Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Karagülle, sağlık sistemindeki gelişmeleri, sağlık çalışanlarının beklentilerini ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin birimleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 

Karagülle, Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin çok iyi bir şekilde hizmet verdiğini belirterek, “Umarım bir gün daha küçük bir hastaneye döndürmek gibi bir gaflete de düşmez sağlık yöneticileri, bence düşmemeli” diye konuştu.

Başhekim Karagülle, Gazete Eskişehir Ekspres'in 14 Mart Tıp Bayramı Özel Sayısı'na özel açıklamalarda bulundu. 

Röportaj Nevin Bulut Atak, Eskişehir Ekspres

Hastanelerin fiziki koşulları değişti, daha fazla birimle hizmet veriyor hastaneler, daha fazla cihaz var ve daha fazla hastaya hitap eden binalar yapıldı. Bu sistem oturdu mu, hasta ve hastane çalışanları bu fiziki şartlara alışabildi mi?

Bunu karşılaştırırken bir iki yıl öncesi ile karşılaştırmamak lazım. Doksanlı yılları iyi düşünmek lazım. Doksanlı yıllarda, bizzat kendimizin de hasta olarak yaşadığımız, sağlık sistemindeki rezaletin boyutunu hiç konuşmaya gerek yok. Beş kişi bir anda muayene olunan poliklinikler, ilaç sıraları, 6 kişilik odalardaki hasta yatışları. Bunlar zamanında sağlık sisteminin yüz karası olan zamanlardı. Şimdi sistem, sağlıkta dönüşümle beraber çok değişti. Bir iki yıl öncesine kadar altı yataklı odalarımız belki vardı ama insanlar sağlık sisteminden yüzde doksan beş memnundu. Eskişehir ise çok şanslı bir şehir. Gerçekten sağlık yatırımları ile Eskişehir yüzde otuz nitelikli odası varken, bir anda iki hastanenin açılması ile beraber yüzde yüz nitelikli yatak oranına ulaştı. Nitelikli yataktan oranından kastımız bir ya da iki kişilik, kendi banyo ve tuvaleti olan odalardan bahsediyoruz. Şu anda gerek Eskişehir Yunus Emre Hastanesi gerek Şehir Hastanesi, özel bir hastaneden fiziki olarak geri kalmayacak koşullarda hatta daha ileriye dönük hastanelere döndü. Hekim kalitesi açısından ise bir vatandaş olarak değerlendirmek isterim. Eskişehir’deki sağlık hizmeti sunan hekimlerin en kalitelilerin daha çok devlette olduğunu görüyoruz. Ve bunu da yapılan işlerle gösteriyoruz. Vatandaş bunu yeni yeni fark ediyor. Sağlıkta anlayış çok değişti. Doksanlı yıllarda hizmet nasıl olursa olsundu. Bu düşünceden çıkıldı artık. Kendi yakınlarımıza nasıl sağlık hizmeti vermek istiyorsak gelen hastaya o şekilde sağlık hizmeti verme derdine düşüldü. Maliyetler çok arttı. Ben hep şunu söylüyorum, sağlığın tasarrufu olmaz. Yaklaşık bir yıldır buradayız oldukça yüksek düzeyde nitelikli kaliteli bir sağlık hizmeti verdiğimizi düşünüyoruz. Artık Devlet Hastanesi’nde şu tetkik, şu tedavi yapılamıyor kavramı artık yok. Her şey nitelikli bir şekilde yapılabiliyor. Ülkemizde her iki hastanesinin de yeni olduğu bir il Eskişehir ve Eskişehir halkı bu konuda çok şanslı. Eskişehir halkına verilemeyen bir sağlık hizmeti yok şu anda. 

Sağlık çalışanı ne istese hakkıdır

Size başvuran insanı mutlu etmek istiyorsanız, onu mutlu edecek insanları da mutlu etmek zorundasınız. Sağlık çalışanı mutlu olmadan, karşısına gelecek insanı mutlu etmesi çok zor. Sağlık çalışanları çok fedakarlar. Birçok noktada geri panda kalmasına, gecesini gündüzüne katmasına rağmen gerçekten çok yorulmasına rağmen, karşısındakine sağlık hizmet sunmada geri kalmadılar. Sağlık hizmeti sunan birimler eşini, çocuğunu, annesini, babasını feda ediyorlar. Sağlık çalışanı ne istese hakkıdır. 14 Mart Tıp Bayramı olması sebebiyle, sanki sadece 14 Mart’da hatırlıyormuşuz gibi bir algı var. Bu algıyı yıkmak lazım. Bununla ilgili çok çalışma çok düzenleme var. Yeterli mi noktası tartışılır. Bizim milletimiz yapılan hizmetin teşekkürünü yapabilen bir millet. Ama istisnalar çıkıyor. Sağlıkta şiddeti konuşuyoruz, verilen hizmetin karşılığını alamamayı konuşuyoruz bunlar tartışılan konular. Ama en önemli konu sağlıkta şiddet konusu. Başka bir ülkemiz olmadığı gibi başka bir sağlık sistemimiz de yok. Mevcut olan sistemde hasta artıları birçok ülke ile karşılaştırdığımızda bu noktada şu an ülkemiz cennet gibi. Bu insanlara teşekkür etmek yerine şiddet uygulamak tamamen insanlık dışı bir şey. Millet olarak, etik olarak, ahlaki olarak bunu doğru bulmak mümkün değil. 

Şiddeti önlemenin çözümü cezai yaptırım değil, cezaevi değil

Sağlıkta şiddet konusunda ne gibi tedbirler alınmalı sizce?

Bu bir kültür yapısıdır. İşlerin yürüyüp yürümemesine bağlamak doğru değil. Şiddetin kaynağının hastanelerdeki eksiklik ya da personeldeki eksiklik olduğunu söylemek mümkün değil. Hastanelerdeki yaşanan olaylar, hastanelerin fiziki eksikliği ya da personel eksikliğinden kaynaklanmıyor. Bu tamamen toplum yapısı ile ilgili. Bu gibi olaylarda aile yapısına inmek lazım. Bugün şiddeti sadece sağlıkta konuşmuyoruz. Eğitimde de konuşuyoruz. Okullarda da öğretmenlere şiddet oluyor. Diğer Devlet kurumlarında ya da sokakta şiddetten bahsediyoruz. Bunların hepsi toplumsal bir sorun. Bu sağlık personelinin de bir sorunu değil. Hastanemize bir günde ortalama 15 bin kişi giriyor. Burada olay bir ya da ikidir. Kendisine bakan hastane personeline kötü davranmak bizim toplum yapımızda olan bir şey değil zaten. Sağlıkta şiddet noktasında ortaya çıkan olaylar analiz edildiğinde, ya psikolojik problemlerin olduğu ya da aile yapısının yetişme tarzı bozuk insanlar olduğunu görürsünüz. 
Bunlarla ilgili kalıcı bir şey bence yapılmalı, evet hukuk düzeni ile ilgili Sağlık Bakanlığı çalışmaları var. Bunun çözümü cezai yaptırım değil, cezaevi değil. Bu işin kökü eğitime geliyor. Bizim çocuklarımızı yetiştirmemize bakıyor. Toplumsal duyarlılık oluşturmak gerekiyor. Polis koyarsınız, güvenlik koyarsınız bunlar çözüm değil. Biz polis toplumu değiliz. Bunu biz kökünden halletmek istiyorsak eğitimden başlamak gerek. Buraya istediğimiz kadar cihaz, güvenlik koyalım şiddete başvuracak insanı engelleyemeyiz. Bu bir toplumsal hareket olmalı. 

Eskişehir’e yapılan sağlık yatırımlarını yeterli buluyor musunuz?

Eskişehir sağlık yatırımları konusunda bu ülkenin en şanslı şehirlerinden biri. Şu anda Eskişehir’de sağlık yatırımı açısından yapılmasını isteyeceğimiz bir şey var mı, hayır. Açık ve net söylüyorum. Eskişehir gerek Şehir Hastanesi, gerek Yunus Emre Devlet Hastanesi ile oldukça güzel bir sağlık hizmeti veriyor. Vatandaş da sağlık hizmeti alması ile ilgili bir sorun yaşamıyor. Bunun için katkısı olan çok insan var teşekkür etmek lazım. Gerek iktidar, gerek muhalefet, gerek bürokratları ve gerekse Eskişehir’in sevenlerine minnettar olmak zorundayız. Bu hastaneler bu şehre en az elli atmış yıl hizmet eder. 

Biz küçülmedik, büyüdük

Bütün birimler çalışıyor mu şu an hastanede?

Eskişehir Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’ni kombine olarak değerlendirdiğinizde sağlık hizmeti alınma noktasında eksik bir birimimiz yok. İki hastanenin farklı rolleri var. Şehir Hastanesi fiziksel olarak bizim üç katımız. Şu anda çok güzel hizmetler veriyor. Biz farkı alanlarda daha farklı hizmet veriyoruz. Örneğin, kadın doğum hizmetimiz yoktu başladı, çocuk polikliniklerimiz yoktu açıldı, fizik tedavi çalışmalarımız var. Her iki hastanede kendi rolüne göre üst düzey hizmet veriyor. Kamudaki sağlık hizmetini o hastane daha çok burası az veriyor diye değerlendirmek doğru değil. Taşınma bazılarının söylediği gibi bu hastanenin küçültülmesi o hastanenin büyültülmesi gibi olmadı. Çok güzel planlandı. Göreve geldiğimiz günden beri hep şunu söyledik, Eskişehir’in Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesine ihtiyacı var. Çünkü burası bir kültür hastanesi. İnsanların güvendiği, insanların her türlü hizmeti aldığı bir hastane. Küçültülmemeli, aksine hep büyültülmeli görüşünü hep savunduk. Ve Bakanlıkla bunun için yeri geldi kavgalar ettik. Ve taşınmadan sonra 800 yataklı bir hastane gerçeği var. Biz taşınmadan önce 720 yataktık. Biz küçülmedik aksine büyüdük. Bazıları diyor, nitelikli birimlerin hepsi Şehir Hastanesine gitti deniyor. Ben de üst düzey bir yönetici olsaydım bu planlamada aynısını yapardım. Çünkü çok teknolojik cihazlarla donatılmış, modern bu gibi yerler için ayrılmış bir hastane var. Kaldı ki Şehir Hastanesi şehre uzak bir hastane değil. Bu insanlar diğer hastanelerin konumlarını görseler bu cümleleri hiç kurmazlar. Şu an Şehir Hastanesi çok iyi bir hizmet veriyor. Yunus Emre Devlet Hastanesi zaten eskiden beri Türkiye’de ki konumu değişmedi. Yaptığımız ameliyatlar hemen hemen Şehir Hastanesine yakın. Memnuniyet oranlarına bakıldığında Eskişehir’deki en iyi hastanelerden bir tanesi. 

Umarım küçük bir hastaneye döndürmek gibi bir gaflete düşmezler

Yunus Emre bu şekilde kalmalı, bu başarısı ile yoluna devam etmeli. Umarım bizden sonra gelecek arkadaşlar bu çıtayı devam ettirirler. Umarım Yunus Emre’yi bir gün daha küçük bir hastaneye döndürmek gibi bir gaflete de düşmez sağlık yöneticileri, bence düşmemeli. Güzel bir hastane burası, hekimi ile, personeli ile… Hayatım boyunca ben bu kadar güzel bir hastanede çalışmadım. 20 yıllık hekimim, bu kadar kültürü farklı olan, personelin her türlü zorluğa rağmen hala gülerek işini yapmış olduğu bir hastane ben hiç görmedim hayatımda. Ekibime teşekkür etmem lazım. Günlük 15 bin hasta giriyor ve bir sonraki gün her şeyin yeniden pırıl pırıl olması bir kültür. Ben bu hastanede yönetici olduğum için çok şanslıyım. Ben bu zevki yaşadım. Yaklaşık üç buçuk yıldır yöneticiyim. Arkadaşlarıma çok teşekkür etmem lazım. Sağlık personeli her şeyi hak ediyor. Sağlık personeli ilk olarak hastasının iyi olmasını bekliyor, bunu sağladıktan sonra ilk sırada inanın parayı beklemiyor, teşekkürü bekliyor. Bence bu da sağlık personeli için çok değil. Çok kutsal bir iş yapıyor sağlık personeli. 

Son olarak Tıp Bayramı mesajınızı alabilir miyim?

14 Mart Tıp Bayramı’nda başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık personellerimizin, sekreterden temizlikçiye kadar bütün personelimizin bayramını kutlarım. Umarım 2020 yılı daha güzel, daha huzurlu, daha barış dolu, daha mutlu ve huzurlu bir yıl olur.