banner848

banner766

Eskişehir'den 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajları

Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasının ardından ilan edilen 30 Ağustos Zafer Bayramı 98 yaşında. Eskişehir'in bürokratları, siyasileri ve STK temsilcileri kutlama mesajı yayımlıyor. O mesajları sizler için derledik.

Güncel 29.08.2020, 13:19 30.08.2020, 13:14
Eskişehir'den 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajları

30 Ağustos Zafer Bayramı, 98. yıl dönümü tüm yurtta minnetle anılıyor. Eskişehir'in bürokratları, siyasileri ve STK temsilcileri kutlama mesajı yayımlıyor. O mesajları sizler için derledik.

 ESKİŞEHİR VALİSİ EROL AYYILDIZ 

"1922 yılı 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan ve Kurtuluş Savaşı’mızı kahramanlıkla taçlandıran Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 98’inci yıl dönümünü milletçe birlik ve beraberlik içerisinde, büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz.

Milletimiz için tarihin akışını değiştiren, bunun yanında büyük bir kahramanlık destanı hâline gelen ve bugün bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir ülke konumunda olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bu zaferi, gurur ve coşku ile yaşamamızı sağlayan Büyük Önder Atatürk’ü ve kahraman silah arkadaşlarını ve binlerce isimsiz kahramanı sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz.

19 Mayıs 1919’da Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan Kurtuluş Savaşı ve millî mücadele süreci; Türk Milleti’nin kadını-erkeği, yaşlısı-genciyle bir bütün olarak hareket etmesi ve kahraman Türk askerinin cesaret ve fedakârlığı sayesinde 30 Ağustos 1922’de büyük zaferle sonuçlanmıştır.

Türk Milleti kazanılan bu zafer ile tüm dünyaya, insanca yaşamanın ancak hür, bağımsız ve egemen bir devlet olmakla gerçekleşebileceğinin en güzel örneğini vermiş ve bu uğurda her türlü özveride bulunmaya daima hazır olduğunu bir kez daha göstermiştir. Milletimizin sergilediği bu özverili ve kahramanca yaklaşım, esaret ve zulüm altındaki milletlere de emsal teşkil etmiş ve onlarda hayranlık uyandırmıştır.

Bütün yokluklara, imkânsızlıklara rağmen yüreği vatan sevgisi ve imanla dolu ordumuzun, Türk Milleti ile kenetlenerek gösterdiği büyük kahramanlıkların ve şanlı mücadelenin sonucunda elde edilen büyük bir zaferdir.

30 Ağustos Zaferi aynı zamanda milletimizin sarsılmaz azminin, sahip olduğu üstün iradenin, vatan ve millet sevgisinin, eşsiz kahramanlığının, güçlü birlik ve beraberliğin de unutulmaz sembolüdür.

Ecdadımızın canları pahasına vermiş olduğu bu şanlı mücadele; sadece tarihimizin önemli bir dönüm noktası değil, aynı zamanda daha güçlü yarınlara yürüyüşümüzde bizlere ilham kaynağı olmaya devam edecek şaşmaz bir rehberdir.

15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi örneğinde olduğu gibi millî birlik ve beraberliğimizi bozarak ülkemizde kaos ortamı yaratmak ve nihayetinde de ülkemizi bölmek isteyen karanlık güçler iyi bilmeliler ki, devletimiz kendisi üzerinde oynanmak istenen tüm kirli plânlara asla prim vermeyecektir. Dünya durdukça Türk Milleti var olacaktır; varlığından, millî ve manevî değerlerinden, insanlığa ve barışa hizmetten asla taviz vermeyecektir.

Büyük bir coşkuyla kutladığımız 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle başta büyük komutan Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyor, Eskişehirli hemşehrilerimin ve Aziz Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum."

 ESKİŞEHİR MİLLETVEKİLİ PROF. DR. EMİNE NUR GÜNAY 

"Türk Ordusunun işgalci güçleri Anadolu’dan temizlemek için 26 Ağustos’ta Afyon’da Büyük Taaruzu başlatmış ve Dumlupınar’da Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün kontrolünde düşmanları bu topraklardan temizlediği şanlı zaferdir.

Türk Milleti hiçbir zaman kendine esareti reva görmediği gibi istikbali için ne pahasına olursa olsun her daim tüm dünyaya zaferleri ile ispat etmiş bir millettir. Bugün ise Millet olarak şanlı tarihimizin önemli günlerinden biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 98. yıldönümünü kutluyoruz. Milletimize bu zaferi armağan eden Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kahraman ordumuzun tüm askerlerini de rahmetle ve minnetle yâd ediyorum.

Bugün de yeni zaferlerin ve yeni başlangıçların eşiğinde bulunduğumuza inanıyorum. Topraklarımız, Mavi Vatanımız üzerinde senaryo üretenlere yüzyıl önceki akıbetlerini hatırlatmakta yarar var. Yokluk, yoksulluk içinde kutsal değerleri için kanı ve canı ile verilen milli mücadeleyi tekrar hatırlatmakta yarar var. Bu millet için vatan ve bayrağın ne ifade ettiğini unutanlara tekrar hatırlatmakta yarar var. Kirli ittifaklara bu milletin Kurtuluş Savaşı ile nasıl cevap verdiğini tekrar hatırlatmakta yarar var. Bu ülkenin yetiştirdiği başkomutanların iradesi ve vizyonunu tekrar hatırlatmakta yarar var. ‘Ya İstiklal Ya

Ölüm’ sözüne inanmış ve adanmış bir milletin iradesini hatırlatmakta yarar var. Anlaşılan her yüzyılda bir ders vermeye gerek var.

Büyük Zafer’den aldığımız güçle, Türkiye’yi daima daha aydınlık, daha müreffeh bir geleceğe taşımak için mücadelemizi sürdüreceğiz. İstiklal ve istikbalimizi ebediyyen yaşatacağız.

Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun"

 ESKİŞEHİR MİLLETVEKİLİ UTKU ÇAKIRÖZER 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 98’inci yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Çakırözer, yayımladığı mesajında, “Bağımsızlık ve özgürlüğümüzün simgesi 30 Ağustos Zaferimizi Atamızın izinde büyük coşku, gurur ve onurla kutlayacağız” dedi. 

30 Ağustos'un yokluk içindeki bir ulusun Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde tam bağımsızlık hedefiyle ayağa kalktığı gün olduğuna dikkat çeken Çakırözer’in mesajı şöyle:

“30 Ağustos Zaferi, bir ulusun küllerinden yeniden doğmasının onurlu bir göstergesidir. Türkiye Cumhuriyeti toprakları içinde yaşayan, ülkesini seven herkes çok iyi bilir ki 30 Ağustos bu toprakların korunması için kahramanların canlarını siper ettiği milli bir gurur ve zaferin adıdır. 

Bu zafer sadece Türk ulusunun değil, tüm mazlum milletlerin özgürlüğe, kurtuluşa, başı dik ve onurlu yaşama dönük kararlılığının simgesidir. Yürekleri vatan aşkıyla dolu Anadolu'nun kadın erkek, genç yaşlı tüm evlatlarının tam 98 yıl önce yaktığı bu meşale, bugün vatanın dört bir yanında aydınlanmaya devam edecektir.

Onun için ki 83 milyon Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde ulusal Kurtuluş Savaşımızın zaferle taçlandığı gün olan 30 Ağustos’u virüse karşı tüm önlemlerimizi de alarak büyük bir gurur, onur ve coşkuyla kutlayacağız.

Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu büyük zaferi bize armağan eden kurtuluş ve istiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, vatanı için canlarını bir saniye bile düşünmeden feda eden tüm aziz şehitlerimizi minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız hepimize kutlu olsun.”

 ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI PROF. DR. YILMAZ BÜYÜKERŞEN 

"Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak basmalarıyla başlayan Ulusal Bağımsızlık Savaşımızın son cephe muharebesi olan 30 Ağustos Büyük Taarruz ve Zafer Bayramımızın 98’nci yıl dönümündeyiz. Tüm Ulusumuza kutlu olsun! 

Bağımsızlık, Türk ulusunun ve halkının en önemli hasletlerinden biridir. Tarih boyunca da öyle olagelmiştir. Atatürk’ün, her bir karışı işgal edilmiş Türk yurdunu bu halde bırakması ve kaderine razı olması düşünülemezdi. 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz 30 Ağustos’ta düşman ordularının bozgunuyla sona ermiş ve 9 Eylül’de düşmanın İzmir’de denize dökülmesiyle işgale karşı verilen savaş fiilen bitirilmiştir.

30 Ağustos 1922, bu açıdan bakıldığında nihai zaferin adı, bir başka deyişle en büyük zaferin yaşandığı tarihtir. Önemi ve büyüklüğü asla azalmayacak, Türk Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti var olduğu sürece anılmaya ve kutlanmaya devam edecektir. Hiçbir gücün, Ulusal bayramlarımızı gölgelemeye, unutturmaya, önemsizmiş gibi göstermeye çalışmasına asla izin vermeyeceğiz. Bütün dünya bilmelidir ki, 30 Ağustos 1922 ruhu, hala Türk halkının içinde, yüreğinde ve aklındadır. Bunu kimsenin silmeye gücünün yetmeyeceğine olan inancım tamdır.

Bu vesileyle, 30 Ağustos Zafer Bayramının tüm ulusumuz için barış, adalet ve esenlik getirmesini temenni eder, bir kez daha herkese kutlu olmasını dilerim."

 ODUNPAZARI BELEDİYE BAŞKANI KAZIM KURT 

“26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz Meydan Muharebesi, Başkomutan Mustafa Kemal'in komutasında 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlandı. Büyük Taarruz Meydan Muharebesi, askeri bir zafer olmanın yanı sıra kayıtsız, şartsız milletin olacak egemenliğe aralanan bir dönüm noktasıdır. O gün; din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmadan bir araya gelen Türk halkı bağımsızlığımıza el uzatanlara gereken cevabı verdi. Bu nedenle de tüm cumhuriyetçilerin, demokratların, herkes için adalet ve huzur talep edenlerin; ülkemizin içinden geçtiği bu karanlık dönemde, ‘vazgeçtim’ deme lüksü yoktur. Tek adam rejimine karşı kararlılıkla ‘Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti’ ülküsünü savunacak ve kimsesizlerin kimsesi olan cumhuriyetimizi demokratikleştireceğiz. 

Tüm dünyada etkili olan Covid-19 (Koronavirüs) salgını ne yazık ki ülkemizde de etkisini sürdürüyor. Bu nedenle de ülkemizde yaşanan ekonomik kriz daha da derinleşti. Milletçe zor günler geçiriyoruz; vatandaşlarımızın alım gücü düştü, işçi ve memurun aldığı maaş ise gün be gün eriyor. Bu zor günleri, milletçe birlik ve beraberlik içinde atlatacağımıza inanıyorum. Yeter ki 98 yıl önce olduğu gibi bugün de el ele verelim ve güzel günlere olan umudumuzu kaybetmeyelim. 

Bu duygu ve düşüncelerle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlar, 30 Ağustos Zaferi’ni kazanan ve büyük dehasıyla ülkemizin geleceğine ışık tutan Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla anar, saygılarımı sunarım.”

 TEPEBAŞI BELEDİYE BAŞKANI AHMET ATAÇ 

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında Milli Mücadelenin kaderini değiştiren Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 tarihinde başladı ve 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kesin bir zafere ulaştı.

Bu zafer, 1. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros ve Sevr Antlaşmalarının getirdiği dayatmaları bertaraf ederek Lozan’a başımız dik gitmemizi sağladı.

30 Ağustos, Anadolu’yu işgal eden emperyalist güçler karşısında kazandığımız ve kesin zaferle taçlandırdığımız o büyük kurtuluşa giden yolu aralayan çok önemli bir dönemeçtir. Anadolu insanı bu büyük mücadeleyle Cumhuriyet’in tam bağımsızlık şiarının meşalesini de yakmış oldu.

Ulusumuz, kendisini var eden bu bağımsızlık mücadelesini hafızasında taze tutarak geleceğini sürdürebilir ve yolunu aydınlatabilir. Boyunduruğu kabul etmeyen Anadolu insanının “ümmet” olmaktan çıkıp “ulus” olmaya giden ve kendi kaderini tayin edebilme iradesini gösterdiği bu büyük Kurtuluş Mücadelesi, pek çok mazlum ulusa da esin kaynağı olmuştur.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın tarihsel sonuçlarını küçük gösterme, Türk toplumunun hafızasından silme yönündeki kimi çabalar, ulusumuzun kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’e olan saygısı, Cumhuriyet değerlerini yaşatma azmi ve bu uğurda canını vermekten çekinmeyen şehitlerimiz ile gazilerimizin aziz hatıralarına bağlılığı sayesinde bertaraf edilecektir.

Bu büyük zaferin 98. yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, ulusumuzun Zafer Bayramını kutluyorum."

 ESKİŞEHİR ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ BAŞKANI NADİR KÜPELİ 

“30 Ağustos Zaferi milletimizin bağımsızlık mücadelesindeki askeri başarılarının ötesinde, ulusumuzun hürriyetinden asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği önemli bir tarihtir. 

Kurtuluş Savaşı muharebelerindeki başarılı savunmamızla, asırlar boyunca hükmettiğimiz Anadolu topraklarının sahibi olduğumuzu bir kez daha tüm dünyaya gösterdik. Ecdadımız o dönemdeki tüm yokluklara ve imkansızlıklara rağmen birbiriyle kenetlenerek, İstiklal Mücadelesi verdiği her cephede onurlu bir direniş ve büyük kahramanlıklar gösterdi. 

Türk Ordusunun işgalci güçleri Anadolu’dan temizlemek için 26 Ağustos’ta Afyon’da Büyük Taarruzu başlatmış ve Dumlupınar’da Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün kontrolünde düşmanları bu topraklardan temizlemiştir. Ülkemiz için 30 Ağustos Zafer Bayramı, milletimizin kendi kaderini birlik, beraberlik ve vatan sevgisiyle tayin ettiği önemli bir gündür. 

Milletimiz asırlar boyunca saygı, sevgi ve hoşgörü iklimi içinde devam ettirdiği yaşama kültürüyle tüm dünyaya örnek bir karaktere sahip olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti; tarih boyunca her badireyi barış, kardeşlik ve birlik ve beraberlik ruhu ile aşmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine zarar vermek isteyenler, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da hüsrana uğramaya mahkumdur. 

30 Ağustos Zafer Bayramı vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle ve minnetle anıyor, aziz milletimizin bayramını en içten duygularımla kutluyorum.”

 ESKİŞEHİR TİCARET ODASI BAŞKANI METİN GÜLER 

"Türk milleti olarak, Büyük Taarruz Zaferimizin 98. Yıldönümü’nü kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında, şehitlerimizin canı ve kanıyla yazılan bu zafer aziz milletimin geleceğini de belirlemiştir. 

Dünya üzerinde emsali olmayan ve her milletin saygı duyduğu bu zafer, düşman işgalinden kurtulmamıza ve cumhuriyetimizin kurulmasına vesile olmuştur. 

Yediden yetmişe, birlik ve beraberlikle, vatanın her karış toprağını savunan bir milletin evlatları olarak bizlere düşen sorumluluk daha çok çalışmak ve üretmek, ülkemizi ve şehrimizi daha müreffeh bir hale getirmektir. 

Eskişehir Ticaret Odası olarak biz ülkemizin ve Eskişehir’imizin büyümesi ve gelişmesi için gayret göstermeye, bu yolda mücadele etmeye devam edeceğiz. 

Bu duygu ve düşüncelerle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı gururla kutluyor; Cumhuriyetimizin Kurucusu, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi şükran ve minnetle anıyoruz."

 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. FUAT ERDAL 

Rektör Erdal, yayımladığı mesajında milletin, yokluklara ve yoksulluklara rağmen azim ve kararlılıkla, adım adım büyüyen bir zafer inşa ettiğini belirterek, "30 Ağustos 1922, 19 Mayıs 1919 yılında yakılan meşalenin aydınlığının tüm yurdu kapladığı tarihtir. 30 Ağustos, tarihinin hiçbir döneminde esareti kabul etmeyen yüce milletimizin, varlığını hedef alan işgalcilere karşı, istiklal ve istikbali için, inançla, fedakarca, birlik ve beraberlik ruhuyla tek yürek, tek millet halinde verdiği eşi benzerine az rastlanır destansı mücadelenin adı olmuştur. 26 Ağustos 1922 yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında başlatılan Büyük Taarruz, 30 Ağustos zaferiyle taçlanmış ve her şey bitti diye düşünülürken kahraman milletimiz, yokluklara ve yoksulluklara rağmen azim ve kararlılıkla, adım adım büyüyen bir zafer inşa etmiştir. Bu zaferle milletimiz canından aziz bildiği toprakları vatana dönüştürmüş ve bağımsızlık ruhuyla ortaya konan görkemli direniş büyük bir dirilişi ve şahlanışı doğurmuştur. Söz konusu diriliş ve şahlanış, zulme uğrayan bütün milletler için, şartlar ne olursa olsun her daim bir umudun var olmasının simgesine dönüşmüştür. Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan 30 Ağustos Zaferi’ni, bundan tam 98 yıl önce bizlere armağan eden Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ü ve İstiklal Savaşı’nın kahraman gazi ve şehitlerini rahmet, minnet ve şükranla anıyor; tüm halkımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.

 ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. KEMAL ŞENOCAK 

"30 Ağustos 1922 tarihi, Türk milletinin tarihinin en uzun ve en karanlık gecesinin ardından Kocatepe’de söken şafaktır. Nitekim Başkomutan Gazi Mustafa Kemal de o günleri, “Kat’iyyetle hükmettik ki, Türk’ün hakikî halâs güneşi 30 Ağustos sabahı ufuktan bütün şa’şaasiyle tulû edecekti.” sözleri ile anacaktır. 30 Ağustos, işgalci postalları altında ezilen Anadolu topraklarının Türk milletinin öz yurdu olduğunun dokuz asır sonra bir kez daha tüm cihana ilanıdır. 1071 yılında Malazgirt’te kendisinden kat be kat üstün bir düşmana karşı zafer kazanan, Anadolu’yu yurt edinen Sultan Alparslan’ın yerinde bu kez, en bedbaht günlerinde dahi milletinin boynunu eğmesine müsaade etmeyen ve Anadolu’daki köklerimizi güçlendiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardır. 

Kahramanlıklar ve fedakarlıklarla dolu kurtuluş destanımız bize yalnızca kutsal vatan toprağını emanet etmekle kalmamış, bizlere okuyup idrak etmemiz gereken nice ibretler de bırakmıştır. Güçlü bir iradenin ve vatan sevgisinin karşısında hiçbir gücün duramayacağı gerçeği bunların başında gelir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir milletin ruhu zaptolunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça, o millete hâkim olmanın imkânı yoktur.” sözleri en umutsuz anlarda bizlere güç verecektir. 

Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu zaferi bize armağan eden Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını ve istiklal uğruna canını feda eden şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Milletimizin şanlı zaferi ve 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun"

 ÇİFTELER BELEDİYE BAŞKANI KADİR BIYIK 

30 Ağustos Zafer Bayramı; Aziz Türk Milletimizin Milli Birlik ve Beraberliğinin, Bağımsızlığımızın tüm dünyaya haykırıldığı şeref dolu bir zaferin adıdır. 

Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi ile elde edilen başarı ile Zafer Bayramının nişanesi olarak ilk kez 1924'te Dumlupınar'da Çal Köyü yakınlarında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK' ün katıldığı bir törenle Başkumandan Zaferi adıyla kutlanmıştır. Başkumandan Zaferi 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır. 

30 Ağustos 1922 tarihinde Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün önderliğinde Türk Ordumuz işgalci güçleri Anadolu’dan geri püskürtmüş şanlı ve şerefli bir zafer kazanmıştır. Türk Milleti Kurtuluş Savaşı mücadelesinde kadın, çocuk, yaşlı demeden düşmanın karşısında durmuş, şanlı ordumuzun yanında yer almıştır.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK' ün “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözü şüphesiz bunun en güzel örneğidir.

Ecdadımızla ne kadar gurur duysak ne kadar övünsek azdır. Ruh aynı ruhtur değişmez!

Sultan Alp Arslan, 26 Ağustos 1071'de Anadolu'yu TÜRK yurdu yaptı. Mustafa Kemal Atatürk, 26 Ağustos 1922'de TÜRK yurdunu işgalden kurtardı. Ecdadımız kurtuluş savaşı mücadelesini, zaferini tarihe altın harflerle yazdırdı. 

Türk tarihinin her döneminde vatanımızı yok etmek isteyenler olmuştur, olmaya da devam etmektedir. Bizler ecdadımızın torunları olarak her zaman uyanık olmalı, okumalı, araştırmalı ve vatanımıza sahip çıkmalıyız.

Başta Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere vatanımızın bağımsızlığı için savaşıp can veren bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet dileyerek, Gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun. 

Ne Mutlu Türküm Diyene! "

 AK PARTİ ESKİŞEHİR İL BAŞKANI ZİHNİ ÇALIŞKAN 

“Şanlı tarihimizin en onurlu sayfalarından biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 98. yıldönümünde tüm vatandaşlarımızın bu özel gününü gönülden kutluyorum.

Aziz milletimiz tarih boyunca birçok zafere ve mücadeleye imza atmış, hiç bir dayatma ve sömürüyü kabul etmeden her şart ve durumda şerefli duruşunu muhafaza etmiştir. 

30 Ağustos tarihi milli birlik ve beraberliğimizin, nesilden nesile aktarılan mücadele ruhunun ve eşsiz kurtuluş destanının adıdır. Milletimizin feraseti sayesinde Malazgirt'teki ruhu her daim yaşatarak Büyük ve Güçlü Türkiye için yeni zaferlerin kazanıldığına hep birlikte şahitlik ediyoruz.

Kurtuluş ve bağımsızlık mücalemizi büyük bir zaferle taçlandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve milletimizin bekası için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. 

98 yıl önce ortaya konan azim, irade ve kararlılığın her zaman canlı kalacağına inancım sonsuz. 30 Ağustos, en zor şartlarda bile milletimizin esaret altına alınamayacağının tarihi bir ispatıdır. Yine aziz milletimiz aynı ruhla 15 Temmuz günü benzeri görülmemiş bir birlik ve beraberlik sergilemiştir. İstikbal ve istiklal mücadelemiz 2023 hedeflerimiz doğrultusunda geleceğimize yön verecek bir inançla her dönem ve her şartta devam edecektir.

Bu vesile ile başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere İstiklal Savaşımızın tüm kahramanlarını minnet ve şükranla anıyor, tüm milletimiz ve hemşehrilerimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutluyorum.”

 CHP ESKİŞEHİR İL BAŞKANI RECEP TAŞEL 

"98 yıl önce bugün, toprakları işgal edilmiş, sefalet ve çaresizlik içinde yaşayan bir halkın, Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde, Emperyalist işgale karşı, tam bağımsızlık adına yarattığı destansı bir direnişin ve zaferin adıdır 30 Ağustos. 

26 Ağustos 1922 tarihinde sabaha karşı Afyon Kocatepe’den komutanların ATEŞ emri ile birlikte ilk top atışıyla başlayan Büyük Taarruz, ordumuzun süvari birliklerinin kovaladığı, Emperyalist devletler tarafından desteklenen işgalci yunan ordusunu İzmir’de 9 Eylül 1922 tarihinde denize dökmesi ile son bulmuştur. 

Büyük Taarruzun 4. Günü, Dumlupınar’da bizzat Gazi Mustafa Kemal’in yönettiği Başkomutanlık Meydan Muhaberesi, işgalci yunan ordusunu bozguna uğratarak büyük bir Zafer ile sonuçlanmıştır.     

Dünyada da saygıyla karşılanan, büyük bir övgüyle bahsedilen bu zafer, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin yaratıcısı, tutkalı olurken, aynı kaderi paylaşan başı dik onuruyla yaşamak isteyen mazlum tüm ulusların da umudu olmuştur.

Bu büyük Zafer, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yol göstericilinde müthiş bir askeri başarı olmasının yanında, dil, din, ırk ve inanç ayrımı gözetmeden, omuz omuza mücadele eden bir halka onurunu ve bağımsızlığını tekrar kazandırmıştır.

Cumhuriyetimizin en temel taşının örüldüğü bu kahramanlık destanı ve millet olma duygusunun pekiştiği 30 Ağustos Zaferi, ulusumuz için en kıvanç verici tarihlerin başında gelir.

Milli mücadeleyi kazanan Türk Milleti, Osmanlı yönetiminin imzaladığı Türk Milletini kendi ülkesinde vatansız ve esir kılan Sevr Anlaşmasını yırtıp çöpe atmıştır. Onun yerine, milli sınırlarda bağımsız Türk Devletini öngören Lozan Antlaşmasını itilaf ve dünya devletlerine kabul ettirmiştir.

Gazi Mustafa Kemal, sadece Türkiye Cumhuriyetini kurmakla kalmayıp, Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle yaptığı inkılaplarla ülkemizi çağdaş bir ülke haline getirmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, önderimiz ve kurucumuz Atatürk’ün emaneti olan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni bize gösterdiği istikamet doğrultusunda muasır medeniyetlerin daha ilerisine taşımak için mücadele içinde olacağız.

Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramını en içten dileklerimizle kutluyoruz. 

Ülkemizin sosyal ve ekonomik olarak zor günlerden geçtiği bu dönemde, milletimizin içi rahat olsun. Cumhuriyet Halk Partisi olarak tam bir Kuvayi Milliye ruhuyla her soruna çözüm üretecek liyakatlı kadrolarımız ile ülkeyi yönetmeye ve halkın iktidarını kurmaya talibiz.

Cumhuriyet değerlerine sımsıkı bağlı kalarak, özgürlük, eşitlik içinde, barış ve kardeşlik duygusunu geliştirerek, Cumhuriyeti çoğulcu bir demokrasi ile taçlandırmaya, adaletli bir geleceğe hazırlamaya hazırız. 

Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, kurucu liderimiz, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi; ‘yurtta sulh, cihanda sulh’ derken;

Cumhuriyetin tüm değerlerine canımız pahasına kararlı bir şekilde sahip çıkacak iflah olmaz birer Cumhuriyet’ciyiz. 

Halkını, eşit yurttaşlık temelinde dil, din, ırk, mezhep, kılık, kıyafet, yaşam tarzı olarak ayırmayan, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak kabul eden, hiç bir ayrım gözetmeden, halkının çıkarlarını savunan ve halkı için çalışan, üreten halkçılarız. 

Tüm inançlara saygı duyarız, herkesin inanç ve ibadet özgürlüğünü savunuruz ve laikliği yaşam felsefesi olarak gören, gücünü bilim ve aydınlanmadan alan  laikleriz.

Vatanımızı ve milletimizi seven, vatanın bölünmez bütünlüğünden yana tavır alan, tam bağımsızlık ülküsüne sahip gerçek milliyetçileriz.

Merkezine insanı koyan, ‘devleti için var olan yurttaş’ anlayışı yerine, eşit yurttaşlık temelinde Sosyal Devleti amaçlayan ‘Yurttaşı için var olan devlet’ anlayışını benimseyen devletçileriz.

Ve Devrimciyiz, dogmalara hurafelere değil bilime inanırız. Bilimin yol gösterdiği doğrultuda her türlü gelişmelere açığız.  

Göklerde dalgalanan şanlı bayrağız, Hak, Hukuk, Adaletiz.

Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, Zaferimiz tekrar kutlu olsun."

 SAADET PARTİSİ ESKİŞEHİR İL BAŞKANI FESİH BİNGÖL 

Birinci dünya savaşı akabinde yaşanan talihsiz sonuç ne yazık ki Anadolu'nun düşman işgaline uğramasına sebep olmuştur. Kalbi vatan sevgisi ile dolu olan milletimiz el ele vermiş bu zor günleri atlatmayı başarmıştır. İnanıyoruz ki kurtuluş savaşımızın bize verdiği en önemli ders budur. Milletçe birlik olursak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur.

30 ağustos teslimiyetin değil direnişin zaferidir. Milletimiz canını dişine takarak haçlı ordularını mağlup ederek onlara tarihi bir ders verdi. İnancı, namusu ve vatanı uğruna canlarını veren aziz şehitlerimiz bize bu güzel toprakları emanet ettiler.

30 ağustos zaferi bizim birlik ve beraberliğimiz simgesidir. Emperyalist güçler dün olduğu gibi bugün yine azgın emelleri peşinde koşmaktadırlar. Çeşitli entrikalarla ülkemizi parçalamak milletimizi birbirine düşürmek sonuçta köle haline getirmek istiyorlar.

Kısaca 1920'lerde yapamadıklarını bugün siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Saadet Partisi olarak yapmış olduğumuz siyasi mücadele ülkemizi siyasi ve ekonomik vesayet altına alıp sömürmek ve yumuşak lokma haline getirip yutmak isteyenlerin bu emellerini boşa çıkarmak içindir. Herkes hangi görüşte olursa olsun milletimizi birlik ve beraberliği için el ele vermek zorundadır. Bu duygu ve düşüncelerle tüm milletimizin ve Eskişehirli hemşehrilerimizin 30 Ağustos zafer bayramını kutlar başta zaferimizin mimarları siyah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmetle anıyorum.

 BBP ESKİŞEHİR İL BAŞKANI ŞABAN BOZBAL 

 "Türk tarihi kahramanlıklarla doludur. Destanlar yaratan şehitlerimiz, gazilerimiz, ülkemizin ve milletimizin birer onur abideleridir. Dünya hayatında insanoğlunun sahip olduğu en kıymetli şey, hiç kuşkusuz onun hayatıdır, canıdır. Bu yüzden hayatın tereddütsüz bedel olarak verilmesinin dünyevi anlamda bir karşılığı olamaz ve kıymeti ölçülemez.

Bu güzel hasleti bir altın madalya olarak bağrında taşıyan milletimizin, yüce yaratıcının katında müstesna bir makama sahip olduğuna inandığım malul Gaziler Haftası'nı kutlar, şehitlerimizi ve vefat eden gazilerimize rahmet ve minnet duygularımı sunarım. 

Bugün, Anadolu'nun vatanımız olarak yeniden tescili olan Büyük Zafer'in Yıldönümünü, milletimizle, kardeşlerimizle beraber büyük bir gurur ve heyecanla kutluyoruz. Türkiye'de ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan milyonlarca vatandaşımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı gönülden tebrik ediyorum. 

1919'da zor şartlar ve yokluklar içerisinde yakılan istiklal meşalesi, Gazi Mustafa Kemal'in ve silah arkadaşlarının öncülüğünde 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesiyle zaferle taçlanmıştır. 30 Ağustos, ‘Ya istiklal ya izmihlal’ tercihiyle başbaşa bırakılan bir milletin, neleri başarabileceğinin, bağımsızlık ve onuru için neleri göze alabileceğinin en açık ispatıdır. 

Türk milleti, boyunduruk kabul etmeyeceğini, bağımsızlığını hiçbir şekilde terk etmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Dumlupınar'da aziz şehitlerimizin destansı mücadeleleri ve mübarek kanlarıyla tescil edilen iradeye bugün de sahibiz.  Bu duygu ve düşüncelerle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyor, bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum."

 ESKİŞEHİR BARO BAŞKANI MUSTAFA ELAGÖZ 

"1. Dünya savaşı sonrası işgal edilen Anadolu topraklarının yeniden bir Türk yurdu olarak kalmasını sağlayan ve bu uğurda çocuk, kadın, yaşlı demeden büyük bir vatan mücadelesi vererek düşmanı Anadolu topraklarından attığımız 30 Ağustos 1922 tarihi, üzerinde yaşadığımız Türk yurdu Anadolu’nun düşman işgalinden kurtuluş tarihidir.

Her ülkenin milli günleri büyük bir coşku içerisinde kutlanır. Milli günler; Milleti millet yapan ve bir arada tutan en önemli değerlerdir. Bu değerlere sahip çıkmak başta yöneticiler olmak üzere ülkede yaşayan tüm yurttaşların ortak görevidir. Bu önemli günleri değersizleştirmek, etkisizleştirmek ve anlamsızlaştırmak , yasaklayıcı bir anlayışla çocuklarımızın milli duygularla yetişmesinin ve geçmişine saygı duymasının önüne geçilmek istenmesi  asla ve asla kabul olunamaz.

İçinde yaşadığımız pandemi sürecinde önlemler alınması elbette kabul edilebilir bir durumdur. Ancak aynı pandemi sürecinde;  Ayasofya cami açılışında 350.000 kişinin namaza gelmesi (ki gelebilir), aynı gün İstanbul sokaklarında binlerce kişinin toplu halde tekbirlerle yürüyüş yapması, 15 Temmuz için bir hafta programlar yapılması (yapılabilir) , Malazgirt Zaferi kutlamalarının yapılıyor olması (yapılması güzel bir gelişmedir)  karşısında, Türkiye Cumhuriyetinin en önemli Zafer günü olan bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlayan 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına pandemi bahane edilerek İçişleri Bakanlığınca kısıtlama getirilmesine ilişkin tutum, bilinçli bir şekilde ülkemizde milli günlerimize ve Cumhuriyet kazanımlarımıza karşı bir tutum içerisinde hareket edildiğini ve milli günlerimizin etkisizleştirilmeye çalışıldığını göstermektedir. 

Bu kısıtlama kararını verenler unutmasınlar ki; Geçmişine saygı duymayan geleceği inşa edemez. 30 Ağustos Zaferi gerçekleşmesiydi ne Ayasofya’da namaz kılınırdı, ne bu kararı verenler o koltukları işgal edebilirdi, ne de Ahlat’ta Malazgirt Zaferi kutlanabilirdi. 

Her ne kısıtlama getirilirse getirilsin, bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun silah arkadaşlarına bir ömür boyu sevgi, saygı ve minnet duymamızın, Cumhuriyet değerlerine, milli günlerimize  ve tarihimize sahip çıkmamızın asla engellenemeyeceğini vurgulayarak, milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyorum..."

 TÜRKİYE KAMU SEN ESKİŞEHİR İL TEMSİLCİSİ HAYDAR URFALI 

"Başkomutan Mustafa Kemal’in Büyük Taarruz’u 26 Ağustos’ta başlatması asla bir tesadüf değildir; işte bu irade, Sultan Alparslan’ın “Size öyle bir vatan aldım ki; ebediyen sizin olacaktır” vasiyetini silinmemecesine tarihe kazımıştır. 

26 Ağustos 1071’de Malazgirt Zaferi ile birlikte Sultan Alparslan Anadolu’nun Türk yurdu olduğunu ilan etmiş, 851 yıl sonra ise Mustafa Kemal önderliğinde 30 Ağustos 1922 tarihinde Büyük Taarruz Zaferi ile bu toprakların ebedi Türk yurdu kalacağını yedi düvele gösterilmiştir.

30 Ağustos; 26 Ağustos 1071’de Malazgirt’le başlayan Türk hâkimiyetinin bir kez daha perçinlendiği ve Anadolu’nun kadim ve ebedi Türk yurdu olduğunun tescil edildiği gündür.  

30 Ağustos; Türk milletinin var oluş mücadelesinin zaferle taçlandığı gündür.  

30 Ağustos; “Bu topraklarda sınırlar kalemle değil kanla çizilir” diyen milli ruhun şaha kalktığı gündür.

30 Ağustos; Türk’e kefen giydirmeye azmetmiş Haçlı ordusunun geri püskürtüldüğü gündür. 

30 Ağustos; varlığını milletin varlığına adayanların, hürriyet mücadeleleri ile dünyanın mazlum milletlerine emsal olan serdengeçtilerin destanlaştığı gündür.

Biliyoruz; Anadolu’da yaşamanın bedeli var. Büyük Türk milleti, asırlardır emperyalizmin hedefindeki bu topraklara hükmediyor ve bedelini ödüyor. Bir yandan küresel işgalcilerin hevesleriyle mücadele ediyoruz, diğer yandan bitmek tükenmek bilmeyen ihanet odakları ve işbirlikçilerle uğraşıyoruz. Ve fakat Anadolu tarihi sıklıkla şahit olmuştur ki; bu topraklarda sayısız hain ve işbirlikçi yatmaktadır.

Tarih, yalnızca övünmek ve geçmişimizle gururlanmak için ders kitaplarına eklediğimiz kahramanlık destanları ya da savaş anıları değildir. Geçmişin hatalarından ders çıkarıp, yapılan yanlışları azaltıp doğruları çoğalttığımızda anlam ve değer kazanan, bir milletin acı, tatlı tecrübelerinin bütününe verilen isimdir tarih… Türk tarihi de sayısız kahramanlıkların yanında sayısız ibret ve dersleri de içeren adeta bir hayat kitabı, bu milletin Anadolu’da huzur ve barış içinde yaşayabilmesi için yol gösterici yegâne kaynaktır.

Tarihi, dönemin şartlarına göre değil de bugünkü şartlarla değerlendirerek bizlere özgürlüğümüzü ve bağımsız Devletimizi armağan etmiş kahraman ecdadımıza saldırarak; fikir ve düşünce farklılıklarını bir ayrışma unsuru haline getirip milletimizi kutuplaştırarak; adalet terazisinin ayarını bozarak; liyakati yok edip yandaş bir kesim yaratarak kişisel ve siyasi menfaat sağlama peşinde koşan tüm gruplar bu milletin sinesinden sökülüp atılmadıkça, Türk milleti bu topraklarda rahat yüzü görmeyecektir.  

Geçtiğimiz asırda milletlerin kaynaklarını sömürüp, kanla kurdukları sözde medeniyetleri ile mazlumlara hayatı dar eden emperyalistler, 21. yüzyılın kaynak paylaşımını ve yeni sömürü düzenini de bölge milletlerinin haklarını gasp ederek gerçekleştirmek arzusundadır. Bir asır önce atalarımızdan aldıkları dersle bu toprakları ardına dahi bakmadan terk eden milletler yine bir araya gelerek Türk milletine karşı birleşme çağrıları yapmaktadır. Türk milleti yaşanan son gelişmeler karşısında uyanık olmak, bütün ayrılıkları bir tarafa bırakarak saflarını sıklaştırmak, birliğini pekiştirmek zorundadır. 

Bütün bu saldırılar karşısında, büyük Türk tarihinin sayfalarını karıştırıp geçmişte yaşadıklarımızla bugün içinde bulunduğumuz durumu karşılaştırdığımızda, oyunun ve olayların birebir örtüştüğünü görürüz. Bu bakımdan geçmişimizin acı tecrübelerinden çıkardığımız dersleri hayata geçirmeli, Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği muasır medeniyet yolunda kararlı bir şekilde yürümeliyiz. 

Bu vatan, Türk milletinin kadim ve en son yurdudur. En meşru uluslararası haklarımızı gasp ederek karadan, havadan ve denizden kuşatıp, bizleri vatanımızda boğmak gibi bir hayale kapılanlar, 30 Ağustos 1922 tarihini akıllarından çıkarmamalıdır. Devletimiz bu coğrafyada yalnızca kendi haklarını değil bir asırdır kan kusturulan mazlumların da haklarını korumak ve kaynakların hukuka uygun biçimde adil bir şekilde dağıtılmasını sağlamak için her türlü mücadeleyi göze almıştır. Bundan 98 yıl önce imkânsızlıklar içinde, dünyanın tüm gelişmiş ülkelerini ve onların destekleyip üzerimize sürdüğü taşeron güçleri denize dökmemiz bugün Akdeniz’de Türk milletine parmak sallayan kendini bilmezlere ibret olmalıdır.   

Yüz akımız olan Türk tarihine bir bütün olarak bakıyor ve topyekün bizim olan her bir safhasını sahipleniyoruz. Herkes bilsin ki; binlerce yıllık köklü bir geçmişe sahip olan ruh, hala bu topraklarda yaşamaktadır. Anadolu topraklarında Selçuklu’yu kuran ve yaşatan irade, Osmanlı’yı kuran ve yaşatan irade ve nihayetinde Cumhuriyeti kuran ve yaşatan irade aynıdır.

Bizlere Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alparslan ve kahraman askerlerine; düşman postalları altında inim inim inleyen bir milleti ayağa kaldırıp küllerinden yeniden doğmasını sağlayan ve bugün üstünde gurur içinde ve özgürce yaşadığımız Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına; kanlarıyla bu toprakları bizler için cennet kılan gazi ve şehitlerimize minnettarız. Onların emanetlerini kutsal bilip canımız pahasına sahip çıkacağımıza dair söz veririz.

Bu vesile ile Türkiye Kamu-Sen olarak, bu toprakları hediye eden Sultan Alparslan’dan başlayıp, Anadolu’ya Türk mührünü vuran bütün vatan evlatlarına; yok olmak üzereyken bu millete iman ve inanç yükleyerek adeta küllerinden yeniden doğmasını sağlayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına; vatanı, milleti, ülkesi ve namusu için canlarını vermekten çekinmeyen tüm gazi ve şehitlerimize minnettarız. Ruhları şad, mekânları cennet olsun! 

Milli şeref nişanımız olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun"

 EĞİTİM-İŞ ESKİŞEHİR ŞUBE BAŞKANI HÜSEYİN YURTMAN 

"Milletimiz için en kutlu, en gurur verici ulusal bayramlardan biri daha ne yazık ki, tarihi Cumhuriyet karşıtı yalanlarla yeniden yazmaya çalışan bir anlayışın engelleme girişimlerine sahne olmaktadır.

Büyük usta Nazım Hikmet'in Atatürk'ü "Sarışın bir kurda benziyordu. Ve gözleri çakmak çakmaktı" diye tarif ettiği 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Savaşı sonucunda kazanılan 30 Ağustos Zaferi'ne yönelik kutlamalar, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle pandemi bahanesiyle haddinden fazla kısıtlanmış, adeta yasaklanmıştır.

Yani hükümete göre; Ayasofya'nın camileştirilmesi için düzenlenen binlerce kişinin dip dibe geldiği siyasi şovda, insan sağlığı değil küçük ekonomik çıkarlar gözetilerek açılan AVM'lerde, sırf yurt içi turizm baltalanmasın hesabıyla insanların doluşmasına izin verilen tatil beldelerinde, AKP'nin propaganda yıldönümüne dönüşen 15 Temmuz kutlamalarında risk teşkil etmeyen Korona virüsü, ne hikmetse 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda tehlike arz etmektedir.

Elbette kamuoyunun önde gelen bir demokratik kitle örgütü olan Eğitim-İş olarak biz, bu kısıtlamanın pandemi riskinden değil, Cumhuriyet alerjisinden kaynaklandığını biliyoruz. Bu kısıtlamaların, "Ben Cumhuriyet'e karşıyım" diyecek kadar dürüst ve cesur olmayan siyasal İslam'ın takiyye yöntemlerinden biri olduğunu anlıyoruz.

30 Ağustos alerjisine sahipler çünkü bu tarih, Sevr düşü peşinde koşanların emellerini hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceklerini gösteren bir zaferdir. Savaş alanında tarih yeniden yazılırken, Türk Ulusu'nun gelişip güçlenmesinin geçmişte olduğu gibi gelecekte de engellenemeyeceğinin en anlamlı mesajı verilmiştir.   

Bu alerjiye sahipler çünkü 30 Ağustos, bu topraklar üstünde yaşayan insanların tebadan millete dönüşmesinin en önemli basamaklarındandır.

Bu alerjiye sahipler çünkü, dünyadaki mazlum halklara ilham olan bu zaferi, meftun oldukları sömürge olma sevdalısı padişahları değil, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları kazanmıştır.

"Milli" kelimesini yerli yersiz kullanan hükümet yetkililerin, millileşmemizin tarihinden duydukları bu rahatsızlık, onların çelişkisini ve Cumhuriyet alerjisini göstermektedir. Vatanı sevmek, bulduğu her fırsatta bayrakla fotoğraf çektirmek değil; onun tarihine hakim olmak, o tarihle gurur duymak ve o tarihten aldığı ilhamla geleceği inşa için harekete geçmektir. Vatanı sevmek, 30 Ağustos'u bir gurur nişanesi olarak göğsünde taşımaktır. 

Eğitim-İş olarak Başöğretmen Atatürk'ün, önemini, "Her safhasıyla düşünülmüş, hazırlanmış, idare edilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekât Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihe bir kere daha geçiren muazzam bir eserdir. Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklâl düşüncesinin ölümsüz bir âbidesidir" sözleriyle anlattığı 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı, pandemi kurallarını ihlal etmeden kutlayacağımızı ilan ediyoruz. 

Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı en yürekten duygularımızla kutluyor, bu muazzam zaferi bu vefalı millete kazandıran tüm Cumhuriyet kahramanlarını saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz."

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 05:13
Güneş 06:37
Öğle 12:56
İkindi 16:23
Akşam 19:06
Yatsı 20:24
Günün Anketi Tümü
Sizce Eskişehir halkı koronavirüse karşı bilinçlendi mi?
Sizce Eskişehir halkı koronavirüse karşı bilinçlendi mi?

Gelişmelerden Haberdar Olun

@