Aynı gün Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl'ün babasının da vefat ettiğini hatırlatan Aygün, Bingöl ve ailesine sabır temennisinde bulundu.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aygün, enflasyon verilerinin maaş artış dönemlerinde düşük açıklandığını öne sürerek, "Bu rakamlar sadece birer istatistik değildir, bu rakamlar sofradan eksilen tabaktır" dedi.


Emekli ve asgari ücretlilerin geçim sıkıntısı yaşadığını savunan Aygün, açlık sınırının 36 bin lira olduğu bir ortamda en düşük emekli maaşının ve asgari ücretin yetersiz kaldığını ifade etti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in emeklilerin alım gücünün arttığı yönündeki açıklamalarını eleştiren Aygün, İngiltere ile Türkiye'deki emekli maaşlarının satın alma gücünü karşılaştırarak mevcut ekonomik tabloyu eleştirdi.

İktidara çağrıda bulunan Aygün, en düşük emekli maaşının ve asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması gerektiğini belirterek, "Bize 'kaynak yok' demeyin. Kaynak var ama kaynak millet için değil, gösteriş için harcanıyor. Sorun kaynak kıtlığı değil, öncelik bozukluğudur" ifadelerini kullandı.

Yıldız: "Seyitgazi'de 7 yılda kayda değer bir yatırım yapılmadı"
Yıldız: "Seyitgazi'de 7 yılda kayda değer bir yatırım yapılmadı"
İçeriği Görüntüle

Aygün, şöyle konuştu:

“Ne hikmetse milyonlarca emeklinin, memurun, çalışanın maaş artışını belirleyen dönem geldiğinde enflasyon birden sakinleşiyor. Bu rakamlar sadece birer istatistik değildir, bu rakamlar sofradan eksilen tabaktır.

Siz açlık sınırının 36 bin lira olduğu bir ülkede milyonlarca emekliyi 23 bin liraya mahkûm edeceksiniz, milyonlarca asgari ücretliyi açlık sınırının altında yaşamaya zorlayacaksınız, sonra da çıkıp "milletimizi enflasyona ezdirmedik" diyeceksiniz. Bu milletin sırtındaki yük artık taşınabilir olmaktan çıkmıştır. Sayın Şimşek çıkıp emeklinin alım gücünün arttığını iddia ediyor. Sayın Şimşek, siz bizim emeklimizi İngiliz emeklisiyle karıştırıyor olabilir misiniz? İngiltere'de bir emekli maaşıyla 121 kilo kırmızı et alabilirken, Türkiye'deki emekli sadece 20 kilo alabiliyor.

Buradan iktidara açık çağrıda bulunuyoruz: Gelin, en düşük emekli maaşını açlık sınırının altından kurtaralım. Gelin, asgari ücreti açlık sınırının altında bırakmayalım. Bize "kaynak yok" demeyin. Kaynak var ama kaynak millet için değil, gösteriş için harcanıyor. Sorun kaynak kıtlığı değil, öncelik bozukluğudur.

NATO Zirvesi'nin yapılacağı güzergâhlarda, havaalanı çevresinde ve kritik noktalarda sahipsiz köpeklerin toplanması için bile kurumlar kısa sürede harekete geçirildi. Demek ki istenildiğinde devlet bütün kurumlarıyla koordinasyon sağlayabiliyor, kısa sürede tedbir alabiliyor. Peki buradan iktidara sormak istiyoruz: Madem devlet istediğinde birkaç gün içinde bütün kurumlarını harekete geçirebiliyor; o hâlde kendi vatandaşının güvenliği söz konusu olduğunda neden aynı irade ortaya konulmuyor?

Bizim itirazımız tam da bu öncelik anlayışınadır. Yıllardır yapılmayan işler bir anda yapılmaya başlandı. Sadece Etimesgut Havalimanı için harcandığı ifade edilen para 11,5 milyar lira. Bu ne demek biliyor musunuz? Tam 550 bin emeklinin maaşı kadar kaynak, NATO organizasyonunun gösteriş kısmı için harcandı. Bizim itirazımız tam da bunadır. Millet geçim derdindeyken devletin imkânlarının gösterişe harcanmasına itiraz ediyoruz.

Üniversitelerde her türlü ideolojik, hatta marjinal pankart "özgürlük" ve "mizah" kılıfıyla alkışlanırken, ilahi bir emrin sansürcü bir zihniyete muhatap olması ikiyüzlülüktür. Dürüstlüğü rehber edinen ve değerlerini dile getiren gençlerin engellenmesi değil, desteklenmesi gerekir. Genç kardeşlerimizi yürekten tebrik ediyor, bu ilahi emrin hepimiz için en güçlü rehber olmasını temenni ediyoruz."