Kurt, kentsel dönüşüm konusunda ilçe belediyelerinin yetkilerinin sınırlandırıldığını savunurken, bazı alanlardaki dönüşüm çalışmalarının yapılmamasını eleştirdi.
Kentsel dönüşüm konusunda “Yetki Odunpazarı Belediyesi’nde” yönündeki değerlendirmelere tepki gösteren Kurt, ilçe belediyelerinin bu konuda tüm yetkilere sahip olmadığını söyledi.
Kurt, “Yani hâlâ kanunu yapanlar, sistemi kuranlar, ‘Yetki Odunpazarı Belediyesi’nde’ diyorsa pes doğrusu. Odunpazarı Belediyesi ya da ilçe belediyelerinin bütün yetkilerini elinden aldınız. Hiçbir kanunda, hiçbir yönetmelikte kentsel dönüşümü ilçe belediyesi yapar diye bir kural yok, bir hüküm yok” ifadelerini kullandı.
“12 senedir ben yapamıyorum”
Kentsel dönüşüm konusunda kendi imkanlarıyla çalışma yürütmeye gayret ettiklerini belirten Kurt, “Biz kendi kendimize yapabilir miyiz acaba diye gayret ediyoruz, çaba gösteriyoruz. Yoksa öyle bir zorunluluğumuz yok, böyle bir görevimiz yok. Nitekim yok olduğu da belli, işte 12 senedir ben yapamıyorum” dedi.
Sanayi Çarşısı ve Gündoğdu Mahallesi'ndeki dönüşüm süreçlerine de değinen Kurt, söz konusu alanlarda yetkinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından alındığını ancak çalışmaların ilerlemediğini savundu.
Kurt, “Sanayi Çarşısı’nın dönüşümünün, afet riskli alana dönüştürmek suretiyle yetkisini aldı Çevre, Şehircilik Bakanlığı, yapmıyor. Gündoğdu Mahallesi’nin dönüşümünü aldı üstüne, yapmıyor” diye konuştu.
“Eskişehir’i cezalandırma mantığı var”
Gündoğdu Mahallesi'nin eski Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı döneminde, Sanayi Çarşısı'nın ise kendi döneminde afet riskli alan ilan edildiğini belirten Kurt, dönüşüm süreçlerinin ilerlememesine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Kurt, “Yani sadece Kazım Kurt’un yaptığı işi bozmuyorlar, Burhan Sakallı’nın yaptığı işi de bozdular. Dolayısıyla burada bir Eskişehir’i cezalandırma mantığı var” ifadelerini kullandı.
Eskişehir'deki dönüşüm uygulamalarının diğer kentlerle kıyaslanması gerektiğini belirten Kurt, “Başka yerlerde oluyor, Antep’te oluyor, Urfa’da oluyor. Şimdi Eskişehir’de niçin olmuyor?” diye sordu.
Bunun iki nedeni olabileceğini öne süren Kurt, “Birisi Eskişehirli, Ankara’daki siyasetçilerin gücü yetmiyor. Eskişehirli yerel siyasetçilerin gücü yetmiyor, ikincisi de istemiyorlar. Bu kadar net, bu kadar basit” dedi.
Kocakır ve yeni yapılaşma eleştirisi
Kurt, Kocakır ve Çağlan Yolu çevresindeki yapılaşma kararlarını da eleştirdi. Bu bölgelerdeki uygulamaların belediyenin isteği dışında gerçekleştirildiğini belirten Kurt, Kocakır'daki çalışmanın kentin geleceği açısından sorun oluşturabileceğini savundu.
“Kocakır, şehrin geleceğini karartacak bir çalışmadır” diyen Kurt, bölgede altyapı, su, kanalizasyon ve sosyal donatıların yeterli olmadığını ileri sürdü.
Kurt ayrıca Kocakır'a yakın bir noktada sanayi bölgesi oluşturulmasına da tepki göstererek, “Daha da ilginci buraya yaptıkları yerin çok yakınına şimdi fabrika yapacaklar, sanayi bölgesi yaptılar. Kime sordular? Böyle bir şehircilik olur mu?” ifadelerini kullandı.
Eleştirileri nedeniyle “kavgacı” olarak nitelendirildiğini belirten Kurt, “Biz kavga etmiyoruz, biz gerçekleri söylüyoruz. İşlerine gelmediği için de olmuyor” dedi.
Yeni Kent’te kat artışı açıklaması
Kurt, Yeni Kent'teki kat artışları konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Kat artışının her durumda karşı çıkılacak bir uygulama olmadığını belirten Kurt, bunun kentsel dönüşümü teşvik etmek amacıyla kullanılabileceğini söyledi.
“Kat artışı zorunlu ise yapılır” diyen Kurt, “Keyfi, müteahhit istedi diye 5 katlı yeri 15 kat yapamazsınız. O zeminin koşulları elverişli ise o bölgede imar planı revizyonu yapılırken bunların hepsi dikkate alınır” ifadelerini kullandı.
Daha önce Erenköy, Huzur ve Çankaya'da dönüşümü hızlandırmak amacıyla kat artışları yaptıklarını belirten Kurt, “Devletin yardımıyla kentsel dönüşümü sağlayamadığımız için vatandaşlara bonus vermek suretiyle kat artırdık ki bir an önce dönüşüm olsun diye” dedi.
Yeni Kent'te hazırlanan plan kapsamında bazı adalarda katların 6 kata çıkarıldığını belirten Kurt, bunun vatandaşları ekonomik açıdan desteklemeye ve dönüşümü hızlandırmaya yönelik bir teşvik olduğunu ifade etti.
Aynı yaklaşımın Gündoğdu Mahallesi'nin afet riskli olmayan bölümlerinde de uygulanacağını belirten Kurt, “Gerekiyorsa, bilim gerektiriyorsa kat artışı yapılır. Ama durup dururken de 20 kat yapmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum, şehrin görüntüsünü bozar” dedi.
ESOGÜ Tıp Fakültesi için “bir an önce yapılmalı” çağrısı
Kurt, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Hastanenin yalnızca Eskişehir'e değil, çevre illerden gelen hastalara da hizmet verdiğine dikkat çeken Kurt, konunun ciddiye alınması gerektiğini söyledi.
Kurt, “Sağlıkla ilgili özellikle Tıp Fakültesi Hastanesi’nin olduğu bölge, bölge hastanesi gibi. Yani Kütahya’dan, Afyon’dan, Balıkesir’den gelen hastalar var, ben biliyorum. Dolayısıyla ciddiye almamız lazım” ifadelerini kullandı.
Yeni hastane yapılması gerektiğini belirten Kurt, mevcut hastanenin yeni yapı tamamlanmadan yıkılmasının sağlık hizmetlerinde aksamalara yol açabileceğini dile getirdi.
Kurt, “Evet, yenisi yapılmalı. Ondan sonra yıkılacaksa yıkılmalı. Yenisi de uygun bir yer bulduğu zaman böyle 3 senede, 5 senede değil, 1-2 senede bitecek gibi” dedi.





