Yalaz, maden yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini belirtirken, sürecin mülkiyet hakkı, tarım alanları, su kaynakları ve çevresel etkiler açısından şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu.
Yalaz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Beylikova ve Sivrihisar’da yurttaşlarımızın arazilerini doğrudan ilgilendiren acele kamulaştırma kararı, dün 31 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Yeraltı zenginliklerimizin milletimizin refahı için değerlendirilmesini savunuyoruz. Ancak “stratejik yatırım” gerekçesi, yurttaşın mülkiyet hakkını, tarımsal üretimi, çevreyi ve yaşam alanlarını koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Acele kamulaştırma, istisnai bir hukuki yöntemdir. Bu nedenle hangi taşınmazların neden kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedellerinin hangi kriterlere göre belirleneceği, tarım arazilerinin nasıl korunacağı, su kaynaklarına ve çevreye yönelik risklerin nasıl bertaraf edileceği ve açık ocak madenciliğinin Beylikova ile Sivrihisar’ın tarımına, doğasına ve yaşamına etkilerinin ne olacağı kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde anlatılmalıdır. Milli egemenlik yalnızca sınırlarımızı korumaktan ibaret değildir. Milli egemenlik; bu ülkenin toprağının, suyunun ve yeraltı zenginliklerinin nasıl değerlendirileceği konusunda milletin söz sahibi olmasıdır. Yeraltındaki madenler milletimizin zenginliğidir. Ancak milletin zenginliği, milletin iradesi ve hukuk üstünlüğü yok sayılarak yönetilemez. Bu topraklarda yaşayan herkesin menfaatini gözeten bir madencilik politikası uygulanmalıdır. Eskişehir’in toprağı; rantın, kapalı kapılar ardında alınan kararların ve oldubittilerin konusu yapılamaz. Eskişehir’in toprağı ve suyu üzerinde karar alınırken Eskişehirlinin sesi duyulmalıdır. Yurttaşlarımızın mülkiyet hakkını, tarım alanlarımızı, doğal kaynaklarımızı ve şehrimizin geleceğini ilgilendiren bu sürecin takipçisi olacağız. Eskişehir sahipsiz değildir.”