
Sonuçta hem öğrencilerin burada olması hem de diğer yeni binaların da kullanılması gerekiyor. Bu devletin malı sonuçta. Onların hepsinin yıkılması söz konusu değil. Yeni binalarımız var. Onların da hizmete devam etmesi için yakın bir yerde olması gerekiyor bu yeni binanın.”