ORTADAN KALDIRMAK YERİNE KORUYALIM

Kurt açıklamasına şu sözlerle başladı, “Yıllardır kültür, sanat ve turizm hizmetleri sunulan külliyedeki Ahşap Eserler Müzesi, Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi, Lületaşı Müzesi ve Cam Sanatları Merkezi’nin geleceği belirsizliğe sürüklendi. Tahliye, külliyede faaliyet gösteren kadın girişimcilerden oluşan esnafı da etkileyecek” Başkan Kurt, Kültür ve Turizm Bakanlığına ve Vakıflar yönetimine çağrıda bulunarak, “Gelin, bu kültürel mirası ortadan kaldırmak yerine koruyalım; üretimi durdurmak yerine destekleyelim” dedi.

5737 SAYILI KANUN KAPSAMINDA BEŞ YILLIK KİRA TALEBİ

Tahliye süreci hakkında da bilgi veren Kurt, “Tahliye sürecinde, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’na eklenen Geçici 15. madde de önem taşıyor. 5 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme, kanunda belirtilen koşulların karşılanması hâlinde Vakıflar Genel Müdürlüğü veya mazbut vakıflara ait taşınmazların mevcut kullanıcılarıyla beş yıla kadar kira sözleşmesi yapılabilmesine imkân tanıyor.

Odunpazarı Belediyesi, bu yasal düzenleme kapsamında 2 Şubat 2026 tarihinde Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne başvurarak bildirilen bedel üzerinden beş yıllık kira sözleşmesi yapılmasını talep etti. Başvuruya yasal süre içerisinde yanıt verilmemesi üzerine belediye, zımni ret işleminin iptali için yargı yoluna başvurdu. Belediyenin kira ilişkisinin devamına yönelik talebi ve tahliye işlemine karşı açtığı davalar sürerken, tahliye için tarih bildirilmesi külliyede yürütülen kültür, sanat ve turizm hizmetlerinin geleceğine ilişkin belirsizliği artırıyor.

Odunpazarı Belediyesi’nin 3 Kasım 2026 tarihli tahliye işlemine karşı Eskişehir 1. İdare Mahkemesinde açtığı davada, 26 Ekim 2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebiyle ilgili ara karar verildi. Mahkeme, yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin ilk savunması alındıktan ve ara kararın gereği yerine getirildikten ya da bu işlemler için verilen süre geçtikten sonra incelenmesine oy birliğiyle karar verdi. Mahkeme ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. ve 27. maddeleri uyarınca davalı idarenin savunma sunması ve ara kararın gereğini yerine getirmesi için 15 günlük süre belirledi. Böylece tahliye işlemine ilişkin yürütmenin durdurulması talebi hakkında henüz nihai bir karar verilmezken, yargı sürecinin devam ettiği ortaya kondu.

Kira bedeli ve sözleşme koşulları üzerinden yaşanan anlaşmazlığın mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde çözüme kavuşturulması, yıllardır halka hizmet veren müzelerin, atölyelerin ve kültürel faaliyetlerin devamlılığı açısından önem taşıyor”

MÜZELER VE SANAT ATÖLYELERİ ESKİŞEHİR’İN TURİZMİNE KATKI SAĞLIYOR

Kurt açıklamasına şöyle devam etti;

“Kurşunlu Külliyesi’nde yer alan müzeler, Eskişehir’in kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Ahşap Eserler Müzesi, dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların festivaller kapsamında ürettiği eserleri bir araya getiriyor. Müze, yılda yaklaşık 500 bin ziyaretçiyi ağırlıyor. Müzenin arka bölümünde yürütülen atölye çalışmalarıyla çok sayıda kursiyerin ahşap sanatlarıyla tanışmasına ve yeni sanatçıların yetişmesine katkı sunuluyor. Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi’nde yaklaşık 400 fotoğraf makinesi sergileniyor. Fotoğrafçılık tarihine ışık tutan koleksiyonun yanı sıra müzenin kurucusu Osman Yaşar Tanaçan’ınkitapları, kütüphanesi ve çalışmaları da ziyaretçilerle buluşuyor. Cam Sanatları Merkezi ise ziyaretçilere sanatın üretim sürecini yakından izleme olanağı sağlıyor. Sıcak cam atölyesinde yaklaşık 1.500 derece sıcaklıkta çalışan fırınlarla üretim yapılıyor. Bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Cam Festivali de külliyenin sanat üretimi ve kültür turizmi açısından taşıdığı önemi ortaya koyuyor. Tahliyenin gerçekleşmesi halinde yalnızca sergilenen eserlerin değil, yıllar içinde oluşturulan koleksiyonların, üretim altyapısının, sanat eğitimlerinin ve festivallerle güçlenen kültürel birikimin de geleceği gündeme gelecek”

KADIN GİRİŞİMCİLER VE ESNAF DA ETKİLENECEK

“Kurşunlu Külliyesi’nin kültürel işlevi müzeler ve atölyelerle sınırlı değil. Külliye içerisinde kadın girişimcilerin işlettiği iş yerleri ve el sanatları dükkânları da bulunuyor.” diyen Kurt, “Bu işletmeler, kadınların üretim yapmasına, gelir elde etmesine ve ailelerinin geçimini sağlamasına olanak tanıyor. Külliyenin belediyenin kullanımından çıkarılması halinde ziyaretçi hareketliliğinin azalması ve işletmelerin ekonomik faaliyetlerinin zarar görmesi riski bulunuyor. El sanatları üretimiyle geçimini sağlayan kadın girişimciler ve bölge esnafı açısından tahliye, yalnızca iş yeri değişikliği değil, yıllar içinde oluşan müşteri ilişkilerinin ve üretim düzeninin de kesintiye uğraması anlamına gelebilir. Külliyede yaklaşık 30 kişi çalışıyor, yüzlerce kursiyer sanat eğitimi alıyor. Bu yönüyle Kurşunlu Külliyesi, kültürel mirasın korunmasının yanı sıra istihdam, mesleki eğitim ve yerel ekonomik yaşam bakımından da önemli bir işlev üstleniyor” açıklamasında bulundu.

“BU ESERLERİ NEREYE KOYACAĞIZ?”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, tahliye gerçekleşirse külliyedeki eserlerin yerleştirilebileceği uygun bir alan bulunmadığını belirterek eserlerin korunması konusundaki kaygılarını dile getirdi. Atölyelerin üretim altyapısının başka bir yerde yeniden kurulmasının ciddi maliyetler doğuracağını ve çalışmaların devamlılığını tehlikeye atacağını vurgulayan Kurt, kültürel mirasın korunması için çözüm çağrısı yaptı. Kurt, söz konusu tahliyenin yalnızca bir mekânın boşaltılması olmadığını; Eskişehir’in kültür ve sanat yaşamının, turizminin, esnafının ve kadın girişimcilerinin de etkileneceğini ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığına, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve Vakıflar Bölge Müdürlüğüne seslenen Kurt, yıllar içinde oluşturulan kültürel birikimin korunmasını istedi.

KAZIM KURT’TAN KURŞUNLU KÜLLİYESİ ÇAĞRISI

Kazım Kurt’un Kurşunlu Külliyesi çağrısında şu ifadelere yer verdi: “Değerli hemşehrilerim, sevgili Eskişehirliler, Sayın Kültür Müdürümüz ve Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız;
Vakıflar Bölge Müdürlüğünün denetiminde bulunan Kurşunlu Külliyesi, OdunpazarıBelediyemiz tarafından kiralanmış ve yıllardır kültür, sanat ve turizm hizmetlerine tahsis edilmiş bir alandır. Külliyeyi kapsamlı bir restorasyon çalışmasıyla yeniden düzenleyerek halkımızın, sanatçıların ve turistlerin hizmetine sunduk. Bugün burası, Eskişehir’in tarihini, kültürünü, sanatını ve turizm potansiyelini bir arada yaşatan önemli bir merkezdir. Ancak belediyemize gönderilen bir tebligatla Kurşunlu Külliyesi’nin kullanımımızdan çıkarılması ve 3 Kasım Salı günü tamamen boşaltılması isteniyor. Açtığımız dava henüz sonuçlanmamışken karşı karşıya kaldığımız bu durum, yıllardır sürdürdüğümüz kültür ve sanat çalışmalarının geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.

2016 yılında da alanın Vakıflar tarafından bizden alınmak istenmesi üzerine hukuk mücadelesi başlatmış ve mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı almıştık. Bugün aynı süreçte yürütmeyi durdurma kararı alamadık. Hukuki mücadelemiz devam ediyor. Yürürlükteki düzenlemelerde, vakıflarla kira ilişkisi bulunanların belirlenen şartları kabul etmeleri hâlinde sözleşmelerini beş yıl uzatabilmelerine ilişkin hükümler bulunmasına rağmen bizim sözleşmemiz uzatılmıyor. Odunpazarı Belediyesinin sözleşmeyi beş yıl daha uzatma hakkı bulunduğunu bir kez daha hatırlatıyorum”

“BURADA ÜRETİLEN ESERLER, ESKİŞEHİRLİLERİN GÖZLERİ ÖNÜNDE ORTAYA ÇIKTI”

Kurt, “Kurşunlu Külliyesi’nde bulunan eserler, dünyanın farklı ülkelerinden sanatçıların katılımıyla gerçekleştirdiğimiz festivallerde üretilmiş özgün sanat eserleridir. Ahşap Eserler Müzemizde Suudi Arabistanlı sanatçı Ali Hamoud’dan Türkiye’den İsmail Çengelli’ye, Ukraynalı ve Filipinli sanatçılara kadar birçok ülkeden 55 sanatçının 202 adet eseri yer alıyor. Bunlar dünyanın başka yerlerinden getirilmiş sıradan nesneler değil; Eskişehirlilerin gözleri önünde, burada üretilmiş sanat eserleridir. Dünyanın saygın sanatçılarının ortaya çıkardığı bu eserler, yıllardır sürdürdüğümüz kültür ve sanat çalışmalarının somut ürünleridir. Eğer bunlar kültür ve sanat eseri değilse kültürel mirası korumak ve sanatın gelişmesini sağlamak adına daha ne söyleyebiliriz? Bu eserlerin bir an önce koruma altına alınması ve kültürel değerlerini yaşatacak bir çözüm üretilmesi gerekiyor.

Ahşap Eserler Müzemizi yılda yaklaşık 500 bin kişi ziyaret ediyor. Bu sayı, çalışmalarımızın Eskişehir turizmine katkısını açıkça ortaya koyuyor. Müzenin arka tarafında atölye çalışmalarının yürütüldüğü bir alan bulunuyor. Burada onlarca insan kurs görüyor; yıllar içinde çok sayıda ahşap sanatçısının yetişmesine katkı sunduk. Kursiyerler öğrendikleri sanatları üretime dönüştürüyor, atölyelerde ve dükkânlarda çalışmalarını sürdürüyor, hatta kendi iş yerlerini açarak geçimlerini sağlıyor.

Kurşunlu Külliyesi’ni boşaltmak zorunda kalmamız, yalnızca bir mekânın kapanması anlamına gelmeyecek. Burada oluşan kültürel birikimin, üretim imkânlarının ve sanat eğitiminin de zarar görmesi demek olacak. Kurşunlu Külliyesi’nde Ahşap Eserler Müzemizin yanı sıra Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi, Lületaşı Müzemiz ve Cam Sanatları Merkezimizle bağlantılı çalışmalarımız bulunuyor. Bu müzeler ve atölyeler, Eskişehir’e gelen ziyaretçilerin kültürel mirasımızı tanımasına, sanatla buluşmasına ve kentimizin turizm olanaklarını keşfetmesine katkı sağlıyor.

Osman Yaşar Tanaçan Fotoğraf Müzesi’nde yaklaşık 400 fotoğraf makinesi sergileniyor. Fotoğrafçılık tarihine ışık tutan koleksiyonun yanı sıra müzenin kurucusu Osman Yaşar Tanaçan’ın kitapları, kütüphanesi ve çalışmaları da ziyaretçilerle buluşuyor. Fotoğrafın teknik gelişimini anlatan bölümler ve değişen fotoğraf-resim sergileriyle bu alanı canlı tutuyoruz. Müzeler yalnızca eserlerin sergilendiği mekânlar değildir; belleğimizi koruyan, geçmişle gelecek arasında bağ kuran kurumlardır.

Külliyemizin bir diğer önemli bölümü de cam sanatları alanındaki çalışmalarımızdır. Cam Sanatları Merkezi’nde ziyaretçiler, sanatçıların üretim sürecini yakından izleyebiliyor. Açık alev kullanılarak camın şekillendirildiği atölyelerde yalnızca eser sergilemiyor, sanatın nasıl ortaya çıktığını da insanlarla buluşturuyoruz. Sıcak Cam Atölyemizde yaklaşık 1.500 derece sıcaklıkta çalışan fırınlarla üretim yapılıyor. Bu atölyenin kurulması, fırınların hazırlanması ve üretim altyapısının oluşturulması ciddi emek ve maliyet gerektiriyor. Bu yıl 11’incisini düzenlediğimiz Uluslararası Cam Festivali’nde de bu alanı etkin biçimde kullandık. Cam sanatçılarının üretimlerini izleyen ziyaretçiler, sanatın ortaya çıkış sürecini deneyimleme fırsatı buldu. Burada üretilen eserler de Cam Sanatları Müzemizde sergileniyor. İşte turizm dediğimiz şey tam olarak budur: Tarihi korumak, kültürel mirası yaşatmak, sanatın üretimini desteklemek, ziyaretçilere özgün deneyimler sunmak ve bütün bunları yaparken kent ekonomisine katkı sağlamak”

KADIN GİRİŞİMCİLER VE ESNAF DA MAĞDUR OLACAK!

“Kurşunlu Külliyesi’nin önemi müzeler ve atölyelerle sınırlı değil” diyen Kurt,”Külliye içinde kadın girişimcilerimizin işlettiği iş yerleri, el sanatları çarşımız ve ilgili dernekle birlikte kullandığımız Mevlevihane ve semahane alanları da bulunuyor. Buradaki işletmeler, kentimizin kültürel kimliğini yaşatırken kadın girişimcilerimizin üretim yapmasına, gelir elde etmesine ve ailelerinin geçimini sağlamasına olanak tanıyor. Külliyenin belediyemizin kullanımından çıkarılması hâlinde ziyaretçi hareketliliğinin azalması, esnafın işlerinin zarar görmesi ve kadın girişimcilerimizin ekonomik yaşamının olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz bir risk hâline gelecek. Kurşunlu Külliyesi’nde yıllar içinde müzelerimiz, atölyelerimiz, el sanatları çarşımız ve kültürel faaliyetlerimizle bütünlüklü bir yapı oluşturduk. Bu yapı yalnızca Odunpazarı’na değil, Eskişehir’in tamamına katkı sağlıyor. Burada yaklaşık 30 kişi çalışıyor; yüzlerce kursiyer sanat eğitimi alıyor. Sanatçılarımızın, esnafımızın, kadın girişimcilerimizin ve kentimizi ziyaret eden insanların yaşamında bu çalışmaların doğrudan karşılığı var” ifadelerine yer verdi.

“BU KÜLTÜREL MİRASI ORTADAN KALDIRMAK YERİNE KORUYALIM”

Kurt, “Kurşunlu Külliyesi’ni boşaltmak zorunda kalırsak buradaki eserleri yerleştirebileceğimiz uygun bir alanımız bulunmuyor.” diyerek açıklamasına şöyle devam etti, “Belediyemizin diğer taşınmazlarına bütün eserleri sığdırmamız mümkün değil. Üstelik atölyelerin üretim altyapısını başka bir yerde yeniden kurmak hem büyük maliyetlere yol açacak hem de mevcut çalışmaların devamlılığını tehlikeye atacak. Şimdi sormak istiyorum: Bu eserleri buradan çıkardığımızda nereye koyacağız? Yıllar içinde oluşturduğumuz koleksiyonun, kültürel birikimin ve kamusal hizmetin geleceği ne olacak? Buradaki malzemelerin ve eserlerin nerede muhafaza edileceğini, nasıl korunacağını gerçekten bilemiyorum. Bu nedenle söz konusu tahliye gerçekleşir ise eserleri Kültür ve Turizm Bakanlığına emanet edeceğiz. Bakanlığın kültür ve sanatın değerini gözeterek bu eserleri koruyacağını ve müzecilik çalışmalarının sürdürülmesine katkı sağlayacağını umuyoruz. Bu eserlerin sahipsiz kalmasına izin verilmemelidir. Kurşunlu Külliyesi’ni kaybettiğimiz takdirde buranın tıpkı Ahşap Eserler Müzemizin karşısında yer alan Eti Göç Müzesi’nde olduğu gibi başka bir kuruma devredileceğini ya da farklı bir amaçla kullanılacağını düşünüyorum. Geçmiş dönemlerde burası ne yazık ki şarapçıların barınağı hâline gelmişti. Umarım ve dilerim ki yeniden o günlere dönülmez. Biz buraya sahip çıktık, burayı onardık, güzelleştirdik ve sanata, kültüre hizmet eder hâle getirdik. Şimdi bu birikimin yeniden olumsuz bir görüntüye bürünmesi ihtimaliyle karşı karşıyayız.
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve Vakıflar Bölge Müdürlüğüne çağrıda bulunuyorum: Burada oluşturulan kültürel birikimi, yapılan yatırımları, sürdürülen üretimi ve sağlanan ekonomik katkıyı görmezden gelemeyiz.

Burada söz konusu olan yalnızca bir kira sözleşmesi ya da bir mekânın kullanım hakkı değildir. Yıllar boyunca emek verilerek oluşturulmuş bir kültür ve sanat merkezinin geleceğidir. Kurşunlu Külliyesi’nin boşaltılması, Eskişehir’in kültür ve sanat yaşamının yanı sıra turizmini, esnafını ve kadın girişimcilerini de etkileyecektir.

Eskişehir'in Sevinç Mahallesi'nde doğal gaz sevinci
Eskişehir'in Sevinç Mahallesi'nde doğal gaz sevinci
İçeriği Görüntüle

Sayın kaymakamımızın, Sayın Valimizin, Sayın Bakanımızın ve Sayın Kültür Müdürümüzün burada sergilenen kültür ve sanat eserlerine sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Eskişehir’in kültürünü, sanatını ve turizmini geliştirmek istiyorsak bu alanları yaşatmak zorundayız. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak üzerimize düşeni yaptık; kültüre, sanata ve Eskişehir’in değerlerine sahip çıktık. Bundan sonrasının takdirini kamuoyuna bırakıyorum. Gelin, bu kültürel mirası ortadan kaldırmak yerine koruyalım; üretimi durdurmak yerine destekleyelim; kentimize değer katan bu yapıyı yaşatmak için birlikte çözüm üretelim.”