banner766

Eskişehir'de 'yeni adli yıl' törenle başladı

Eskişehir Barosu tarafından 2020-2021 adli yılının başlaması nedeniyle Eskişehir Adalet Sarayı önünde koronavirüs tedbirleri eşliğinde tören düzenlendi. Koronavirüsün gölgesinde başlayan yeni adli yılın açılış töreninde konuşan Eskişehir Baro Başkanı Mustafa Elagöz, "Türk yargı sistemimiz kadrolaşmadan dolayı her geçen gün kan kaybetmekte, adil olmayan kararlarla toplumun adalete olan güveni yok olmaktadır" dedi.

Güncel 01.09.2020, 13:53 02.09.2020, 20:30
Eskişehir'de 'yeni adli yıl' törenle başladı

Yeni adli yılın açılış töreninde konuşan Eskişehir Baro Başkanı Mustafa Elagöz, "Türk yargı sistemimiz kadrolaşmadan dolayı her geçen gün kan kaybetmekte, adil olmayan kararlarla toplumun adalete olan güveni yok olmaktadır" dedi. 

Elagöz, "Devleti devlet yapan, güçlü kurum ve kuruluşlarıdır. Devlet, bireyler üzerinde değil, kurumlar üzerinde yükselir. Bir devlette güçlü olması gereken kurumların başında da Yargı kurumu gelmektedir. Güçlü ve bağımsız yargı , demokrasilerde özgürlüğün  güvencesi, kişi hak ve hürriyetlerinin, hak arama özgürlüğünün teminatıdır.  Siyasal iktidar ve farklı baskı gruplarının etkisinde kalmayan, ideolojik kaygı taşımayan yargı, kuvvetler ayrılığının yaşamsal dayanağıdır. Bağımsızlığı olmayan bir yargı, süreç içerisinde siyasallaşacağı gibi tarafsızlığını da yitirecektir. Ancak ülkemizde Yargı, malesef yürütmenin bir organı olarak görülmeye çalışılmakta, yürütmenin emir ve talimatlarına uygun şekilde davranmaya zorlanmaktadır. Yürütme, bu anlayışından derhal vazgeçmelidir. Sorun sadece yürütmede mi? Yürütmenin bu emellerine çanak tutanlar da bundan sorumludurlar. 2016 yılından bu yana Adli yıl açılış törenleri Yürütmenin merkezi Cumhurbaşkanlığı külliyesinde yapılmaktadır. Geçen yıl krize dönen bu durum, maalesef bu sene de tekrar edilmektedir" diye konuştu. 

"Hakim ve savcılarımız ciddi baskı altındadırlar"

Elagöz, "2017 anayasa değişikliği ile HSYK, HSK olmuştur. Yapılan Anayasa değişikliği ile Hakim ve savcıların tayin, terfi, disiplin ve özlük işleri ile ilgilenen HSK’nın fiilen tüm üyelerinin, yürütmenin başı tarafından atanması, yargının yürütme erkinin emrine sokulmasına sebebiyet vermiştir. Hakim ve savcılarımız ciddi baskı altındadırlar. Bu baskının derhal kalkması ve yargının bağımsız bırakılması gereklidir. Yargı bağımsızlığından kastımız, sorumsuz bir yargılama düzeni değil, sorumluluk bilinci ile, kendi içinde denetlenebilir, kanunlara ve vicdanlara uygun kararların verildiği bir yargı düzeninin varlığıdır.  Getirilen sistemle yürütmenin istemediği kararları veren hakimler ya görevden alınmakta, ya tenzili rütbeye tabi tutulmakta yada istemediği tayinlere mahkum edilmektedir. Böyle bir ortamda yargı bağımsızlığından bahsetmek abesle iştigaldir" dedi. 

"Türk yargı sistemi kan kaybediyor"

Elagöz, şöyle devam etti;

"Türk yargı sistemimiz kadrolaşmadan  dolayı her geçen gün kan kaybetmekte, adil olmayan kararlarla toplumun adalete olan güveni yok olmaktadır. Yeterli donanıma sahip olmayan, iktidar partisinin teşkilat görevlilerinin hakim ve savcı yapıldığı bir ülkede kimse bize yargının tarafsız ve bağımsız olduğundan bahsetmesin. Ülkemizde adalete olan güveni kalmayan yurttaş, artık yazılı, görsel ve sosyal medyayı bir baskı aracı olarak kullanarak adalet aramaya başlamıştır. Ülkemizde toplumsal baskı oluşturulmadan artık sağlıklı bir karar almak imkansız hale gelmiştir. Bu durum biz hukukçular için kabul edilemez bir durumdur. Sosyal medyanın artık bir baskı aracı olarak kullanıldığı bir ortam, ülkemizdeki adaletin ne noktaya geldiğinin açık delilidir. Adalet toplumsal baskı ile değil, hak ve hukuktan sapmayan, özgür düşünebilen ve kendisini baskı altında hissetmeyen liyakatli yargıçlar eliyle sağlanmalıdır. Ancak savunduğumuz bu idealler gerçekleşemediği için toplum da kendisine göre haklıdır. Liyakatın yerini sadakatin aldığı bir sistemde kimsenin hukuk güvenliği olmaz, olamaz. Böyle bir sistemde adil yargılanma ve doğru mahkeme kararları çıkması beklenemez. Yargının iyileştirilmesi ve yargılama süreçlerinin hızlandırılması amacıyla uygulamaya konulan her yeni düzenleme yargı sistemini hızlandırmak yerine yargıyı daha da yavaşlatmaktadır.  Bölge Adliye Mahkemelerinin yeniden kurulması, arabuluculuk ve uzlaştırma gibi kurumların yargı hayatına sokulması, geldiğimiz nokta itibariyle bırakın yargılamaların hızlanmasını, her geçen gün yargılamaları uzatan ve vatandaşın hak araması için daha fazla maliyetlere katlanmasına sebep olan bir sistem haline gelmiştir. Tüm itirazlarımıza rağmen,her şehre kadrosu olmayan hukuk fakültelerinin açılması, kontejyan sınırlamasının istediğimiz seviyeye bir türlü çekilmemesi, niteliksiz hukuk fakültesi eğitimi sonucu mezun edilen binlerce genç hukukçu maalesef meslek yaşamlarında bin türlü sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. Avukatlık sınavının 2020 yılı için uygulanması talebimiz oy kaygısı ile 2024 yılından itibaren uygulanmaya başlayacaktır. Bu süreçte 80.000 hukuk fakültesi mezunu daha aramıza katılacaktır.  Baroları kendi ideolojisine göre şekillendiremeyen siyasal iktidar, dünyada örneği olmayan  çoklu baro sistemini getirerek baroları bölme ve baroları siyasetin tam da göbeğine koyma girişimini, tüm mücadelemize rağmen maalesef yasalaştırmıştır. Hem de bu yasa  15 Temmuz günü onaylanmıştır. Getirdikleri düzenleme ile baroların siyasetten uzaklaştırılacağını, baroların meslek sorunlarına odaklanmasını sağlayacaklarını belirten iktidar mensupları meslek sorunlarımızın temel kaynağının kendileri olduğunu görmezden gelerek, baroları tam da siyasetin aracı haline getirmeyi amaçlamıştır. Barolar hiçbir siyasi partinin arka bahçesi değildir ve olamaz. Siyasilerden emir ve talimat alarak baro kurmaya kalkanlar, cübbelerine düğme dikenler, Cumhuriyetin avukatları, aydınlanma devriminin avukatları olan bizler cübbelerimize düğme dikmeyeceğiz. Her daim hakkı ve hukuku savunmaya, kimseden emir ve talimat almamaya, meslek onurumuzu korumaya ve  doğruları söylemeye, onurlu ve dik  duruşumuzdan ödün vermeden görevimizi yapmaya devam edeceğimizi  buradan bir kez daha haykırıyoruz"

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 01 Ekim 2020
İmsak 05:23
Güneş 06:46
Öğle 12:53
İkindi 16:12
Akşam 18:50
Yatsı 20:07
Günün Anketi Tümü
Sizce Eskişehir halkı koronavirüse karşı bilinçlendi mi?
Sizce Eskişehir halkı koronavirüse karşı bilinçlendi mi?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@