Ziraat mühendislerinin taleplerini dinleyen Ünlüce, Türkiye’nin kuraklık ile ilgili mücadele etmesi için hemen harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Tarım arazilerinin sulanırken “vahşi su kullanımının” önüne geçilmesi gerektiğini belirten Ayşe Ünlüce, kuru tarım konusuna dikkat çekti. 

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadar su kaynaklarının korunması için gerekli bütün çabayı gösterdiğini ifade eden Ayşe Ünlüce, “Günümüzün en büyük tehlikelerinden biri olan kuraklık ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında çiftçimizle beraber su kaynaklarının korunması amacıyla Kuru Tarım konusunda çalışacak, ülkemizi yeniden dünyanın tahıl ambarı yapabilmenin ilk adımlarını Eskişehir kırsalında atacağız. Bu kapsamda, aile çiftçiliğinin korunması, kırsal alanların canlılığını sürdürmesi, kır yoksulluğuyla mücadele edilmesi için kuru tarım yapan çiftçimize tohum, gübre ve birçok alanda destek vereceğiz” dedi. 

Akpınar Mahallesi’nde 80 bin metrekarelik bir alanda Bitkisel ve Hayvansal Üretim Merkezi kurulacağı müjdesini veren Ayşe Ünlüce, üreticinin su konusunda bilgilendirilmesinin şart olduğunu söyledi. 

Ayşe Ünlüce, “Bu merkez, kırsal kalkınma çerçevesinde, bitkisel ve hayvansal üretim alanlarının yanı sıra, bahçeler, seralar, arıcılık uygulama alanları içerecek şekilde tasarlanmıştır. Bu yapılanma, tarımsal üretim kapasitesini artırmanın yanı sıra, yerel çiftçilerin eğitimi ve gelişimi için de önemli bir üretim merkezi olacaktır” dedi. 

Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine dikkat çeken Ayşe Ünlüce, “Mevcutta bulunan Güneş Enerjisi Santrallerine ilave olarak, tarıma elverişli olmayan kuru ve marjinal alanlarda 15 MW kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurmayı da hedefliyoruz. Toplu taşıma ve su arıtma/nakil sistemlerinde kullanılan elektriğin büyük bir kısmını yenilenebilir enerjiden karşılayacağız. Böylece fosil yakıt tüketimini azaltarak çevresel sürdürülebilirliği artıracak, enerji çeşitliliği ve güvenliğini teşvik etme ve halkın toplu taşıma ve su hizmetlerinden daha düşük maliyetlerle yararlanmasını sağlayacağız” dedi. 

“Türkiye’nin bir tarım politikası yok”

Ziraat mühendislerine sıcak ev sahiplikleri için teşekkür eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Türkiye’nin ekonomi, sağlık, eğitim politikası olmadığı gibi bir tarım politikası da yok. Bu nedenle kırsal mahallelerimizdeki tarımsal üretimin geliştirilmesi, üretimi yapılan ürünlerin çeşitliliğinin arttırılması çok önemli. Küresel iklim değişikliğinin etkilerinin doğrudan hissedildiği günümüzde bulunduğumuz coğrafyada susuz yetiştirilebilecek çeşitlerin araştırılması ülkemizin, coğrafyamızın geleceği için hayati önem taşıyor, ancak devlet bu işlerle ilgilenmiyor. Halkçı, sosyal belediyeler olarak bizler, onların yapmadığı işleri yapıyoruz” dedi. 

Odunpazarı’nda hayata geçirdikleri çalışmalara da değinen Başkan Kurt, “Örneğin biz Odunpazarı’nda susuz yetiştirilebilecek çeşitlerin araştırılması, denenmesi ve sonuçlarının üreticilere tarla başında gösterilmesi, yerel tohumların toplanması ve üretilmesi, çiftçilerimizin talepleri doğrultusunda bitkisel ve hayvansal üreticilik konularında eğitimler vermek için Yeni Çeşit Deneme ve Çiftçi Eğitim Merkezi açtık. Çiftçimizi, köylümüzü burada eğitiyoruz, çeşitli denemeler yapıyoruz” diye konuştu. 

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencisi facia anlarını anlattı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencisi facia anlarını anlattı

“Bir araya gelmek zorundayız”

İklimlerin ve mevsimlerin değiştiğine dikkat çeken Başkan Kurt, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü;

“Şubat ayını bahar havasında geçirdik. Kar, yağmur yağmadı. Böyle giderse ciddi su sorunları yaşayacağız.  Bilgimizi, birikimimiz de çevre konusunda daha duyarlı olmaya yöneltmeliyiz. Çocuklarımızı şimdiden eğitirsek daha yararlı olur. Ama bu eğitim düzeni içerisinde ne yazık ki bilim bir tarafa atılınca, teori bir tarafa atılınca yanlışlar çoğalıyor. Yanlışlar çoğalınca da Türkiye sıkıntı yaşıyor. Tüm bu nedenlerle Odunpazarı Belediyesi olarak katılımcı yönetim anlayışını önemsiyoruz. Odalarla, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte çalışmak istiyoruz. Yeni dönemde bu katılımcılığı daha da geliştireceğiz. Biz bir araya gelmek zorundayız. Ülkemizin, coğrafyamızın hatta üzerinde yaşadığımız gezegenin geleceği için bu önemli. 31 Mart Yerel Seçimleri de AKP’nin yanlış politikalarına dur demek, yanlış yapıyorsun demek için bir fırsat. Biz de sizden yerel seçimler için destek istiyoruz”