CHP Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ali Haydar Çelik, 18 Ekim’de yapılması planlanan YENİ Parti Eskişehir İl Kongresi öncesinde yaptığı açıklamada, kongrenin tek adayla gerçekleştirilecek olmasına tepki gösterdi. Parti içi demokrasi tartışmalarına dikkat çeken Çelik, başlangıçta birden fazla adayın gündemde olduğunu, ancak süreç içerisinde tek adayın kaldığını belirtti.
Üye iradesinin ve seçme-seçilme hakkının önemini vurgulayan Çelik, “Sürekli söylenen üye demokrasisi gibi ifadelerin içi boş bir söyleme dönüştüğünü düşünüyorum. Daha önce iki adayın daha ismi geçiyordu. O adaylar birden kayboldu. İnsanların seçme hakkı kadar seçilme hakkı da var” dedi.
“Genel merkez talimatıyla tek adaya dönüştü”
sayısının azalmasını eleştiren Çelik, sürecin genel merkezden gelen bir talimat doğrultusunda şekillendiğini düşündüğünü ifade etti. Daha önce CHP’de yaşadığı parti içi demokrasi sorunlarını da hatırlatan Çelik, adaylık süreçlerinde kişilerin kendi iradeleriyle hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Çelik, aday adaylarına seslenerek, “Sizler kendi iradenizle, kendi duruşunuzla bir yerde olun. Birilerinin sizi desteklemesi, yönlendirmeye çalışması ya da bir üst akıl oluşturmasıyla aday olacaksanız bu işlere hiç girmeyin. Özellikle sol partilerde insanlar kendi duruşlarıyla, kendi varlıklarıyla kendilerini ifade etmeli” diye konuştu.
Bu tür yaklaşımların parti içi demokrasiyi ve hukuku zedelediğini savunan Çelik, üyelerin özgürce siyaset yapmasının önünün kesildiğini dile getirdi.
“Yönetimler üyelerin iradesiyle oluşmadı”
Parti yönetimlerinin oluşturulma biçimini de eleştiren Çelik, ilçe başkanlarının üyelerin oylarıyla seçilmesi ile yönetimlerin belirlenmesi arasında fark bulunduğunu savundu. Partide görev almak isteyen bazı üyelerin yönetimlere girme şansının ortadan kaldırıldığını öne süren Çelik, listelerin belirli çevrelerce oluşturulduğunu iddia etti.
Çelik, “Yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi’ne emek veren arkadaşlarımız var. Yeni partide yer alanlar da bizim kardeşlerimiz. Ancak yönetimlere girmek isteyen insanların şansı sıfıra indi. Yönetimler bir yerde oturulup isimler yazılarak oluşturuldu. Bu anlayışla sağlıklı bir demokratik yapı kurulamaz. Bu, göstermelik bir demokrasi olur” ifadelerini kullandı.
İl kongresindeki tek adaylı yapının da benzer bir tablo ortaya koyduğunu belirten Çelik, delegelerin ve kurultay delegelerinin belirlenmesinde üyelerin ne ölçüde söz sahibi olacağının önemli olduğunu vurguladı.
CHP’den ayrılış sürecine ilişkin değerlendirme
Çelik, açıklamasında CHP’den ayrılarak yeni parti yapılanmasına geçiş sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Yaklaşık iki buçuk yıldır parti yapılanmasında etkili olan isimlerin yönetimlerin oluşumunda rol oynadığını öne süren Çelik, çok sayıda yeni üyenin kaydedilmesi ve belediye başkanları ile meclis üyelerinin belirlenmesi süreçlerine değindi.
Yaşananları yeni bir gelişme olarak değerlendirmediğini belirten Çelik, siyasi süreçlerin yalnızca milletvekili sayısı ya da partilerin sıralamadaki yeri üzerinden ele alınmasının doğru olmadığını savundu.
“Asıl mesele Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”
Türkiye’deki siyasi sistemin tartışılması gerektiğini ifade eden Çelik, asıl meselenin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu söyledi. Meclisin mevcut sistem içerisinde etkisiz kaldığını savunan Çelik, muhalefetin birinci parti olmasının tek başına yeterli olmadığını dile getirdi.
Çelik, “Bizim bütün derdimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Çünkü Meclis devre dışı bırakılmış durumda. Meclisin şu anda etkin bir rolü ve fonksiyonu yok. İnsanları sürekli birinci parti olma meselesine yönlendiriyorlar. Ana muhalefet olmak ne işe yarıyor? Bu sistem değişmediği sürece yalnızca daha fazla milletvekili kazanmakla Türkiye’de hiçbir şeyi değiştiremeyiz” dedi.
Siyasi tabanın ve seçmenlerin yaşanan gelişmelere karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Çelik, açıklamasını parti içi demokrasi ve siyasi sistem tartışmalarının önemine vurgu yaparak tamamladı.




