Kent Konseyi Başkanı Nuray Akçasoy, Sevinç Mahallesinde, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan Kömür Ocağı Projesi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 

Nuray Akçasoy “Kömür Ocağı Projesi’nin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yeniden ÇED sürecinin başlatılması ile birlikte kabus geri döndü” diye konuştu. 

Geçtiğimiz yıl zor bir yıldı, dünya pandemi ile mücadele ile geçirdi bu yılı. Siz her zaman sahadaydınız, çalışmalarınıza ara vermediniz, geçen yılı nasıl değerlendiriyorsunuz? Neler yaptınız? 

Haklısınız 2021 zor bir yıldı, herkes için çok zor, uzun ve mücadele dolu bir yılı geride bıraktık. Sel felaketleri, orman yangınları, depremler, pandemi ve ekonomik sıkıntılar resmen bizi bizden aldı. Kimimiz COVİD-19’a ve varyantlarına yakalanarak zorluklarla dolu günler geçirdi, kimimiz yakınlarını kaybetti ya da yakınlarının koronavirüs olması ile endişeli günler geçirdi. Maalesef bu zor günler hala geçmiş değil, vaka sayıları ortada. Her birimiz için oldukça zor ama özellikle de kadınlarımız için daha da zor bir yıl geçirdik. Biliyorsunuz ki yıla İstanbul Sözleşmesi tartışmaları ve sözleşmeden imzanın çekilmesi ile başladık. Zaten hali hazırda sözleşme yürürlükteyken bile etkin ve tam uygulanmazken, yaşadığımız hak ve hayat ihlalleri varken bir de sözleşmenin feshi ile birlikte şiddetin ve cezasızlığın artışına tanıklık ettik. Kadınlar için 2021 sadece İstanbul Sözleşmesi’nin feshi ile değil artan kur fiyatları ve kadınların yoksullaşma oranlarının artması ile ekonomik olarak da zor ve uzun bir yıl oldu. Gıda malzemeleri başta olmak üzere artan fiyatlar kadınların temel ihtiyaçlarına, hijyen ürünlerine ve daha benzer birçok şeye ulaşımını da zorlaştırdı. Yani, kadınıyla,erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla hiçbirimiz bir yıl önceki biz değiliz artık.  Geçtiğimiz yılın ilk gününden bugününe dek yaşadıklarımızı anlatacak olsam sanırım kalın bir öykü kitabını dolduracak kadar şey anlatabilirim size. 

Hiçbir şey sihirli bir değnek değmişçesine daha iyi olmayacak

Şimdi yeni bir yıla girmişken biliyoruz ki hiçbir şey sihirli bir değnek değmişçesine daha iyi olmayacak. Ancak karşı karşıya olduğumuz tüm bu sorunlara rağmen, 2021’in bize öğrettikleri de var. Bu süreçte yaralarımızı sarmak için gereken tek şeyin Eskişehir’in ortak aklı olduğunu bir kez daha idrak ettik. Eskişehir Kent Konseyi olarak gerçek dayanışmayı örgütleyebilmek ve güçlendirmek adına pandemi sürecinde özellikle ticari faaliyetleri olumsuz etkilenen esnaf odalarımızın üyelerinin yaralarını bir nebzede olsa sarabilmek amacı ile gönüllülerimizin katkıları ile yaptığımız çalışmaların sonucunda dayanışmanın, yardımlaşmanın çok güzel örneklerini ortaya koyduk. Her şeye rağmen sağlıklı, aydınlık günlere ulaşma umutlarımızı canlı tutarak bir taraftan gönüllülerimizin, çevremizin, hemşehrilerimizin, sokak hayvanlarımızın aç kalmaması ve sağlığı için çaba gösterirken diğer taraftan yoğun bir mesaiyle geçirdiğimiz bir yıl oldu; 2021… Gönüllülerimiz ve paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz her projeyi ve yaptığımız tüm çalışmaları sadece yaşadığımız günleri düşünerek değil, gelecek yıllarda, gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşayabilmelerine katkıda bulunabilmek için gerçekleştirmekteyiz. Bu süreçte bir an bile umutsuzluğa kapılmadan toplumumuzun moralini diri tutacak proje ve etkinliklerle özellikle kültür ve sanatın insan yaşamına kattığı dinamizminden aldığımız güçle hemşehrilerimize yaşam sevinci aşılamaya gayret ettik. Bizlere çalışmalarımızda desteğini esirgemeyen Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e teşekkür ederiz.

Akçasoy gelişmeleri tek tek anlattı

Eskişehir’de kurulması planlanan Alpu Termik Santral projesinin ihtiyaç duyacağı kömürü sağlayacak olan Sevinç Kömür Ocağı için verilen ‘ÇED Raporu Gerekli Değildir’ kararını iptal etmişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yeniden ÇED sürecinin başlatılması gündemde. Bu konuda ne söylemek istersiniz talepleriniz nelerdir? 

Evet ne yazık ki, ülkemizin en verimli ovalarından Alpu Ovamıza ve Türkiye’nin göz bebeği şehrimizin Sevinç mahallesinde, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan Kömür Ocağı Projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan ÇED süreci ile birlikte tekrar gündemimize geldi. Sizinde ifade ettiğiniz gibi,  TKİ tarafından Eskişehir-Alpu-Mihalıççık yolunun üzerindeki ve şehrimizin çok yakınındaki Sevinç Mahallemize açılmak istenen yer altı kömür ocağı ile ilgili Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün ‘ÇED Raporu Gerekli Değildir’ kararına karşı, Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz başta olmak üzere, belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarının, odaların ve Eskişehir Baromuzun açtığı davaların sonucunda  Eskişehir İdare Mahkemesi  verdiği kararda Valiliğin ‘ÇED Raporu Gerekli Değildir’ kararını iptal etmişti. Ardından Danıştay 14. dairesi, bu kararı iptal eden Eskişehir 2. idare mahkemesinin kararını onamış ve Danıştay 14. Dairesi’nin vermiş olduğu onama kararı ile birlikte Sevinç mahallemizde açılması planlanan kömür madeni için ÇED raporu düzenlenmesi zorunluluk haline gelmişti.  Ancak Kömür Ocağı Projesi’nin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yeniden ÇED sürecinin başlatılması ile birlikte kabus geri döndü”

Yaşanılabilir şehir olan Eskişehir Kömür Ocağı projelerini hak etmiyor

Kent Konseyi Başkanı Akçasoy “Yaşanılabilir şehirler arasında sürekli üst sıralarda yer alan güzel Eskişehir’imiz ve dört bir yanı güzelliklerle kaplı ülkemizin hiçbir şehri, tüm dünyanın vazgeçtiği bu akılsız ve bilim dışı Kömür Ocağı projelerini hak etmiyor. Başlatılan ÇED sürecinin biran önce iptal edilmesini istiyor, kıymetli ovamızda ve kıymetli şehrimizde yeraltı kömür ocağı istemediğimizi sizin aracılığınız ile bir kez daha ifade ediyorum. Eskişehir Kent Konseyi olarak tüm süreci, ilk günden bu yana olduğu gibi bundan sonra da yakından takip edeceğiz” diye konuştu.  

Halk projeyi istemediğini belirtti

Bu konuda biz öncelikle geçtiğimiz hafta içerisinde Sevinç, Çavlum, Ağapınar, Yassıhöyük, Karacahöyük ve 75. Yıl Mahallelerimizin muhtar ve azaları ile Odunpazarı Kent Konseyi paydaşlığında düzenlediğimiz “Yeraltı Kömür Maden Ocağı” ile ilgili bilgilendirme toplantısında bir araya geldik. Toplantıda, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Barosu Avukatları ile Eskişehir Tabipler Odası, Eskişehir ve Bilecik Veteriner Hekimler Odası, Eskişehir Ziraat Mühendisleri Odası temsilcileri, Gündüzler Mahallesi Muhtarı ve Gündüzler Dernek Başkanı ile Belediyelerimizin Çevre ve Maden Mühendisleri Yeraltı Kömür Maden Ocağı ile ilgili bilgilendirmelerde bulundular.Ardından Sevinç Mahallemizde yaşayan, verimli topraklarında Kömür Maden Ocağı kurulması için başlatılan ÇED sürecini kaygıyla takip eden hemşehrilerimizle, Sevinç Kahvehanesinde Eskişehir Barosu, Odunpazarı Kent Konseyi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Eskişehir Tabip Odası, Eskişehir-Bilecik Veteriner Hekimler Odamız ile “Yeraltı Kömür Maden Ocağı” ile ilgili bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik. Sonuç olarak, çiftçilerimizin göz bebeği topraklarımızda kömür maden ocağı projesinin ÇED süreci kapsamında Halkın Katılımı Toplantısı, toplantıyı ve projeyi istemediğini belirten hemşehrilerimizin kararlı duruşuyla yaptırılmadı. 

Son derece tehlikeli bir iş yapılıyor

Bakınız, Eskişehir’de kömür madeninin çıkarılmaya çalışılması ile son derece tehlikeli bir iş yapılıyor. Proje hayata geçerse birçok ürünün yetiştiği kıymetli Alpu ovamızda tarım ve hayvancılık büyük zarar görecektir. Kömür Partikülü ile dolu meralardan beslenen hayvanlar hastalanacaktır. Eskişehir kent merkezine olan yakınlığı nedeniyle Tepebaşı ve Odunpazarı ilçeleri ile Alpu ilçe merkezimizin ve tüm mahallelerinin havası, suyu kirlenecektir. Pandemi ile temiz suyun önemini bir kez daha hatırladığımız zamanda, maalesef ki günden güne azalan, başta Porsuk olmak üzere bölgedeki su kaynaklarımız da zarar görecektir. Kısacası çok büyük çevre sorunlarına yol açacaktır. Dünya günden güne fosil yakıt ve özellikle kömür üretim ve kullanımını bırakırken, Eskişehir’in geleceğini düşünen herkes bu projenin karşısında olmalıdır. Çünkü gelecek; temiz ve yenilenebilir enerjide. Bizler, bu güzel şehirde yaşayacak çocuklarımızın geleceği için havamızın, suyumuzun ve toprağımızın temizliğini korumakta kararlıyız.

Vatandaş tam bir dar bir boğazın içinde

Şuan en çok konuşulan konu ekonomi biliyorsunuz, halkın gündeminde hayat pahalılığı var.  Vatandaşlarla sık sık bir araya geliyorsunuz, vatandaşların bu konuda talepleri nelerdir? 

Maalesef ki; plansız salgın yönetimi, ekonomik ve sosyal destek sunulmayan kapatmalar, uygulanan kötü ekonomi yönetimi,  ekonomik tahribatı, tüm ülkede olduğu gibi güzel şehrimizde de derinleştirdi. Sağlığımızın tehlikede olduğu bu günlerde, ne yazık ki hemşehrilerimizin her geçen gün artan ekonomik zorluklar nedeniyle tam bir darboğazın içinde olduğunu biliyor ve görüyoruz. Bizler hayretler içinde, nefes nefese izlediğimiz üzücü gelişmeleri hazmetmeye çalışırken, her geçen gün ekonomi tarihinde az görülür şekilde yapılan zamlar daha şimdiden 2022’yi “zorlu yıllar” sınıfına sokmuş bulunuyor.

Ülkemizde Makro ekonomik reform planına ihtiyaç var

Toplumun taşıyıcı sütunları olan orta sınıfın giderek çökmesini, eşitsizliğin geldiği yeri, inim inim inleyen ve canından bezen dar gelirliyi görünce bir türlü kovamadığımız Covid’e ilaveten yerli ve milli streslerimiz de arttı. Ancak, mevcut uygulanan yöntem bir borç sarmalını hemşehrilerimize ve ülkemizdeki milyonlara dayatıyor, toplumsal adaletsizlikleri derinleştiriyor. Kredi aracılığıyla sorunların ertelenmesi salgın sonrasında da hakkaniyetsiz bir ekonomik toparlanmanın yolunu döşüyor. Hemşehrilerimizin hem ihtiyaçlarını karşılayamadığı hem de tasarruf yapamadığı dolayısıyla geleceğe umutla bakamadığı sisli günlerden geçiyoruz, daha da karanlığa gömülmeden acil akılcı bir makro ekonomik reform planına ihtiyaç var. Biz şehir ekonomisinde  her bir sektörün birbirine bağlı olduğu bilinci ile her biri için ortak akıl içerisinde hareket ederek, elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz.

Belediyelerimiz kırsal kalkınmaya yönelik büyük bir çaba içindeler

İlçe belediye başkanları ile bir araya geldiniz, kırsal kalkınmaya yönelik görüşmeleriniz oldu, bu çalışmadan çıkan sonuç nedir? 

İlçelerimizde kırsal kalkınmanın sağlanması ile köylerimize, beldelerimize sığmayan, aradığı yaşam koşullarını çocukları ve kendisi için bulamayan veya yaratamayan hemşehrilerimizin kente göçü zayıflatacaktır düşüncesi doğrultusunda ilçelerimizde ve kent merkezimizde, belediye başkanları, tarım ilçe müdürleri,  ziraat oda başkanları ile paydaşlık kurarak, kırsal kalkınma stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefleyen Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu’muz  ve gönüllü ziraat mühendislerimiz ile ilçe ziyaretlerimizde bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya devam ediyoruz. İlçelerimizde yaşayan kadınlar ve gençler için onların yaşadığı çevreden mutlu olacakları olanakları sağlama yönündeki hizmetlere öncelik verilmesi konusunda görüşlerimizi ve yaptığımız araştırmaları yerel yönetimlerimiz ile paylaşıyoruz. Görüyoruz ki belediyelerimiz de kırsal kalkınmaya yönelik büyük bir çaba içindeler, bu da bizi mutlu ediyor. Bu konuda yerinden sorunları görme ve tespit etme çalışmalarımıza  devam edeceğiz. Artık kırsal kalkınma uygulamalarında merkezden yönetim yaklaşımı değil, tabandan-tavana yaklaşımı ve yerinde katılımcı kalkınma anlayışının benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü günümüzde kırsal kalkınma artık sadece kamusal bir hizmet alanı olmaktan çıkmış ve toplumun tüm kesimlerinin ortak uğraşısı haline gelmiştir. İnanıyoruz ki kırsal alanda tarımın, hayvancılığın gelişmesi ve kalkınmanın sağlanması ancak ortak akıl ile oluşturulacak sürdürebilir politika ve stratejilerin ortaya konulması ile olacaktır.

İşbirliğine ihtiyacımız var

Kenti ilgilendiren her türlü sorunu çözmede şehrin dinamiklerinin birlikte hareket ettiğini düşünüyor musunuz? 

Günümüzde kentlerimizin meseleleri çok boyutlu ve bu meselelere köklü çözümler üretebilmek için bütüncül bir yaklaşım gerekiyor. Yani kentsel sorunları tek başına bir kurumun çözmesi veya etkili çalışmalar yapması artık çok da mümkün değil. Neye ihtiyacımız var? İşbirliklerine. Bireysel çabalara ve geleneksel yöntemlere elbette hala ihtiyaç var ancak bunun yanında kentlerimizin sağlıklı, yaşanabilir ve de sürdürülebilir gelişimi adına uzun süreli, stratejik ve geleceğe yönelik planlı çalışmalara ihtiyacı var. İçinde bulunduğumuz zor günlerde Kenti ilgilendiren her türlü sorunu çözmede gereken tek şeyin Eskişehir’in ortak aklı olduğunu bir kez daha deneyimlemiş olduk. Daha kalıcı çözümler geliştirmek ve hemşehrilerimizin beklentilerine cevap verebilmek için Kamu kurum ve kuruluşlarımız, yerel yönetimlerimiz, Eskişehir baromuz, meslek odalarımız, akademik odalarımız, üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımızın işbirliğine ihtiyacımız var. Bunu sağlamak zorundayız. Bunu dayanışma içerisinde umut ve sevgimizi büyüterek, sağlama gayreti içinde olacağız.

Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz, siz son olarak ne söylemek istersiniz?

Biliyorsunuz ki, pandemide yeni bir fırtına yaşıyoruz. Virüsün yeni varyantı güzel şehrimizde  büyük bir hızla yayılıyor. Çevremiz hastalarla doldu. Bu süreçte, en büyük yük de, sağlık çalışanlarımızın omuzlarında. 2022 yılını sağlıklı geçirebilmek ve yaklaşık iki yıldır mücadele ettiğimiz Covid-19 salgını nedeniyle uzak kaldığımız bütün güzellikleri yeniden yaşayabilmek adına hepimiz üzerimize düşen sorumluğu yerine getirmeliyiz. Daha güzel günlerin umuduyla tüm hemşehrilerime sağlıklı günler diliyorum. Size de gösterdiğiniz yakın ilgi için teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. 

Gazete Eskişehir Ekspres'in Şubat-2022 sayısından...