Yurtman açıklamasında şu ifadelere yer verdi, “Anadolu Export Şirketi, Porsuk ,Gediz nehirlerinin ve Banaz çayının kaynağı Murat Dağı’nda altın madeni açmak için 2016’da hazırlamaya başladığı ÇED dosyasını 2019’da Çevre ve Şehircilik Bakanlık’a sundu.

Aksoy: Soydaşlarımızı rahmetle anıyorum Aksoy: Soydaşlarımızı rahmetle anıyorum

Bakanlık bu raporu onayladı. Raporun onaylaması üzerine, başta Uşak ve Gediz Belediyesi olmak üzere köyler, ESKİ, Sivil Toplum Kuruluşları ve halk 60 dava açarak 2020’de bu ÇED kabul edilmeyerek Altın araması durdurulmuş oldu.

Aynı şirket 2022’de yeniden başvuruda bulundu ve bu kez Bakanlık 2023 yılında ÇED dosyasını reddetti. Bu durum karşısında 6 Mayıs 2024 te Türkiye de bir ilk yaşanarak Anadolu Export şirketi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını Mahkemeye vermiştir.

Bu, çok ciddiye alınması gereken bir durumdur.Çoğunluk hissesi yabancılara satılacak olan bir maden şirketi “topraklarında altın madeni açmamı nasıl engellersin” diye, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve bölge halkına kafa tutmakta ve 10 Şehrimizi susuz bırakmaya kararlılığını göstermiştir”

Yurtman uyardı

Yurtman şöyle devam etti, “Murat Dağı büyük bir su havzası ve yer altı su zenginidir. Aynı zamanda Anadolu’nun toplam su rezervinin yüzde 40 ‘ına sahiptir. Şehrimizin yaşam kaynağı olan Porsuk çayı, Banaz Çayı ve Gediz Nehri buradan doğmaktadır. Murat Dağı  şehrimizin yılda yaklaşık 45 milyon m³  su ihtiyaçını karşılamaktadır.Tek su kaynağımız olan Porsuk Çayının yok olması demek Eskişehir, Kütahya, Uşak, Ankara , Manisa ve İzmir illerinden geçen akarsuların yok olması demektir.  Murat Dağında 450 m. yer altında yapılacak olan Altın arama faaliyetleri Siyanürlü Çamur Havuzları Murat Dağının yok olması anlamına gelmektedir. Siyanür düşük sıcaklıkta buharlaşarak tarıma, çevreye, hayvanlara ve insanlara büyük zarar verecektir. Henüz İliç’in acısını unutmamışken“Murat Dağı yok olmasın, Porsuk Çayımız kurumasın diyoruz”