Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ERİAD) Başkanı Rüştü Şentuna’nın Kızılinler Projesi’ne ilişkin açıklamalarının ardından AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak konuştu.
Şentuna, projede tüm işlemlerin tamamlandığını ancak son belgenin basılmasını beklediklerini belirtirken, söz konusu imzanın Albayrak tarafından attırılmadığı yönündeki değerlendirmelere Albayrak’tan yanıt geldi.
Albayrak, Kızılinler Projesi’nin ilerlemesi için daha önce Şentuna ile birlikte bakanlıkta çeşitli görüşmeler yaptıklarını söyledi.
Albayrak, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Rüştü Şentuna siyaset yapmasaydı, işine odaklansaydı belki bugün böyle bir konuşmaya da ihtiyaç duymazdı diye düşünüyorum. Süreç kendi mecrasında ilerliyor ve belli bir noktaya da gelmiş durumda. Bunu defalarca söyledik. Biz bu işin gerçekten öncülüğünü yapmış, konuyla ilgili birkaç kez bakanlığa gitmiş, hatta Rüştü Bey'i de yanımıza alarak götürmüş kişileriz.
Bundan yaklaşık 6-7 ay önce talihsiz bir açıklama yaptı. Gelinen noktada da hâlâ yanlış söylem ve ifadeler kullanarak aslında bu işi yapmak istemediğini kendi beyanlarıyla ortaya koyuyor. Eskilerin güzel bir sözü vardır, "Gelin oynamayı bilmeyince yerim dar dermiş." Burada da benzer bir durum olduğunu düşünüyorum. Acaba bu işten nasıl çıkarım, nasıl geri adım atarım diye bir çaba içerisinde olduğu izlenimi veriyor.
Bugün Eskişehir'de Tepebaşı Belediyesi'ne ya da Odunpazarı Belediyesi'ne gittiğinizde bir inşaat ruhsatı almak için bir yıl, hatta bir buçuk yıl bekleyen insanlar var. Adam bütün evraklarını teslim ediyor ama ruhsat sürecinin tamamlanmasını bekliyor. Şimdi Rüştü Şentuna, Eryap olarak 250-300 odalı bir otel yapacak diye herkes hazırda bekleyip, "Rüştü geliyor, Rüştü Şentuna geliyor, Eryap geliyor" diyerek bütün kapıları hemen açacak diye bir şey yok. Böyle bir dünya yok.
Sonuç itibarıyla süreç kendi mecrasında ilerliyor. Yaklaşık 7-8 ay önce yaptığı açıklama sırasında da aslında evrakların tamamı imzalanmıştı. Buna rağmen talihsiz bir açıklama yaptı. Üstelik süreci bilmesine rağmen bunu yaptı. Neden? Çünkü artık kendi dünyasında siyasete girmek ya da bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olmak gibi bir düşüncesi varsa gündemde kalması gerekiyor. Böyle açıklamalarla gündemde kalmaya çalışıyor. Bence yanlış yapıyor ve yanlış bir yolda ilerliyor. Bunların ne kendisine ne de bu şehre bir katkısı olur. Özellikle bunun altını çizmek lazım.
İmzayı bizim attırmadığımızı iddia edenler varmış. Öyle bir şey söz konusu değil. Eğer böyle bir durum olsaydı Rüştü Şentuna'yı yanımıza alıp bakanlığa götürür müydük? Bakanımız ve Bakan Yardımcımızla iki üç kez toplantı yapar mıydık? Sürecin ilerlemesi için attığımız adımları kendisi atmadı. Biz, "Bu proje ilerlemeli" dedik ve bunun için çaba gösterdik.
O dönemde imzalar atılmıştı. Evrakların sisteme yüklenmesine 3-4 gün ya da bir hafta gibi bir süre kalmışken yaptığı açıklamalar, bana göre, "Ben bu işi yapmak istemiyorum" demenin başka bir şekliydi.
Neden böyle bir açıklama yapıyorsun? Eğer yatırımcıysan neden siyasi ve popülist bir hareket tarzının içerisine giriyorsun? Yatırımcısın, zamanını ve sürecini beklersin. Bugün Tepebaşı Belediyesi'ne ya da Odunpazarı Belediyesi'ne gidin, insanlar inşaat ruhsatı almak için ne kadar bekliyor. Ama hiçbiri çıkıp, "On gün içerisinde ruhsatı verirlerse verirler, vermezlerse bu işi yapmıyorum" demiyor. Çünkü işine odaklanıyor, işini yapmaya çalışıyor. Eksik evrakı varsa tamamlıyor ve süreci yönetiyor.
Bu yaklaşım tarzıyla hem kendi adına hem de şehir adına ne yapmaya çalıştığını gerçekten anlamış değiliz. Konunun bizimle alakası yok. Süreç kendi mecrasında ilerliyor. İlerlerken de doğal olarak bekleyeceksin. Söz konusu bölgenin turizme açılması gerekiyordu. Bunlar tamamlandı, bütün evraklar imzalandı ve tahsisler yapıldı. Bundan sonra alınması gereken başka bir evrak ya da izin varsa onun da belirli bir süresi var. İncelemesi var, altyapısı var. Her yönüyle tetkik edilmesi gereken konular ve bunları değerlendirecek ekipler var.
Bugün 100 metrekarelik bir inşaat için bile bir buçuk yıl bekleyen insanlar çıkıp böyle isyan etmiyor. "Ben yatırımcıyım" diyorsun, tamam. Biz de sana gerekli desteği ve katkıyı sağlamışız. Ancak burada sanki yatırımı yapmak istemiyor da "Ben bu işten nasıl cayabilirim?" diye bir arayış içerisinde gibi bir görüntü ortaya çıkıyor. İnsan buna üzülüyor. Bunun şehre bir katkısı olmaz.
"Bir hafta süre kaldı" demiyor. "Bir hafta içerisinde bu izinler verilirse verilir, verilmezse biz bu yatırımı rafa kaldıracağız" diyor.
Bir yıllık izin almışlar, o süre doluyormuş bir yıl daha alınır. Sorun değil. Bunlar olmayacak şeyler değil. Ancak bu şekilde bir yaklaşım sergilemek doğru değil. Gündeme gelmek istiyor olabilir. Herhalde kendisinin bir oda başkanlığıyla ilgili düşüncesi var ve kendi katsayısını artırmak için çaba gösteriyor. Ancak bence bu doğru bir yöntem değil.
Çıkarsın ve açıkça söylersin. O gün de mert davranmadı. Hatırlarsanız 7-8 ay önce yaptığı açıklamalarda da mert davranmadı, şimdi de mert davranmıyor. Çık, "Ben Ticaret Odası Başkanlığına adayım", "Sanayi Odası Başkanlığına adayım" ya da "Şuraya adayım" de. Çalışmanı yap, seçimini kazan. Farklı yöntemlere yönelme. Net ol.
10 ay önce yapmış olduğu açıklamada AKP'ye yakın bir iş adamı şeklinde bir ifade kullanılmıştı. Rüştü Şentuna'nın durumu bilmesine ve o gün basın açıklamasını yapmadan önce Firuzan Kanatlı ile görüşmüş olmasına rağmen böyle bir açıklama yapması, gerçekten bu şehre yapılacak bir yatırıma nasıl baktığı konusunda soru işareti oluşturdu. Aynı zamanda burada farklı bir beklenti içerisinde olduğunu düşündüren bir açıklamaydı.
O olaydan sonra Firuzan Kanatlı ile özellikle bu konu üzerine bir görüşmemiz olmadı. Ancak farklı programlarda ve ortamlarda bir araya geldiğimiz zamanlar oldu.
Yine söylüyorum, bu tür hareketleri kişinin kendisini biraz daha ön planda tutmasının, gazetelerde daha fazla yer almasının ve varsa farklı bir niyetini başka yöntemlerle hayata geçirmeye çalışmasının bir yolu olarak görüyorum. Ancak yaptığı bu hareketin doğru olduğunu düşünmüyorum. Bunun ne kendisine ne de şehre bir katkısı olur."




