banner288

Eskişehir'de lüle taşı masaya yatırıldı

Odunpazarı Belediyesi, Alpu’ya yapılmak istenen kömürlü termik santral ile yok olma tehlikesi kaşı karşıya kalan lületaşı ile ilgili farkındalık yaratmak için Lületaşı Festivali düzenliyor. ‘Deniz Köpüğü’ sloganı ile gerçekleştirilen ‘Lületaşı Festivali’, Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapılan ‘Lületaşı Yaşamalı’ paneli ile başladı.

Eskişehir'de lüle taşı masaya yatırıldı

Lületaşının ve Alpu Ovası’na yapılmak istenen kömürlü termik santralin masaya yatırıldığı panele; Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı Jeoloji Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hüseyin Alan, CHP Eskişehir İl Başkanı Rabia Akman,  Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ve çok sayıda vatandaş katıldı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Prof. Dr. Can Ayday, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Ümit Yıldırım, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Levent Özbunar ile lületaşı maden işçileri Süleyman Özsak ve Ümit Karanın konuşmacıları arasında yer aldığı Lületaşı Paneli’nin moderatörlüğünü ise Sezgin Sönmez yaptı. Lületaşının her yönüyle tartışıldığı panelin sonunda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, lületaşının yaşayabilmesi için birinci şartın termik santral yaptırmamak olduğunu vurguladı. Lületaşının kullanım alanlarının genişletilmesi gerektiğini de belirten Başkan Kurt,  Odunpazarı Belediyesi olarak lületaşı ile ilgili yapılacak tüm bilimsel araştırmalara destek vereceklerini taahhüt etti. 

'ESKİŞEHİR TAŞ İŞLETMECİLİĞİ KONUSUNDA TÜRKİYE’NİN GÖZBEBEĞİ KENTLERDEN BİRİ'Panelde konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hüseyin Alan, mask kültürünün geliştiği birçok ülkede taş işletmeciliğinin önemli bir hizmet sektörü olduğunu belirtti. Taş işletmeciliğinin birçok ülkede ekonomiye önemli katkılar sağladığını söyleyen Alan, Türkiye’de ise Eskişehir ve Erzurum dışında geleneksel taş işçiliğinin gelişmediğini kaydetti. Özellikle değerli ve yarı değerli taşları işleme konusunda Türkiye önemli bir rol aldığını ifade eden Alan, “Bugün Türkiye’de bunun büyüklüğü değerli, yarı değerli taşlara ilişkin yapılan işletmecilik sonucunda 3.5-4 milyar dolara ulaşmış boyutta, ama değerli ve yarı değerli taşlar dışındaki taş işletmeciliğinde maalesef iyi bir noktada değiliz. Bu açıdan bakıldığında eskiden beri Eskişehir lületaşı işletmeciliği konusunda Türkiye’nin tek ve belki de taş işletmeciliği konusunda Türkiye’nin gözbebeği kentlerden biri. Eskişehir’in gelişmesine ve kalkınmasına da önemli katkıları olduğunu biliyoruz. Biz Eskişehir’i coğrafya kitaplarından lületaşı işletmeciliğinin yaygın olduğu kentlerden biri olarak bilir ve tanırdık. Bugün maalesef kentlerimizin kendine özgü, o kenti anlatan yeteri kadar alanımızın bulunmadığını ifade etmek istiyorum” dedi.  

'LÜLETAŞI KAYNAKLARININ TÜKENMEMESİ İÇİN BU ALANIN KORUNMASI GEREKİYOR'Alpu’ya yapılmak istenen kömürlü termik santrale de değinen Alan, lületaşının kaynak alanlarından bir tanesinin de termik santral yapılmak istenen bölge altında kalacağını vurguladı. Lületaşı kaynaklarının tükenmemesi için bu alanın korunması gerektiğinin altını çizen Alan, “Aksi takdirde Eskişehir’in tanıtımına önemli katkısı bulunan lületaşı işletmeciliği yeterli kaynak bulamaması nedeniyle yok olacak. Bu panelin lületaşı kaynaklarının korunmasına, Eskişehir’in tanıtılmasına öznel olarak da Türkiye’nin en azından taş işletmeciliğinin gelişmesine katkı sunacağını düşünüyorum. Bu festival burada kalmamalı, geleneksel hale getirilip; geliştirilmeli” diye konuştu. 

'DÜNYADA TEK ESKİŞEHİR’DE BULUNAN LÜLETAŞI YOK EDİLMEK İSTENİYOR': Unutulan bir cevheri yeniden yaşatmak için yapılan bu festival hem Eskişehir hem de Türkiye için çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Can Ayday, Dünyada tek ve Eskişehir’de bulunan lületaşının yok edilmek istendiğini söyledi Lületaşı kaynaklarının üstüne 20, 25 hatta 50 metre yükseklikte kül depolanmaya çalışıldığını dile getiren Ayday, bu duruma “herhalde burada akıl duruyor” diyerek tepki gösterdi. Lületaşının oluşumunu anlatan Ayday, Lületaşının dünya rezervlerinin yüzde 75’nin Eskişehir’de olduğunu kaydeden Ayday, geri kalan rezervlerini ise Eskişehir’de çıkan lületaşı kadar kaliteli olmadığını vurguladı. Eskişehir’de bulunan lületaşı rezevlerinin ‘burada lületaşı yok’ denilerek görmezden geldiğine dikkat çeken Ayday, lülataşının sanayide de kullanıldığının her zaman unutulduğunu dile getirdi. Ayday “Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte lületaşının sanayide kullanımı da ön plana geçti. Kimya sanayinde birçok yerde, nano teknolojide, kanser ilaçlarının yapımında, boya yapımında lületaşı kili kullanılmaya başlandı. Çıkartılmış ama o zaman kullanılmamış ancak şuanda istenildiği takdirde kullanılabilecek binlerce metreküp pasa mevcut. Onlarda yok olacak. Hiçbir araştırma yapılmadan, hiç kimse düşünülmeden burada onlar yok olacak” dedi. 

'SANAYİDE KULLANIMININ ARTTIRILMASI GEREKİYOR'Lületaşı Madenleri ve lületaşı hakkında bilgi veren Ümit Yıldırım, lületaşının elektrik ve ısı yalıtımının sıfıra yakın olduğunu söyledi. Lületaşının ergime ısısının çok yüksek olduğunu belirten Yıldırım, lületaşının bu özelliğinin çok fazla vurgulanmadığını dile getirdi. Lületaşının 5 bin yıl önce var olduğuna dair bulgular olduğunu ifade eden Yıldırım, 1800’lü yıllardan sonra Osmanlı Devleti’nde üretilmesine başlandığını kaydetti. 1850 ile 1900’lü yılların başına kadar Eskişehir’de bulunan lületaşı madenlerinde 6 bine yakın işçinin çalıştığına dikkat çeken Yıldırım, bazı köyler ve kasabaların lületaşı için oluşturulduğunu anlattı. Yıldırım, şuanda çalışan sayısının ise 50-60 civarında olduğunu kaydetti. Eskişehir’deki üniversitelerin lületaşına önem vererek, sanayide kullanımının arttırılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, lületaşının kullanım alanlarını anlattı. Yıldırım, “Lületaşı havzalarına ve çevresine termik santral yapılmasına ve atıklarını bu oluşumların üzerine dökülmesine engel olmalıyız. Lületaşına sahip çıkmalıyız. Lületaşı yaşamalı ve yaşatılmalıdır” dedi.

MADEN İŞÇİLERİ ÇALIŞMA KOŞULLARINI ANLATTI: Geçimlerini lületaşı ile sağlayan lületaşı maden işçileri Süleyman Sak, lületaşını topraktan nasıl çıkardıklarını anlattı. Devletin kendilerine destek vermesini isteyen Sak, “Devlet bize yardım ederse daha iyi şartlarda çalışırız” dedi. Lületaşı madencilerine destek verilmesi gerektiğini belirten Ümit Kara, lületaşı kuyuculuğunun teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti. Kuyucular olmazsa lületaşı işletmecilerinin çalışamayacağına dikkat çeken Kara, devletin madenciliğe teşvik etmesi gerektiğinin altını çizdi. 

ALPU OVASI’NDAKİ TARIM ARAZİSİ 447 BİN 170 DEKAR: Termik santralin Eskişehir için çok önemli bir konu olduğunu vurgulayan Levent Özbunar, canlı yaşamının devam edebilmesi için pek çok bileşenin gerekli olduğunu söyledi. Bu bileşenlerin en önemlilerinin ise hava, su ve toprak olduğunu kaydeden Özbunar, “Havadaki oksijen olmazsa biz yaşamımızın sürdüremiyoruz. Su olmazsa yaşayamıyoruz. Toprak olmazsa canlıların beslenmemizi sağlayamıyoruz. Her şey birbiri ile bağlantılı. Hava, su ve toprak olmadan dünya üzerinde canlı varlığından söz edilemez” dedi. 1 cm toprak için 500 ile 1000 yıla ihtiyaç olduğunu söyleyen Özbunar, tarımsal üretimin yapılması için de 40 ya da 50 cm toprağın gerekli olduğunu vurguladı. Bu toprağın oluşumu için de 50 bin yıla ihtiyaç olduğunu anlatan Özbunar, “Türkiye verimli topraklara sahip. Bu toprakların bir kısmı da İçanadolu Bölgesinde. Eskişehir sınırlarımızda da büyük bir tavlı alan mevcut. Alpu Ovası’nda tarımın dışında da lületaşı ocakları da mevcut” dedi. Alpu Ovası’ndaki tarım arazisinin 447 bin 170 dekar olduğunun altını çizen Özbunar, Alpu Ovası’nın bu öneminden dolayı 21 Ocak 2017 tarihin resmi gazetesinde yayınlana karar göre Alpu Ovasının tarımsal korunmaya muhtaç büyük ova baskını ilan edildiğinin altını çizdi. Buraya çivi bile çaktırılmayacağının söylendiğini hatırlatan Özbunar, “Fabrikayı her yerde kurabilirsiniz, arpayı, şeker pancarını, soğanı her yerde yetiştiremezsiniz. Eskişehir kıymetlidir” dedi.  

'ESKİŞEHİR TAŞINI BEYAZ ALTIN HALİNE DÖNÜŞTÜRELİM': Panelin sonunda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, lületaşı ile ilgili bilinmeyenlerin öğrenilmeye devam edildiğini söyledi. Lületaşının ihmal edildiğine dikkat çeken Başkan Kurt, “Bu ihmali gidermenin yollarını arıyoruz. Panelist arkadaşlarımızın somut olarak vurguladıkları bence çok önemli. Biz, Odunpazarı Belediyesi olarak gereken dersleri çıkarıyoruz. Yapılması gerek işleri; madenin çıkarılması, madenin pazarlanması ile ilgili ve madenin sanata dönüşmesi ile ilgili olarak algılıyorum. Ortak bir çalışmayı hem üreticiler hem sanatçılar birlikte gerçekleştirebiliriz. Odunpazarı Belediyesi olarak bizim üstümüze görev düştüğünü biliyoruz ve üzerimize düşen görevi de yapmaya hazırız. Yeter ki Eskişehir Taşı, dünyadaki önemine uygun bir yer alsın. Bütün Eskişehir, her alanda bunu değerlendirsin” dedi. 

'LÜLETAŞININ KORUNMASI İÇİN BİRİNCİ ŞART TERMİK SANTRAL YAPTIRMAMAK'Panelistleri dinlerken lületaşının 24 saat yaşadığı duygusuna kapıldığını anlatan Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “O zaman bunu hep birlikte gerçekleştirmeliyiz. Bunun birinci şartı oraya termik santral yaptırmamak. Bunu başarabilirsek lületaşını dünyaya daha güçlü bir şekilde pazarlayabiliriz. Orada geçmişten beri geleneksel olarak yapılan bu madenciliğin tıpkı lületaşı el sanatları gibi devlet tarafından korunması gerektiğini anlamış bulunuyoruz. Bu doğrultuda bir mücadele yapılmalı. Jeoloji Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hüseyin Alan’ında dediği gibi bir kooperatifleşme gerekiyor. Ancak Türkiye’de kooperatifleşmeler kötü örneklerden gidilerek reddediliyor. Farklı bir örgütlenme gerekiyor. Biz, sivil örgütlerine önem veren bir yerel yönetim olarak, kent konseylerimizin de öncülünde buna bir formül üretmeliyiz. Kooperatif mi, şirket mi, dernek mi, vakıf mı olur? Bunu gerçekleştirmeliyiz. En kısa zamanda bu işin eğitimi ile ilgili ciddi adımlar atmalıyız. Ben belediye başkanı olduğum zaman iki üniversiteye de, aktif iş birliği içinde olmak istiyoruz diye yazı yazmıştım.  Maalesef şimdiye kadar olamadık. 4 yılda sadece Can Ayday Hocamız, bir öğrencisine Odunpazarı’nın karbon haritasının çıkarılması ile ilgili ödev verdi. Biz onu Odunpazarı Belediyesi olarak destekledik. Şimdi anlıyorum ki Can Ayday gibi hocalarımız, gerek lületaşı madeni gerek madenin işletmesi gerek sanata dönüştürülmesi ile ilgili tez ödevleri versinler. Daha sonra bunları bir araya getirip bir eğitim çabası içine girebiliriz. Bu tez ve bilimsel araştırmalar ile ilgili tüm masrafları Odunpazarı Belediyesi olarak karşılamayı taahhüt ediyoruz. Çalışsınlar ve oradan bulup Eskişehir Taşını beyaz altın haline dönüştürelim.”  

Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2018, 15:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner283

banner238