Anadolu Gençlik Derneği ve Milli Gençlik Vakfı Eskişehir Şube Başkanı Muhammed Mücahit Demiralp, Eskişehir Ekspres'in Ocak-2020 sayısına konuk oldu.
Anadolu Gençlik Derneği-Milli Gençlik Vakfı 45 yıl önce Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından kurulan büyük bir gençlik hareketidir. Bizler bundan önce olduğu gibi bundan sonra da ilkelerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı ciddiyet ve fedakarlıkla sürdüreceğiz.
İnanıyorum ki kendimize fırsat oluşturup doğru soruları sorabildiğimizde doğru cevapları alacağız ve yeryüzünden inancımıza sarılarak, şerefimizle güzel izler bırakarak göçeceğiz. Belki kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri birlikte çoğaltabiliriz.
Anadolu Gençlik Derneği-Milli Gençlik Vakfı 45 yıl önce Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından kurulan ve bugün Türkiye sınırlarında 81 il ve 900’e yakın ilçede, Balkanlar, Azerbaycan, Kıbrıs ve Avrupa’da birçok şehirde çalışmalarını yürüten büyük bir gençlik hareketidir. Biz Anadolu Gençlik Derneği olarak bir geçitten ibaret gördüğümüz bu dünyada yaptığımız-yapmadığımız her iş ve oluştan hesaba çekileceğimize inanıyoruz. Bunun bilinciyle, bir insanı insan kılan akıl nimeti sayesinde nasıl biyolojik ihtiyaçlarımızı karşılıyorsak, insanlık için de iyiye, doğruya ve güzele yönelmemiz gerektiğini vicdanımızda hissediyoruz. İnsan, bu dünyaya sadece kendisi için yaşamaya değil, varlığıyla Hakk’ın hatırını gözeterek tüm insanlığa faydalı olmak için gelmiştir. Bunu gerçekleştirebilmek için ise gençlerimizi şu prensiplere sahip olmaya davet ediyoruz:
1-Önce ahlak ve maneviyat
Birkaç misalle meramımızı anlatacak olursak: Alanında zirveye çıkmış bir profesörü sevmediği bir öğrencinin hakkını yemekten alıkoyan şey nedir? Yahut çalıştığı fabrikada saate göre maaş alan bir işçinin yaptığı işi ağırdan almasının, hatta kullandığı makineyi bozarak işleri aksatmasının önünde ne engel vardır? İşte biz bu soruların cevabına tek kelimeyle ahlak diyoruz. Ahlakı sadece ikili ilişkilere indirgemeyerek tüm insanlığın faydasını gözetiyoruz. Bir insan için ahlakın ilke seviyesine gelmesinin ve orada kalmasının ise ancak maneviyatla mümkün olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden her ne iş yaparsak yapalım, her ne düşünürsek düşünelim bu prensibi aklımızdan çıkarmayalım, önce ahlak ve maneviyat...
2-Varlığının neye hizmet ettiğini düşün...
İnsan bilerek veya bilmeyerek attığı her adımda ya iyiliğe ya kötülüğe hizmet etmiş olur. Ve dahi iyiliğe hizmet etmemek bir nevi kötülüktür. Bugün dünya, insan iradesini çarkları arasında ezen kapitalizmin zulmü altında inlemektedir. İşin acı tarafı, kapitalizm bunu serinkanlılıkla yaparken insanlar ‘’ben ne yapıyorum, varlığımla neye hizmet ediyorum?’’ sorularını dahi soramamaktadırlar. Bu yüzden Hakk-Batıl ilişkisini gözeterek iyiliğin dünyada yayılması, yer etmesi için ihtiyacımız olan şey: uyanık bir şuur. Bu ise insanın kendisini sürekli yoklamasıyla mümkün. Yani ikinci prensibimiz, varlığının neye hizmet ettiğini düşün...
3-Birlik olmadan olmaz
Bir insan tek başına pek çok şey başarabilir. Birçok kötülüğe mani olabilir. Yalnız, bu yaptıkları tek başına bataklıkta sinek öldürmekten öteye geçmez. Çünkü kötülük sistemli bir şekilde yol alır, zamanla sadece ismi değişir. Örneğin; Feodalite yerini kapitalizme bırakır. Sistemli kötülüğe ise ancak sistemli iyilikle galip gelinir. Nebevi metodun birliği ve teşkilatlanmayı şart koşması bundandır. Yani üçüncü prensibimiz, birlik olmadan olmaz...
4-Kardeşlik olmadan birlik olmaz
İnsanlar birçok vesileyle bir araya gelirler; Okul, iş ortaklığı, aile bağı vs... Sistemli iyiliği sağlayacak olan şey ise, bu bağlardan çok dava kardeşliğidir, inananların kardeşliğidir. İyiliğin yayılması için omuz omuza mücadeledir. Bizim çağrımız da bunadır. Belki kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz. Bu şuurla hareket ederek dördüncü prensibimiz: Kardeşlik Olmadan Birlik Olmaz...
5-Kendin için istediğini kardeşin için de istemek...
Hiç kimse yaşayamayacağı, mutlu ve huzurlu olamayacağı bir hayatı arzu etmez. Haksızlıklara uğramak, eziyet ve işkenceye katlanmak kimsenin kendisi için istediği hususlar değildir. İşte tüm insanca yaşama taleplerimizi sınır gözetmeksizin Endonezya’dan Fas’a tüm kardeşlerimiz için de korumak ve arzu etmek durumundayız. Dünya üzerinde her göz yumduğumuz kötülük ve zulüm gün gelir bizim de yakamıza yapışır. Bundan dolayı kendimiz için istediğimizi kardeşimiz için de istemek, kendimiz için istemediğimizi kardeşimiz için de istememek zorunluluğumuz var.
6-Zulmün makamı, mevkisi; mazlumun dini, inancı, ırkı, dili fark etmez
Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında durmak, mazlum kim olursa olsun tutup kaldırmak bir insanın ve özellikle Müslümanın en önemli bayraklarından biri olmalıdır. Ki bu dünyayı yaşanılır kılmanın en temel gereksinimlerinden de biridir.
Gençlik çalışmalarınız nelerdir?
Anadolu Gençlik Derneği olarak çalışmalarımızı üniversite, lise ve ortaokul düzeyindeki tüm genç kardeşlerimize yönelik olarak yapmaktayız. Üniversitelerimizde ‘Sınıflardan Kampüslere Yeni Bir Dünya’ sloganıyla tüm fakültelerdeki ve sınıflardaki kardeşlerimize hiçbir ayrım gözetmeksizin ulaşmaya, selamlaşmaya ve varsa ihtiyaçlarını gidermek için elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Bunun yanı sıra şehrimize yeni gelen kardeşlerimiz için şehir gezileri, piknikler ve kamplar düzenleyerek şehre adapte olmalarını sağlıyoruz. Dönem içinde uzman kişiler tarafından verilen konferanslar ve seminerlerle kendi alanlarına dönük bilgi birikimlerinin artmasını sağlıyoruz. Dahası, üniversite gençliğinin kurduğu okuma gruplarıyla tüm insanlara faydalı olabilmenin sorumluluğunu omuzlarına yüklemiş oluyoruz. Liseli kardeşlerimize yönelik ‘Karavan Grupları’mız var. Karavan gruplarımızda kardeşlerimiz haftada en az bir defa bir araya geliyorlar. Okuyorlar, araştırıyorlar, geziyorlar, eğleniyorlar. İlaveten Siyer-i Nebi yarışması ve futbol turnuvalarıyla çeşitli ödüller kazanabiliyorlar. Yaz ve kış dönemlerinde şehir havasının boğuculuğundan uzakta kamplar düzenliyor, kardeşlerimizin doğayı tanımasını, dünyanın şehirden ibaret olmadığını anlamasını sağlıyoruz. Ortaokulda okuyan kardeşlerimiz için ise ‘Kaşif Grupları’mız var. Bu gruplarda ortaokullu kardeşlerimizden biri kaşif önderi seçiliyor. Onun önderliğinde her hafta bir araya geliyor, ödevlerini yapıyor, okuyor, öğreniyor ve yeni şeyler keşfediyorlar. Yaz döneminde 6 hafta boyunca ‘Yaz Etkinlikleri’ adı altında bu kardeşlerimizin eğitimine katkıda bulunuyoruz. Kur’an-ı Kerim dersi, Peygamber Efendimizin hayatı, adab-ı muaşeret derslerinin yanı sıra paintball, teknik geziler, futbol ve basketbol maçları, yüzme gibi çeşitli aktivitelerle kardeşlerimizle birlikte oluyoruz.
Siyer-i Nebi Yarışması hakkında bilgi verebilir misiniz?
Anadolu Gençlik Derneği olarak 9 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte tüm Türkiye’de eşzamanlı olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in hayatının konu edildiği Siyer-i Nebi sınavını gerçekleştiriyoruz. Bir kitap belirliyor ve sınava giren öğrencileri o kitaptan sorumlu tutuyoruz. Her yıl yüzbinlerce gencimiz bu sınava giriyor ve dereceye giren kardeşlerimize Türkiye geneli ve il geneli ödüller veriyoruz. Okullarda stantlar kurarak, konferanslar vererek hem kendimizi hem de bu yarışmayı tanıtıyoruz. Tabii bunları yaparken de özellikle altını çizmek istiyorum gayemiz gençleri birbiriyle yarıştırmak değil. Zaten yarışmanın sloganı olarak da ‘Kaybedeni Olmayan Yarışma’ sloganını kullanıyoruz. Bu yarışmadan iki esas muradımız var: Hem yeryüzünde gelmiş geçmiş en güzel örnek olan Efendimiz (s.a.v)’in hayatı ile gençleri buluşturarak örnek almalarını sağlamak hem de İslam’ın tam anlamıyla yaşandığında yeryüzünün nasıl yaşanabilir bir hale geldiğini gösterebilmek.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Geldik ve gidiyoruz. Dünya hızla dönüyor, zaman su gibi akıp geçiyor. Bizim tüm günlük telaşlarımızı bir anlığına da olsa bırakıp “Ben neyim, niçin yeryüzüne gönderildim, bu dünyadan biriktirdiğim hangi şey ile göçeceğim, ne yapmalıyım?” sorularına cevap aramamız gerekiyor. İnanıyorum ki kendimize fırsat oluşturup doğru soruları sorabildiğimizde doğru cevapları alacağız ve yeryüzünden inancımıza sarılarak, şerefimizle güzel izler bırakarak göçeceğiz. Tekraren, “Belki kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz.’’ Bunun için biz AGD olarak bundan önce olduğu gibi bundan sonra da ilkelerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı ciddiyet ve fedakarlıkla sürdüreceğiz. Merkezine hakkı ve adaleti alan “Yeni Bir Dünya’’ kurmak için hep birlikte çalışacağız. Bu vesileyle tüm kardeşlerimizi çayımızı içmeye, teklifimizi dinlemeye, dertleşmeye şubemize bekliyoruz. Velilerimize de özellikle bu çalışmalarımızı yerinde incelemelerini tavsiye ediyoruz. Akçağlan Mahallesi, İmarlı Sokak, No:25’te hizmet veriyoruz. Bize bu fırsatı tanıdığınız için şahsınıza ve tüm Eskişehir Ekspres Gazetesi ailesine teşekkür ediyorum.