Yazıcı, adaylığının temel gerekçesinin üyelerin oylarıyla yönetimlerin belirlenmesi yönündeki yeni siyasi anlayış olduğunu belirtti.
Eskişehir Barosu’na 2003 yılından bu yana kayıtlı olarak serbest avukatlık yapan Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığına adaylığını açıkladı.
1999 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi gençlik kollarında ve seçim dönemlerinde seçim güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Yazıcı, YENİ Parti’nin kuruluş sürecinin ardından aktif siyasette yer alma kararı aldığını ifade etti.
Yazıcı, adaylık kararında özellikle YENİ Parti Genel Başkanı’nın yönetimlerin üyelerin oylarıyla belirlenmesine yönelik yaklaşımının etkili olduğunu söyledi.
YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkan Adayı Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı şu ifadeleri kullandı:
"2003 yılından bu yana Eskişehir Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapıyorum. 1999 yılından itibaren de geçmişte Cumhuriyet Halk Partisi gençlik kollarında ve seçim süreçlerinde seçim güvenliğinin sağlanması için çalışmalar yürüttüm.
YENİ Partinin halktan gelen, tabandan gelen bir destekle kuruluşu üzerine YENİ Partide siyaset içerisinde aktif olarak yer alabileceğimi değerlendirdim. Bu kararımda özellikle Sayın Genel Başkanın bundan sonraki seçimlerin üyelerin oylarıyla şekilleneceği, üyelerin oylarıyla belirleneceği yönündeki tutumu etkili oldu. Ben de doğma büyüme Odunpazarında olan, hatta doğma büyüme Büyükdere Mahallesinde kayıtlı olan bir kimse olarak Odunpazarının sorunlarına daha iyi çözüm getirebileceğimi ve tüm yönetimlerle birlikte uyumlu bir şekilde çalışabileceğimi, partimi de geleceğe taşıyabileceğimi değerlendirerek Odunpazarı İlçe Başkanlığına adaylığımı açıklamak isterim.
Geldiğiniz için çok memnunum. Şunu belirtmek isterim ki Sayın Genel Başkanımın bir açıklaması var. Müjdeler olsun ki artık biz eksikliği gören, eksikliği söyleyen, eleştiri yapan bir muhalefet partisi değiliz. Biz YENİ Parti adıyla, cismiyle, kadrolarıyla, programıyla iktidara yürüyen bir partiyiz, iktidar partisiyiz. Şeklindeki söylemi benim için çok etkili ve önemlidir. Duygunun, ruhun da bu olduğunu değerlendiriyorum YENİ Partide aktif bir şekilde siyasete katılırken.
YENİ Partinin bir devam partisi olduğunu değerlendirmiyorum. Bir cephe partisi olduğunu, aynı cephede duran, aynı yöne bakan, aynı dünyayı özlemleyen, aynı geleceğin hayalini kuran insanların bir arada çalışabilecekleri ama kardeşçe çalışabilecekleri, nezaketle çalışabilecekleri, özgürce çalışabilecekleri bir siyasi yapı olduğu kanaatindeyim. Şahsen bilgimle, birikimimle, nezaketimle, diyaloğumla da bu partiye çok şey katabileceğimi değerlendiriyorum. Bu yüzden tüm üyelerimizin de yapılacak ön seçimde oylarına talip olduğumu, birlikte çalışmaktan da mutluluk duyacağımı belirtmek isterim.
. Odunpazarı, Eskişehir'in biliyorsunuz en büyük ilçesi. Nüfus olarak da çok büyük. Üye olarak da şu an oy kullanacak 3500'ün üzerinde üyesi var Odunpazarının.
Ben Odunpazarında seçildiğim takdirde, ki buna inancım tamdır, ilimiz genelinde birlikte çalışmayı önceleyecek bir yapıda olacağım. Yani mahallenin sorunlarını, Odunpazarının sorunlarını, diğer mahallelerin sorunlarını yaşayarak gözlemlemiş ve bu anlamda da belli bir fikre ulaşabilmiş birisiyim.
Odunpazarındaki geçmişte yapılan yanlışları veya eksiklikleri görerek yerel yönetimlerimizle tamamıyla birlikte koordineli çalışarak bir kere Odunpazarında seçmenin yönetime ulaşmasını kolaylaştırarak, sağlayarak, her zaman alanda olarak Odunpazarının sorunlarını yerel yönetimlerle buluşturarak ve bir an önce pratik çözümler sağlayarak giderebileceğimizi değerlendiriyorum.
Avukatlık aslında şöyle, avukatlık siyasetle çok iç içe bir meslek. Bizler de hak, hukuk, adalet duygusuyla aslında bu mesleği seçmiş insanlarız avukatlar olarak. İster istemez haksızlıklar karşısında mücadele etmek, direnmek bizim her zaman mesleki şiarımız. Dolayısıyla siyasetle de asla ayrı gitmiyor.
Benim en büyük şansım bu mesleği aynı zamanda benden önce yürüten ve şimdi de yerel yönetimlerde benim üstatlarımın yer almış olmasıdır. Ayşe Başkanımız benim çok eski bir üstadımdır. Kazım Başkanımız benim çok eski bir üstadımdır. Ben hep onların isimlerini duyarak evimde büyüdüm. Zaten bu partiye de asla uzak olmayan, bu zihniyete de asla uzak olmayan bir ailede yetiştim. Meslekte kendileriyle birlikte yakın çalışma fırsatı buldum. Birbirimizi çok eski tanışıklıklarımız söz konusudur ve birbirimizi çok iyi biliriz başkanlarımızla.
Yine Sayın İl Başkanımız Talat Yalaz mesleğe bizlerden sonra gelmiş, bizim birlikte yol yürüdüğümüz bir kardeşimizdir. Ben avukat olarak da, kadın olarak da belirttiğiniz isimlerle çok koordineli bir şekilde, çünkü hiçbiriyle herhangi bir kırgınlığımız yok, herhangi bir küskünlüğümüz yok, bilakis çok saygımız, sevgimiz, muhabbetimiz söz konusu. Çok güzel bir yönetim anlayışıyla; birleştirici, bütünleyici, kapsayıcı bir yönetim anlayışıyla Odunpazarına güzel günler getireceğimizi değerlendiriyorum.
Benim aslında siyasetin bu kadar içinde olup, hatta aranızda bazı arkadaşların beni 99 seçimlerinden, gençlik kollarından itibaren hatırlarlar, tanırlar dediği gibi. Bu kadar içinde olup daha sonra siyasetteki çalışmalarımı işte seçim süreci yardımlarına indirgememin, o süreçteki işte hukuki desteklere indirgememin temel bir sebebi. Maalesef ki çok üzülerek söylüyorum. Siyasetteki bölünmüşlüğü, ayrışmayı ya da birinin desteğiyle bir yerlere gelmeyi önemsemem. Yani beğenmem. Önemsiyorum ama üzülerek önemssiyorum. Yani bunun olumsuz bir örnek olduğunu değerlendiriyorum.
Bugün neden buradayım? Genel merkezin ve Sayın Genel Başkanın üyelerin oylarıyla artık yönetimlerin belirleneceğine dair sözleri sebebiyle bunu söylemesi ve genel merkezin de bu politikanın arkasında duracağını belirtmesi sebebiyle bugün buradayım. Çünkü aslında biz hepimiz aynı parti içerisinde siyaset yapan insanlar olarak aynı dünya görüşüne sahip insanlarız. O yüzden biz YENİ Parti'de buluşuyoruz. Ama o onun adamı, bunun adamı gibi bir yapıştırmayı ben kendime yakıştıramıyorum. Yani ben başlı başına doğduğu günden itibaren yaptığı şeylerle, varlığıyla müstakil bir bireyim, bağımsız bir bireyim.
Tabii ki onlarla birlikte çalışmak, işte siyaseten onların tecrübelerinden faydalanmak, birlikte şehrimizi ve partimizi daha iyi noktalara getirmek beni mutlu edecektir. Bu sadece belediye başkanları, il başkanları nezdinde de konuşmuyorum. Bütün partililer nezdinde konuşuyorum. Benim bakış açım, algım, dünyaya bakışım da bu. Yani birlikteliğin, renklerin bize çok şey kazandıracağı, ayrışmanın da zarar getireceği yönünde.
Dolayısıyla ben bu sebeple aslında bağımsız bir aday olarak adaylığımı açıkladım ve sadece genel merkezin üyelerin yapacağı bir ön seçimle artık yönetim kadrolarının belirleneceğine dair sözüne istinaden bugün buradayım, huzurlarınızdayım. Yani yine böyle olmasaydı, eski sistem devam etseydi ben zannediyorum böyle bir açıklama yapmayacaktım. Zannediyorum demiyorum, böyle bir açıklama yapmayacaktım. Bu sistemin içerisinde olmayacaktım. Çünkü geçmişte de yani benim avukatlığımın ilk günlerinden itibaren her seçim döneminde de çeşitli gruplardan bana işte bir şekilde birlikte hareket etmek teklifi geldiğinde ben bu küskünlüklerden ve kırgınlıklardan hoşlanmadığım için ama bir grubun yanında hareket edersem diğerine daha kendimi anlatma fırsatı bulamadan bir kırgınlığın muhatabı olabileceğimi değerlendirdiğim için hep de uzak durdum.
Şimdi de bu sebeple aslında hiç kimseyle yani şu an parti içerisinde konuşulan ki bence ben YENİ Parti'nin yeni bir başlangıç, yeni bir ruh olduğunu ve biliyorsunuz Kazım Başkanın geçen hafta da açıklamaları var yeni yüzler olmalı dediği. Yine Ayşe Başkanın da Ahmet Başkanın da aynı değerlendirmede olduğunu düşünüyorum.
Artık insanların da bu bölünmelerden, ayrışmalardan çok yorulduğunu ve çok yıprandığını değerlendiriyorum. Ve şunu söyleyebilirim ben geçtiğimiz hafta başından itibaren benim adaylığım dillendirilmeye başlandı. Ben yakın çevremle paylaşmıştım. Sonrasında da önce Büyükşehir Belediye Başkanımızı ziyaret ettim. Çünkü Büyükşehir Belediye Başkanımızın ziyaretinin bence bu noktada ilk olması gerektiğini düşündüm. Sonrasında Odunpazarı bölgesinden adaylığımı koyduğum için Odunpazarı Belediye Başkanımızı ziyaret ettim. Sonrasında da Tepebaşı Belediye Başkanımızı ziyaret ettim.
Yine Sayın vekillerimiz yani Sayın Genel Başkan Yardımcımız Utku Çakırözer'i, Sayın Vekilimiz İbrahim Arslan'ı da aradım. Ve kendilerine de böyle bir düşüncem olduğunu ve artık aday olduğumu belirttim. Yani şunu söylemem gerekir ben kimseye aday olacağım, beni destekler misiniz demedim. Çünkü bu bana uygun bir yaklaşım biçimi değil. Ama desteklerlerse çok çok mutlu olurum. Her hepsinin, bütünün adayı olmaktan da gurur duyarım.
Ve sağ olsunlar her biri de çok büyük bir nezaketle tebrik ettiler, başarılar dilediler. Onlarla konuştuk ve değerlendirdik. Bu arada Talat Başkanımızı da aradım ben dün. Fakat yoğun olduğunu biliyorum, zannediyorum o sebeple telefonuma yanıt veremedi. Dönemedi, dönecektir.
Temel hedefim de aslında yani hepimiz çok yorulduk bu ayrışmalardan, bu bölünmelerden, bu birinin adamı görülmekten veya işte bir taraf olup bertaraf olmaktan gerçekten yorulduk. Dolayısıyla ben şahsım adına ve geçmişimi de göze alarak, göz önüne alarak birleştirici bir güç olabileceğimi değerlendiriyorum.
Şöyle, delege seçimleri yapılacak ama şey olacak. Yani biliyorsunuz çok hızlı kurulan bir parti ve bir an önce kurultaya gitmek isteyen bir parti. Olması gereken de bu zaten. Şunu söylediler genel merkez nezdinde özellikle. Evet biz hani şey yapacağız, sonuçta bir parti tüzüğümüz var. Tüzük diyor ki delegeler seçecektir başkanını diyor. Ama sonuçta adayların çıkması için çok hızlı bir takvim olduğundan, adayların çalışma yapması için çok da sürenin bulunmamasından kaynaklı ve her zaman biliyorsunuz böyle durumlarda kurucu il ve ilçe başkanları da olsalar halihazırda kamuoyunun gözünün önünde olan, halihazırda parti adına bütün iletişimleri kuran, hem genel merkezle hem yerelde iletişimleri kuran insanlar daha güçlü girerler veya mevcut yönetimler her zaman yeniye göre daha güçlü girerler seçimlere.
O yüzden genel merkez şöyle bir şey söyledi. Dedi ki ben üyelerimle seçeceğim her şeyi. Ve delegeler de üyelerin iradesine saygı duyacak. Zaten 26 ve 27 Eylül'de önce üyelerin katılımıyla bir ön seçim olacak. Benim de buradaki varlık sebebim bu. Bu ön seçimden de kim çıkarsa genel merkezin de bu noktadaki kararı doğrultusunda üyelerin seçtiği kişiye bu manada bir destek vereceğini değerlendiriyoruz. Demokrasi gereği olması gereken de bu zaten. Yani aksinin düşünülmesi de mantık dışı olacaktır.
Ve yarın her ne kadar bir delege seçimi yapılacak gibi görünse de bu şey değildir. Biliyorsunuz eskiden delege seçimlerini de mahalle mahalle işte adaylar çalışır uzunca bir süre, mahallelerde sandık kurulur. İşte sabahtan akşama kadar kurulur o sandık, bu şekilde yürütülürdü. Fakat artık burada üye söz sahibi olduğu için, üyenin kararı önemli olduğu için usulen sadece işte o 400 delegenin tamamlanması süreci. Sonrasında o da 3 saat içerisinde böyle bir seçimin yapılması zaten öngörülüyor, gerçekleşecek. Ama asıl olan 26 ve 27 Eylül'de gerçekleşecek üye bazlı ön seçimdir."




