Çakırözer açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “31 Mart yerel seçimleri öncesinde bu hafta son kez Genel Kuruldayız. Siyasi rekabetin hoşgörü ve kardeşlik içinde yaşanacağı bir seçim diliyoruz ama ülkenin partili Cumhurbaşkanı seçim gezilerinde şantaj siyasetini başlattı bile. "Yerel yönetim ile iktidar uyumlu olmazsa size hizmet gelmez." diyor; malumun ilanı. Eskişehir'de hemşehrilerimiz yirmi beş yıldır Profesör Doktor Yılmaz Büyükerşen'i ve halkçı belediye başkanlarını seçiyor diye, bu AK Parti iktidarı, çevre yollarımızı, ölüm yollarımızı yapmıyor, bir tek fabrika açmıyor, organize sanayi bölgesinin 7 kilometrelik bağlantısını döşemiyor; hava limanımız var, tarifeli sefer yok; küçük sanayi sitemizde kentsel dönüşümü engelliyor, belediyelerimize depreme karşı etüt izni dahi vermiyor, ödüllü projelerin mimarı belediyelerimize kredi verilmiyor, 2.450 dar gelirli aileye verdiği TOKİ'den ucuz konut sözü dahi tutmuyor. Her seçim öncesi vaatlere baksanız, akıllı şehir olacaktık, silikon vadisi olacaktık, hızlı tren üretecektik, serbest bölgemiz olacaktı, balon turizmi bile yapacaktık ama arkadaşlar, işte, bakın, burada son üç yılın yatırım programları; bunların hiçbiri yok burada, hiçbiri. Peki, bırakın yeniyi yapmayı, elimizdekileri alıp götürdüler. Bölge mahkememizi, Kalkınma Ajansımızı Bursa'ya, Vakıfları Kütahya'ya bağladılar, demir yolculuğunun kalesi TÜLOMSAŞ'ı Ankara'ya bağladılar, şehir ekonomisine kaynak olan açık öğretimin milyarlarca lira gelirine el koydular, belediyemizin ellerindeki park ve sanat alanlarına el koydular, aşevlerinin bağış hesaplarını dahi gasbettiler; hiçbir şey bulamayınca da stadyumun ismindeki Atatürk'ü kaldırdılar değerli arkadaşlarım.

Peki, diyeceksiniz ki "Bu AK Parti hiçbir şey yapmıyor mu?" Evet, yapıyor; Eskişehir'imizi zehirliyor, hem de devlet eliyle. Sivrihisar'daki altın madeni için 2 dev atık barajı yetmedi, şimdi 40 metre derinliğinde, 5,5 milyon metreküp hacimde devasa 3'üncü bir siyanürlü baraj kuruyorlar. Neden? Çünkü ta 500 kilometre öteden, Çanakkale'den altın buraya getirilip siyanürle ayrıştırılacak. Yeter mi? Yetmez bunlara, şimdi de Tepebaşı ve Mihalgazi'de seracılık yapılan arazilere altın madeni açacaklar. Bu siyanürcü iktidarı uyarıyoruz: Eskişehir'imizde yeni bir İliç faciası istemiyoruz, zehir solumak, zehir içmek istemiyoruz”

Eskişehir Türkiye'nin en yaşanılır kenti

Çakırözer şöyle devam etti, “Bakın, AK Parti’nin tüm engellemelerine rağmen Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizin yönettiği Eskişehir Türkiye'nin en yaşanılır, en güvenli kenti. Bakın, iktidarın cezalandırdığı bu kente Yılmaz Büyükerşen yirmi beş yılda tam 27 milyar liralık yatırım yaptı, 55 kilometre tramvay hattı döşedi. Venedik'e çevirdiği Porsuk Çayı'mızı, art arda açtığı müzelerimizi, parklarımızı görmek için yılda 1 milyon turist geliyor. AKP'nin ithal buğday, ithal hayvan getirip küstürdüğü binlerce çiftçimize hayvan dağıtarak, kasa fabrikası, kurutma tesisi, soğuk hava depoları kurarak, 100 milyondan fazla tohum, fide ve gübre dağıtarak belediyelerimiz destek oluyor. Bu AK PARTİ ülkeyi öyle yoksullaştırdı ki hemşehrilerimiz besin değeri yüksek gıdaya daha ucuza erişebilsin diye günde 300 bin ekmek üretebilen yeni Halk Ekmek fabrikasını açtık. Halk Ekmek, Halk Süt, Halk Yumurta'dan sonra sırada Halk Bakliyat ve Halk Et gelecek. Büyükşehirin ESMEK, Tepebaşı'nın Belde Evleri, Odunpazarı'nın halk merkezlerinde bu iktidarın eve hapsetmek istediği yüz binlerce kadın meslek ve beceri eğitimi alıyor. Kadın dayanışma merkezlerimizden 40 bin kadın destek alıyor. Şehir tiyatrolarımız 1,5 milyon seyirciyle, senfoni orkestramız 1 milyon dinleyiciyle buluştu. Ahmet Ataç başkanlığında Tepebaşı Belediyemiz 90 bin üniversite öğrencisine her gün ücretsiz yemek veriyor, 25 bin ilkokul öğrencisine beslenme desteği veriyor. Çocuk Senfoni Orkestrası'nda 5 bin çocuk müzikle, sanatla tanıştı. Odunpazarı'nda Kazım Kurt biri engelli evlatlarımız için olmak üzere 16 kreşte, yaşlı bakım merkezlerinde sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerini veriyor. Halk Market'ten, aşevlerimizden binlerce ihtiyaç sahibi yararlanıyor. Gençlik merkezleri gençlerimize gelecek oluyor. Binlerce vatandaşımız evde bakım hizmeti alıyor. Seçime günler kaldı. Birkaç ay öncesine kadar muhalefet sıralarında "Bindiğim araçtan inmem." diyen, Eskişehir halkının oyunu alıp seçilince koşa koşa iktidar partisine giden ve vergilerimizden kendisine peşkeş çekilen teşviklerle karşımıza aday olarak çıkan şahıs yirmi yıldır dinlediğimiz masalları tekrar ediyor ama Eskişehirliler Başkanlarına güveniyor, dün kendilerine kimin ne yaptığını ne yapmadığını iyi biliyor. Eskişehir'in kadınında, gencinde, yaşlısında, çiftçisinde, esnafında emeği olan, yıllarca adalet dağıtan cumhuriyet kadını Ayşe Ünlüce'yi cumhuriyetin 100'üncü yılında ilk kadın büyükşehir belediye başkanımız yapacağız, yalandan dolandan uzak Kazım Kurt'u ve Ahmet Ataç'ı yine başkan yapacağız.Ayşe Başkan, Yılmaz Hoca'dan devralacağı cumhuriyet kent Eskişehir'imizi yıldız gibi parlatmaya devam edecek.

Ayşe Ünlüce: Artık seçim bitti hizmet zamanı Ayşe Ünlüce: Artık seçim bitti hizmet zamanı

Eskişehir'i talana, ranta asla teslim etmeyeceğiz. 31 Martta yine Eskişehir kazanacak, 1 milyon Eskişehirli hep birlikte kazanacağız”