Rakamlar çarpıcı, tablo ağır
Rakamlar üzerinden durumu anlatan Yıldız, “Geçen ay Odunpazarı Belediyesi temmuz ayı Meclis toplantısında da dile getirdiğimiz üzere karşılıksız çekler şehrimizin ekonomisinin geldiği kötü durumu göstermektedir. 2025 yılı mayıs ayında 29 milyon TL olan karşılıksız çek tutarı, 2026 yılı mayıs ayında ise 309 milyon TL’ye çıkarak yüzde 964 oranında artmıştı.’’
Haziran ayı karşılıksız çek tutarı verilerini de paylaşan Yıldız:
‘’2025 yılı haziran ayında 55 milyon TL olan karşılıksız çek tutarı, 2026 yılı haziran ayında 290 milyon TL’ye çıkmış ve yüzde 426 artmıştır. İlimizde 2026 yılının Ocak-Haziran aylarında toplam karşılıksız çek tutarı 1 milyar 266 milyon TL’ye ulaşarak, 2025 yılının toplam tutarı olan 1 milyar 231 milyon TL’yi geçmiş durumdadır. 2026 yılının ilk 6 ayında karşılıksız çek tutarı şimdiden 2025 yılının toplamını geçmiştir. Bu durum, 2026 yılının daha zor ve içinden çıkılması güç bir yıl olacağının habercisidir.’’ dedi.
Yaşanan bu durumun sadece rakamlardan ibaret olmadığını, güvenin ve ticaretin de zayıfladığını belirten Yıldız, çek artık bir ödeme aracı olmaktan çıkmıştır. ‘’Bu tablo, ekonomik krizin yaygınlaştığını, derinleştiğini ve büyüklüğünü açıkça göstermektedir. Ekonomi artık yönetilemez hâle gelmiştir. Millet enflasyonun can yakıcı etkisini hissetmekte ve hayat pahalılığının altında ezilmektedir. Üretici ve esnaf; maliyet baskısı, satışların düşmesi, nakit sıkışıklığı ve kârsızlıkla mücadele etmektedir. Gelinen noktada yıllardır güvenli bir yazılı ödeme aracı olan çek, artık bu özelliğini kaybetmektedir. Çek keşidecisi vade tarihinde yazdığı tutarı ödeyememe, alacaklarını tahsil edemezse çekinin karşılıksız çıkması kaygısı yaşarken, çek alacaklısı yani lehtar ise çek tutarının tahsil edip edememe kaygısı yaşamaktadır. Bankalar da çek taleplerinin düştüğünü, çek defteri yenileme ya da yeni çek defteri talebinde azalma olduğunu belirtmektedirler. Bu durum, piyasada güvenin zayıfladığını ve ödeme sistemlerinin değiştiğini göstermektedir. Yüksek faiz ve krediye erişimin kısıtlı olması; esnafı ve tüccarı ödeme ve tahsilat süreçlerinde yeni araçlar bulmaya yöneltmektedir” diye konuştu.
Ekonomi yönetimi artık tüm desteğini kaybetti
Yıldız, “Yanlış politikaları nedeniyle eleştirdiğimiz ekonomi yönetiminin politikaları ve bakan Mehmet Şimşek gördüğümüz ve okuduğumuz kadarıyla artık tüm desteğini kaybetmiştir. Ses artık sadece bizden değil, AKP içinden de yükselmektedir. Geldiği günün enflasyon oranını, 3 sene sonra hedef olarak belirleyen ve milleti ağır vergi yükleri altında ezen ve uydurulan rakamlarla yapılan ücret zamlarıyla yoksulluğa makul eden Maliye ve Hazine Bakanı sonuç vermeyen politikalarla, milleti refah yerine geçim derdine, rahat olmak yerine çaresizliğe, tasarruf yerine krediye esir etmiştir” şeklinde konuştu.
Kimsenin dayanacak gücü kalmadı
Kötü ekonomi yönetimi yüzünden iş yerlerinin kapandığını, tahsilat ve ödeme zincirinin kırıldığını ve işsizliği büyüttüğünü belirten Yıldız, ‘’İnsanlar için bir ev almak bir araba almak hayal olmuştur.Gün geçtikçe herkes hayallerinden vazgeçmektedir. Ev, araba almak hayal oldu. Ama bundan daha önemlisi insanlar mutsuzluğa mahkûm edildi. Çocuğunu evlendirecekler için düğün yapmak, eşya almak, misafirlerini ağırlamak ve hatta düğüne gidip bir hediye verecekler için bile bu düzen zulüm haline gelmiştir. Yıllarca çocuğunu okutmuş, bir üniversite kazanması için emek harcamış anne babalar çocukları üniversiteyi kazandığında kara kara düşünmektedir. Aileler eğitim, kırtasiye, barınma ve diğer masraflar karşısında çaresiz kalmakta ve ne yazık ki kredilere ve bankalara esir olmaktadırlar.
Milletin bu bitirilmeyen kriz ve düşürülmeyen enflasyon karşısında dayanacak gücü kalmamıştır. Ve millet bu düzenin değişmesi için artık sesini yükseltmiş, yönetme ve çözüm bulma becerisini kaybetmiş mevcut iktidardan umudunu kesmiş ve yeni bir yol açmıştır. Bu yeni yol milleti kurtuluşa götürecek, kimseyi çaresiz bırakmayacak ve refahı sağlayacaktır” dedi.






