Mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz
Önümüzdeki dönemde CHP’nin en önemli hedefi ne olacak?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin en öncelikli gündemi, halkımız ve ülkemizin gerçek sorunlarına çözüm üretmektir. Bugün vatandaşımızın gerçek gündemi hayat pahalılığı, alım gücünün hızla düşmesi, gelir adaletsizliği, işsizlik ve gelecek kaygısıdır. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem halkın geçim sorunlarına çözüm üretmek hem de demokrasiyi, hukuku ve kurumları yeniden güçlendirmek için çalışıyoruz. Amacımız, ülkemizi hukuk devleti, demokrasi ve sosyal adalet eksenine taşımaktır.
Bölgemizde ve dünyada çok ciddi çatışma ve savaşlar yaşanıyor. Türkiye'nin ihtiyacı ötekileştirme ve kutuplaşma değil; adalet, huzur ve toplumsal barıştır. Ülkemizin güvenliği, halkımızın huzuru ve refahı için, CHP olarak tarihsel sorumluluğumuz gereği, mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.

Vatandaşlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz
Seçmene neler söylemek istersiniz?
Vatandaşlarımız şunu bilsin, yaşadıkları hiçbir sorunu görmezden gelmiyoruz. Eskişehir'de de ülkemizin dört bir yanında da emeklinin, emekçinin, çiftçinin, esnafın, sanayicinin, yaşadığı yakıcı sıkıntıları, gençlerin ve kadınların geleceğe ilişkin kaygılarını biliyoruz. İktidarın yürüttüğü politika tercihlerinin yükünü her geçen gün daha ağır hisseden vatandaşlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi, sadece eleştiren değil, çözüm üreten ve halkın umudunu büyüten partidir. Ülkemizi yeniden liyakatin, hukukun ve sosyal adaletin egemen olduğu bir düzene kavuşturmak için mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz.
Gidenlerin çoğu da Cumhuriyet Halk Partisine geri döndü
Şu anda yaşanan ayrılmaların CHP’nin iktidar hedefini etkilediğini düşünüyor musunuz, yoksa tam tersine partiyi daha da kenetledi mi?
Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yılı aşan tarihi boyunca, ağır sınavlardan geçmiş; ancak, Cumhuriyet'e, demokrasiye ve halkın iradesine sahip çıkmaktan asla vazgeçmemiştir. Sahip olduğu köklü tarih içinde, parti kurmak üzere tam 12 kez partiden ayrılanlar olmuştur. Gidenlerin kurduğu partilerin çoğunun bugün, ismi dahi hatırlanmıyor. Yakın dönemde gidenlerin çoğu da Cumhuriyet Halk Partisine geri döndü. Cumhuriyet Halk Partisi, günümüzde yaratılan algılarla zorlu bir süreçten geçiyor olabilir ancak, bu Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarla mücadelesini asla etkileyemez. Toplumun bizden beklentisi, kısır tartışmalardan uzak, ekonomik krize, adaletsizliğe ve hukuksuzluklara karşı güçlü alternatif ortaya koymamızdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ortak hedefi bellidir. Temel hedef, partimizi iktidara taşımak ve ülkeyi yeniden hukuk devleti ilkeleriyle yönetmektir. Muhalefete muhalefet etmeyeceğiz. Bu sorumluluk ve soğukkanlılıkla amacımız, iktidara karşı toplumsal muhalefetle ortak mücadeledir.
Şaibesiz bir kurultay ile genel başkanın seçilmesi gerekmektedir
Parti içinde birlik ve bütünlüğün korunması adına hangi adımlar atılmalı sizce?
103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi'nin en büyük gücü, köklü birikimi ve örgütüdür. Öncelikle tüm üyelerimizin, örgütümüzün soğukkanlı hareket etmesi son derece önemlidir. Ötekileştirilmeye, ayrıştırmaya izin vermeksizin parti içi mücadelenin zenginliği ile demokratik organları çalıştırmamız gerekiyor. Önümüzde başlayacak bir kurultay süreci var. Öncelikle, mahallerde, ardından ilçelerde ve ilde gerçekleşecek delege seçimlerinde, kongre sürecinde hiç bir baskı uygulanmaksızın üyelerimizin en demokratik hakkı olan özgür iradelerinin sandığa yansıyacağı seçimlerin gerçekleştirilmesini sağlamalıyız. Ardından iradesi sakatlanmamış delegelerle gerçekleşecek Kurultay’da genel başkanlık iddiasında olanların aday olmasına olanak sağlayarak gerçekleşen şaibesiz bir kurultay ile genel başkanın seçilmesi gerekmektedir.

Belediye başkanlarımızın süreci değerlendirilme tutumlarına saygı duymalıyız
Bu süreçte de üyelerimiz ve Belediye başkanlarımızın sakin ve soğukkanlı olarak süreci değerlendirilme tutumlarına saygı duymalıyız. Enerjimizi birbirimize karşı tüketmek yerine, ülkenin gerçek sorunlarına yöneltmek zorundayız. Halk, bizden parti içi sorunlara değil, geçim sıkıntısına, işsizliğe ve adaletsizliğe çözüm üretmemizi bekliyor. Bu bilinçle hareket ettiğimiz sürece, Cumhuriyet Halk Partisi daha da güçlenecektir. Ebedi ve tek önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük iki mirasımdan biri dediği Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmaktan asla vazgeçmeksizin mücadelemizi sürdürmeliyiz.
CHP’de neden kaldınız? Parti değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
Siyasete girdiğimden itibaren hiçbir zaman kişisel ikbalim için, karar vermediğim gibi, rüzgarın yönüne göre saf değiştirmedim. Hiç kimsenin siyasi ikbali için de arkasından gitmedim. Benim bağlılığım kişilere değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e ve parti amblemimizde yer alan altı oktan her birinin temsil ettiği ilkelerle yol alan Cumhuriyet Halk Parti’mizedir. Kişiler gelir geçer; ilkeler kalır. Önemli olan partimizin kurumsal kimliğidir. Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nde sekiz genel başkan gelmiş geçmiş; partimiz çok zor süreçlerden geçmiştir. Ancak, Ata’mızın emaneti 103 yıldır dimdik ayaktadır. Fırtınalı süreçlerde gerçek partililer asla partilerinden vazgeçmemiş; mücadeleyi partide vermeyi seçmişlerdir.
Ben de bu süreçte partide kalarak mücadele vermeyi seçtim. Bu seçimimde Cumhuriyet Halk Partisi ilkelerine, ideolojisine inancımın yanı sıra partimize oy veren gerek üyeler gerekse seçmenlerin oylarını farklı bir siyasi partiye taşımayı etik açıdan doğru bulmamam da kararımda etkili oldu. Sonuna kadar partimde kalacağım.
İddia edildiği ve algı yaratıldığı kadar bir istifa kesinlikle yok
Üyelerin istifası konusunda değerlendirmeniz nedir?
Siyasi partilerde farklı nedenlerle farklı süreçlerde çeşitli bireysel anlamda istifalar her zaman olabilir. Ancak, 38. Kurultay’ın mutlak butlan ilan edilmesinin ardından üye sayımız bakımında kamuoyunda iddia edildiği ve algı yaratıldığı kadar bir istifa kesinlikle yok. Parti değiştirilmesi için yaratılmaya çalışılan algı, tehdit ve baskıları da asla doğru bulmuyorum. Eskişehir’de üyelerimizin büyük bir sağduyu ile süreci değerlendirdiğini düşünüyorum. Değerlendirme sürecinde de yaratılmaya çalışılan algılara inanmamaları çağrısında bulunuyorum. Ayrıca, “partide kalanların mı yoksa gidenlerin mi iktidarın ekmeğine yağ sürdüğü ve AKP’nin değirmenine su taşıdığını” değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu soruyu herkesin sorması gerekiyor.
Eylül ayında kurultay süreci başlatılacak. Bu nedenle ben tüm üyelerimizi partide kalıp parti içi mücadeleyi seçerek Ata’mızın emanetine sahip çıkmaya davet ediyorum.
Vatandaş artık ay sonunu getirmeyi düşünüyor
Vatandaşın en büyük gündemi hayat pahalılığı. Sahada en çok size gelen talepler neler oluyor?
Sahada en çok duyduğumuz cümle, "Geçinemiyoruz." Maaşlar, artan enflasyon karşısında daha cebe girmeden eriyor. Emekliler maaşlarıyla temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, çalışanlar ücretlerinin her geçen gün eridiğini, yoksullaştığını ifade ediyor. Gençler iş bulamamaktan, bulanlar aldıkları maaşın temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan uzak olması ve geleceklerini yurt dışında aramak zorunda kalmasından yakınıyor. Üretici, besici yüksek girdi maliyetleri ile esnaf her gün değişen fiyatlarla ayakta kalma mücadelesi veriyor. Vatandaş artık geleceği planlamayı değil, ay sonunu getirmeyi düşünüyor. Sanayici önünü göremiyor. Artan hayat pahalılığı ve düşen alım gücü nedeniyle temel ihtiyaçlarını bile zor karşıladığını dile getiren vatandaşlarımız tatil planı bile yapamamaktan yakınıyor. Eğitimdeki sorunlardan, sağlık sistemindeki işleyişten, tüm kurumların yozlaştığından sıklıkla şikayet alıyoruz.
Bir yandan ekonomik sorunlar derinleşirken, diğer yandan hak, hukuk ve adalet duygusunun zedelenmesi toplumdaki umutsuzluğu artırıyor. Üretimi önceleyen, yatırımı arttıran, gelir adaletini sağlayan ve sosyal devleti güçlendiren politikalarla bu tablonun değişmesi gerekiyor.
Vatandaşlarımızın gerçek gündemine odaklanacağız
Okuyucularımıza son olarak ne söylemek istersiniz?
Cumhuriyet’imizin kuruluşunda olduğu gibi, bugün de çok zorlu bir dönemden geçiyoruz. Cumhuriyet değerlerine ve ortak geleceğimize her zamankinden daha güçlü sahip çıkmak zorundayız. Bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntılar da hukuka ve demokrasiye ilişkin kaygılar da aşılmayacak sorunlar değildir. Yeter ki, Cumhuriyet'in temel değerlerinden, hukukun üstünlüğü, adalet ve demokrasiden vazgeçmeyelim. Biz vatandaşlarımızın gerçek gündemine odaklanarak, halkımızı önceleyerek sorunlara çözüm mücadelemizi sürdüreceğiz. Eskişehir ve ülkemizin sorunlarını Meclis'te dile getirmeye, halkımızın sesi olmaya ve çözüm üretmeye devam edeceğiz. Umudumuzu büyüterek, dayanışmayla ve demokrasiye olan inancımızla ülkemizi daha aydınlık yarınlara taşıyacağımıza inanıyorum. Halkımıza da asla umudunu yitirmemesi çağrısında bulunuyorum.





