Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Dilek Ak, fakülte olarak elde ettikleri başarıları ve salgın hastalıklardan korunmak için alınabilecek kişisel önlemleri anlattı. 

Ak “Sağlık alanındaki gelişmeleri yakından takip eden, gerek teorik derslere gerekse uygulamalarına yansıtan ve alandaki gelişmelere her iki bölümümüzle destek veren bir fakülteyiz” dedi.

Prof. Dr. Ak, Gazete Eskişehir Ekspres'in 14 Mart Tıp Bayramı Özel Sayısı'na özel açıklamalarda bulundu. 

Röportaj Nevin Bulut Atak, Eskişehir Ekspres

Fakültenin kapasitesi ve çalışma biçimi ile ilgili kısa bir değerlendirme alabilir miyim? 

Sağlık Bilimleri Fakültesi, Üniversitenin bir birimi olarak 2012 yılında kurulmuştur. Dil ve Konuşma Terapisi ve Sosyal Hizmet lisans programları aktif olan iki bölüm halinde eğitim-öğretim hizmeti vermektedir. Ancak aktif olmayan Odyoloji ve Ergoterapi bölümlerimiz mevcuttur. Bu iki programa henüz öğrenci alımı gerçekleşmedi. Şu anda bu iki bölümün öğretim üyesi alımlarını gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Dil ve Konuşma Terapisi bölümünün kontenjanı 40, Sosyal Hizmet bölümünün ise 50’dir. Eğitim süresi 4 yıldır. İsteğe bağlı İngilizce hazırlık alınabilmektedir. Kayıtlı lisans öğrencisi sayımız 446’dır. Fakültemiz ilk mezunlarını 2015-2016 eğitim öğretim yılında vermiştir. Fakültemizdeki öğretim üyesi sayısı 11, öğretim görevlisi sayısı 4, araştırma görevlisi sayısı 10’dur. İdari görevli personel sayısı ise 21’dir.

İlk üniversite olmanın onurunu yaşadık

2019 yılı içerisinde Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi alanında Türkiye’de akredite edilen ilk üniversite oldu. Bu çalışma nasıl gidiyor bilgi verir misiniz?
Birçok ilke imza atan Anadolu Üniversitesi bu konuda da bir ilke imza atmıştır. Fakültemiz Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü, 2019 yılında Sağlık Bilimleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (SABAK) tarafından yapılan başvuruyu takiben gerçekleştirilen ziyaret ve raporlama süreci sonucunda akredite edilmiştir. Bildiğiniz gibi üniversitemiz dil ve konuşma terapisi alanında bir marka değeri olan Dil ve Konuşma Bozuklukları Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (DİLKOM) açıldığı ilk üniversitedir. Ayrıca yine Türkiye’de ilk Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Yüksek Lisans, Doktora ve Lisans Programları da Anadolu Üniversitesi bünyesinde açılmıştır. Bütün bunlar düşünüldüğünde Türkiye’de dil ve konuşma terapisi alanında akredite edilen ilk üniversite olmak büyük bir mutluluk ve onur kaynağı olarak değerlendirilebilir.

Amaç: Eğitimdeki kalitenin sürdürülebilirliğini sağlamaktır

Akreditasyon sürecine dönecek olursak, ilgili derneğe başvuru yapılması, yapılan başvurunun kabul edilmesi, öz değerlendirme raporunun hazırlanması ve derneğe sunulması, dernek tarafından değerlendirme ziyaretin gerçekleştirilmesi ve program hakkında raporun dernek tarafından hazırlanması aşamalarından oluşmaktadır. Üniversitemiz eğitim ve öğretimde kaliteye önem veren bir kurumdur. Amaç eğitimdeki kalitenin sürdürülebilirliğini sağlamaktır. Bunun gerçekleşmesi için de üniversitemiz eğitimdeki kalitenin tescili olan akreditasyonu desteklemektedir. Dil ve Konuşma Terapisi bölümü bu amaca giden yolda, aldığı destek ile verdiği eğitimin kalitesini daha da ileriye götürecek ve sürdürülebilirliğini sağlamaya devam edecektir. 

‘Gençler ülkemizi daha da ileriye götürecekler’

Sağlık öğrencilerinin gelecek ile ilgili planları ne yönde? Gençlerin projeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Fakültemizden mezun olacak gençler alanda çalışmak, yurdumuzun her köşesine, her vatandaşına hizmet götürmek için çok hevesliler. Mezun olduktan sonra akademik kariyer yapmayı, lisansüstü eğitime devam etmeyi düşünen öğrencilerimiz var. Onları böyle hevesli görmek çok hoşuma gidiyor. Ancak bu kadar hevesli ve umutlu olmalarına rağmen gelecek ile ilgili iş bulma, istihdam edilme gibi kaygıları da mevcut. Heveslerinin kırılmamasını diliyorum ve öğrendikleriyle, yapacakları uygulamalarla ülkemizi daha da ileriye götüreceklerini düşünüyorum. Çünkü öğrencilerimiz kaynakların tüm insanlara daha eşit ve daha adil dağıtıldığı bir dünyayı hedefliyorlar.

Sağlık adına önemli gelişmeler yaşanıyor

Sağlık alanındaki gelişmeleri ülkemiz ve şehrimiz açısından değerlendirir misiniz?

Sağlık alanında son yıllarda yaşanan gelişmelerin akademik boyutunda neler olduğuna bakılırsa Sağlık Bilimleri Üniversiteleri kuruldu ve yaygınlaşıyor. Bu kapsamda Sağlık Bilimleri Fakültesinin de şehrimizde ve üniversitemizde kurulmuş olması sağlık adına önemli bir gelişmedir. Yine aynı şekilde birçok şehirde olduğu gibi Eskişehir’de de şehir hastanelerinin kurulmuş olması da son yıllarda sağlıkta yaşanan gelişmeler arasında değerlendirilebilir. Sağlık alanındaki gelişmeleri yakından takip eden, gerek teorik derslere gerekse uygulamalarına yansıtan ve alandaki gelişmelere her iki Bölümümüzle destek veren bir Fakülteyiz. Sağlık alanındaki yaşanan gelişmelerin önemli ve birçok hastalığın tedavisinde ya da önlenmesinde büyük faydalar sağlayacağını düşünmekteyim.

Virüs hızla yayılıyor

Adını yeni duymaya başladığımız salgın hastalıklar çıkıyor. Bunlardan korunmak için kişisel olarak neler yapılabilir?

Şu anda adını yeni duymaya başladığımız salgın hastalıklar gündemimizde. Bunlardan en önemlisi ve hızla yayılanı da koronavirüsü. Çin’in bir kentinde başlayıp şu anda dünyanın dört bir yanında görülmeye başlanan ve yayılma hızı giderek artan bir virüs olduğunu görüyoruz. Dünya Sağlık Örgütünün, Sağlık Bakanlığımızın ve üniversitemiz Mediko Sosyal Merkezi’nin bu konuyla ilgili detaylı açıklamaları bulunuyor. Yapılan bütün açıklamaların ortak noktasının elleri sabun ile sık yıkama, öksürme ya da hapşırma sırasında ağız ve burnu mendille ya da mendile ulaşılamıyorsa kol içine gelecek şekilde kapatma gibi kişisel hijyen tedbirleri, bulunan ortamı sık havalandırma, ortak kullanım alanlarının temizliğinin dezenfeksiyonu sağlayacak ürünlerle yapılması ve enfekte olan kişilerle temasın önlenmesi olduğu görülmektedir. Kişide yüksek ateş, öksürük gibi belirtiler var ise en yakın sağlık kuruluşuna vakit kaybetmeden başvurması gerekmektedir. Ayrıca çiğ ve az pişmiş hayvansal gıdalardan kaçınmak, beslenmemize daha çok taze meyve ve sebze eklememiz, sık ve az miktarda su tüketmemiz gerekmektedir.

Ve son olarak 14 Mart Tıp Bayramı mesajınızı alabilir miyim? 

Kendisini insan sağlığına adayan, gece gündüz demeden büyük özveri ve fedakarlıkla sağlık hizmeti sunan başta hekimlerimiz olmak üzere bütün sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramını kutlar, herkese sağlık dolu günler dilerim. Hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız iyi ki var; onlara minnettarız.