Çelik, sürece katkı sunan siyasi aktörlere teşekkür ederken, kalıcı barışın yalnızca güvenlik politikalarıyla değil; adalet, hukuk, demokrasi, eğitim, istihdam ve ekonomik kalkınmayla mümkün olacağını söyledi.

Çelik, yasanın kabulü yönünde irade ortaya koyan Saadet Partisi milletvekillerine ve süreç boyunca Türkiye’nin huzuru ile toplumsal barışı için sorumluluk üstlenen Genel Başkan Mahmut Arıkan’a teşekkür etti.

Farklı siyasi partilerden “kabul” oyu veren milletvekillerinin yanı sıra sürecin olumlu sonuçlanması için gayret gösteren siyasi parti genel başkanlarına da teşekkürlerini iletti.

Sürecin yeni ve daha büyük bir sorumluluğun başlangıcı olduğunu vurgulayan Çelik, Saadet Partisi’nin yaklaşımını “Hayra motor, şerre fren olmak” sözleriyle ifade etti.

Süreçle ilgili kaygı taşıyan vatandaşların endişelerinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Çelik, soru işaretleri veya itirazları bulunan hiç kimsenin suçlanmaması gerektiğini söyledi.

Çelik, değerlendirmelerin söylentiler ve siyasi yorumlar üzerinden değil, yasanın gerçek hükümleri ile Türkiye’nin güvenliği açısından ortaya koyduğu imkân ve riskler üzerinden yapılmasının önemine dikkat çekti.

“Kalıcı barış yalnızca güvenlik politikalarıyla sağlanamaz”

Kalıcı barışın kapsamlı bir toplumsal dönüşümü gerektirdiğini ifade eden Çelik, “Adalet, hukuk, demokrasi, ekonomik kalkınma, istihdam, eğitim ve sosyal dayanışma da sürecin ayrılmaz parçalarıdır” dedi.

Hiçbir vatandaşın kendisini sürecin kaybedeni olarak görmemesi gerektiğini belirten Çelik, Türk, Kürt, Arap, Laz ve Çerkes vatandaşların yanı sıra Türkiye’nin doğusu ve batısıyla herkesin kendisini ülkenin eşit ve onurlu bir parçası olarak gördüğü bir Türkiye hedeflediklerini söyledi.

Çelik, barışın bir tarafın diğerine üstün gelmesi anlamına gelmediğini belirterek, “Asıl hedef kardeşliğin güçlenmesi ve Türkiye’nin tamamının kazanmasıdır” mesajını verdi.

“Bir evladımızın daha toprağa düşmemesi için bu imkânı değerlendirmeliyiz”

Geçmişte yaşanan acıların çocukların geleceğini belirlememesi gerektiğini dile getiren Çelik, “Bir evladımızın daha toprağa düşmemesi, annelerin bir daha evlat acısı yaşamaması, gençlerimizin silahların değil eğitimin ve üretimin peşinden gitmesi için önümüzdeki bu imkânı değerlendirmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Bu hedefe ulaşmanın yolunun düşmanlaştırmadan değil; istişare, sağduyu, samimi diyalog ve ortak akıldan geçtiğini belirten Çelik, Meclis’te ortaya çıkan iradenin daha geniş bir toplumsal mutabakata dönüştürülmesinin herkesin sorumluluğu olduğunu kaydetti.

“Türkiye yeni bir siyasi ve toplumsal dile ihtiyaç duyuyor”

Türkiye’nin yeni bir siyasi ve toplumsal dile ihtiyaç duyduğunu ifade eden Çelik, öfke yerine sükûneti, çatışma yerine diyaloğu, intikam yerine adaleti, ayrışma yerine kardeşliği, korku yerine güveni ve kutuplaşma yerine istişareyi öne çıkardı.

Saadet Partisi olarak bu anlayışın takipçisi olacaklarını belirten Çelik, amaçlarının herhangi bir siyasi partinin başarısı değil, Türkiye’nin başarısı olduğunu söyledi.

İktidar ve muhalefetin üzerinde milletin hakkını ve Türkiye’nin geleceğini gözetmeye devam edeceklerini ifade eden Çelik, doğru gördüklerini destekleyeceklerini, yanlış gördüklerini ise açıkça dile getireceklerini belirtti.

Çelik ayrıca Çerçeve Yasa ile birlikte Türkiye’nin çözmesi gereken sorunlara da dikkat çekerek, ekonomi, adalet, eğitim, tarım, genç işsizliği ve yoksulluk başta olmak üzere birçok alanda sorumluluk almaya devam edeceklerini söyledi.

Eskişehir İl Jandarma ile Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığına yeni atama
Eskişehir İl Jandarma ile Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığına yeni atama
İçeriği Görüntüle

Çelik, açıklamasının sonunda Çerçeve Yasa’nın Türkiye’ye, millete ve bütün halklara hayırlı olmasını dileyerek, süreçte sorumluluk üstlenen tüm siyasi aktörlere teşekkür etti.