SES Şube Başkanı Birtürk Özkavak, sağlık çalışanları için taleplerini sıraladı, “Sürekli söylediğimiz gibi sağlık emekçileri çok mutsuz. Aldıkları bilimsel eğitimin gösterdikleri özverinin karşılığı alamadıkları için ve birde her gün çeşitli boyutlarıyla şiddet ve mobbinge maruz kaldıkları için mutsuzlar” dedi. 

Özkavak, Gazete Eskişehir Ekspres'in 14 Mart Tıp Bayramı Özel Sayısı'na özel açıklamalarda bulundu. 

Röportaj Nevin Bulut Atak, Eskişehir Ekspres

Tıp Bayramı ve yine her yıl olduğu gibi sorunlar tartışılıyor. Bu anlamda taleplerinizi sıralar mısınız?

Sağlık Emekçileri 14 Mart Tıp Bayramını uzun yıllardır bir bayram gibi kutlayamıyorlar ne yazık ki. Çok anlamlı bir tarihin işgale karşı direnişin bağımsızlık özgürlük isteğinin cisimleştiği sembolleştiği bir tarihin büyük sıkıntılarla geçiyor olması talihsizlik. Oysaki böyle bir günde farklı konuları konuşuyor olmak isterdik. Ancak sorunlarımız katmerleşerek derinleşiyor. Bunların en başında tabiki ekonomik sorunlar geliyor. Ülkedeki krizin derinleşmesine paralel olarak sağlık emekçileri giderek yoksullaşıyor. Açlık sınırına doğru hızla düşüyorlar. Tüm tüketim malzemelerine, sofradaki her şeye doğalgaza elektriğe benzine yüksek oranlarda (yüzde 30-50) zam gelirken, sağlık emekçilerine verilen zam yüzde 4-5’leri bulmadı. Açıkça yoksulluğa açlığa mahkûm edildiler. Ve çözüm yolunda herhangi bir adım atılmıyor. Buradan çıkış için bir an önce maaşların ve tüm ödemelerin gerçek enflasyon oranlarında artırılmasını talep ediyoruz.

Tüm sağlık emekçileri aşırı bir iş baskısı altında; Hastanelerde hekimlerden sürekli daha çok hasta bakması ameliyat yapması performans yapması konusunda istem var. Bu açıkçası mobbing düzeylerinde. Buna paralel olarak diğer tüm çalışanlar aşırı ve yoğun çalışıyorlar. Ve süreç içerisinde hekimlerde diğer çalışanlarda giderek yok olan bir ek ödemeye talip oluyorlar. Performans sisteminin kaldırılmasını bütün ek ödemelerin maaşa yansıtılarak artırılmasını ve emekliliğe yansıtılmasını istiyoruz.
Sağlık Emekçilerine yönelik şiddet devasa boyutlara ulaşmış durumdadır. Neredeyse her gün her sağlık çalışanı birkaç kez şiddet olayı ile karşılaşabiliyor. Yeterli tedbir, yasal düzenlemeler yapılmadığı gibi şiddeti körükleyecek gelişmeler devam ediyor. Çok yönlü bir çalışmayla gerekli tedbirler kısa ve uzun vadeli çalışmalar yapılmalıdır.
Sağlık Emekçileri örgütlenme alanında önemli problemler altında. Kamu sağlık kuruluşlarında yandaş sendika yöneticilerle iç içe ve fiilen zaman zaman zor ve tehdit yöntemlerini kullanarak sendikamızın mücadelesini engelliyor. Ve bizzat adında sendika olan bir yapı sağlık emekçilerinin kazanımlarını yok etmek üzere çaba gösteriyor. Ama her şeye rağmen sağlık emekçilerinin gerçek sendikası olmaya devam edeceğiz.

Sağlık emekçileri yirmi dört saat çalışan bir iş ortamında bulunuyor. Aile yaşantıları çok zor koşullar altında sürüyor. Bu bağlamda kreş ihtiyacı had safhadadır. Ama her alanda olduğu gibi bir çözüm yok.

Tüm hastanelerin içinde yanında acilen kreş talep ediyoruz.

ASM’ler çok ciddi sorunlarla karşı karşıya. Hizmet binalarının ve hizmetlerin her türlü giderinin birimlerce karşılanmasından dolayı önemli problemler yaşanıyor. Doğalgaz elektrik her türlü sarf malzemelerine ve diğer personel giderlerinin artmasına rağmen, devletin ödediği gider kalemlerinde yeterince artış sağlanmıyor. Sürekli bir kötüleşme söz konusu. Esnek güvencesiz çalışma ileri boyutlara çıkmış gelir dağılımındaki bozukluk, aşı retleri, Ana Çocuk Sağlığı Hizmetlerinde gerilemeler önemli boyutlara yükselmiş durumda. 

Sağlık emekçilerinin mutsuzluğu artmış durumda. Birinci basamak hizmetleri tamamen yeniden ele alınmalı ve konunun taraflarıyla oturarak çözüm üretilmelidir.  

Eskişehir yerelinde ASM’lerin öğlen yemeği konusunda merkez yemekhaneden yararlanmak konusundaki taleplerini bir kez daha buradan söylemek istiyorum.

İlçelerdeki hastanelerde çalışan tıp fakültesi hastanesinde çalışan tüm sağlık emekçileride aşırı yük, performans baskısı düşük ücretler güvencesiz çalışma gibi çok çeşitli sorunlara sahip. Yani tüm sağlık emekçileri mutsuz.

İş yerlerinde liyakat bilimsel yaklaşım tamamen terk edilmiş, tarafgirlik, yandaşlık, partizanlık gibi adlandıracağımız her türlü olumsuz haslet rutin yaklaşımlar olmuştur.

Taleplerimizi defalarca ilettik

Sendika olarak sağlık alanında taleplerinizi iletiyorsunuz, geri dönüşler yeterli mi sizce?

Sendika olarak hem mücadeleyi hem de yöneticilerle görüşmeyi ve taleplerimizi iletmeyi çok önemsiyoruz. Tüm sağlık kurumları yöneticileriyle çok kez görüştük. Taleplerimizi, iş yerlerindeki sorunları defalarca ilettik. Âmâ ne yazık ki olumlu sonuçlar parmakla sayılamayacak kadar az.

Şiddete başvuranlara verilecek cezalar artırılmalı

Şehrimizde sağlık çalışanları ile vatandaşlar çoğu zaman karşı karşıya geliyor. Bu gibi durumlarsa şiddet de yaşanabiliyor. Bu sorun iki tarafında zarar görmemesi için nasıl çözülebilir?

Bu olaylar sadece şehrimizde değil ne yazık ki. Tüm ülkede giderek yaygınlaşıyor. Olayları sağlık çalışanları ve vatandaşların karşı karşıya gelme olarak tanımlamak çok yüzeysel kalır. Sağlıktaki şiddet artık münferit olaylar olarak değerlendirilemez. Sağlıkta Dönüşüm Programı denen sağlığı ticari meta haline getiren kamusal bir hizmet olmaktan çıkaran kar endeksli bir hizmet olarak gören anlayışın açık sonucudur. Hasta değil müşteri olarak görülen vatandaşı birde aşırı beklentiye sokarak sağlık emekçilerini sürekli sorun yaratan kişiler olarak lanse edersen şiddet olayları artarda artar. Sorunun çözümü için çok boyutlu kısa ve uzun vadeli yaklaşımlar yapılmalıdır. Öncelikle şiddete başvuranlara verilecek cezalar artırılmalıdır. Sağlıktaki Dönüşüm Programı durdurulmalı, çalışanların mutlu olduğu, halkın gerçek sorunlarını önceleyen birinci basamağı güçlendiren sevk sistemini kuran halkın katılımına olanak sağlayan herkese eşit ücretsiz ulaşılabilir bilimsel bir sağlık sistemi oluşturulmalıdır. Tabi ki her şeyden önce demokrasinin barışın kardeşliğin adaletin hâkim kılınacağı bir ülkeye ihtiyacımız var. 

Sağlık çalışanlarının çoğu mesleklerinin itibarsızlaştığını düşünüyor, sizce de öyle mi ve bu durumun sebebi nedir?

Sürekli söylediğimiz gibi sağlık emekçileri çok mutsuz. Aldıkları bilimsel eğitimin gösterdikleri özverinin karşılığını alamadıkları için ve birde her gün çeşitli boyutlarıyla şiddet ve mobbinge maruz kaldıkları için mutsuzlar. Gerçekte itibarları özverilerini küçümsemek kimsenin haddi değil ancak süreçte böyle bir yanılsama var. Ama bu durum dediğim gibi geçici bir durum. Bu günler geçecek. Çünkü tüm emekçiler yaptıklarıyla yarattıklarıyla emeğiyle en yüksek itibarı kazanıyor, hak ediyor. Sağlık emekçileri de insanı sağaltmakla, korumakla en yüksek itibarı hak ediyor. Bir gün bunu yeniden hissedecekler, görecekler. Umutsuz olmaya gerek yok. Emekçiler birleştikçe mücadele ettikçe itibarları yükselecektir.

Eskişehir’e yapılan sağlık yatırımları yeterli mi? Bu konuda önerileriniz nelerdir?

Sağlık yatırımındaki yaklaşım sağlık sorunlarını daha baştan çözmeye endeksli olmadıkça binlerce hastane yapılsa da yeterli değil. Meselemiz sürekli ve daha çok hastayı daha büyük gereksiz binalarda muayene etmek şatafat daha çok ve gereksiz para harcamak değil. Önceliğimiz koruyucu hekimlik ve birinci basamaktaki hizmetler olmalıdır. Bunu yapınca devasa binalara ihtiyacımız olmayacak insanlar zaten hastalanmadan korunmuş olacak daha az bir parayla daha yüksek sağlık göstergelerine ulaşmış olacağız. Bu açıdan bakılınca birinci basamağı tamamen gözden kamusal yaklaşımdan uzaklaştırmış anlayışın yeterince yatırım yaptığını söylemek mümkün değildir.

Son olarak 14 Mart mesajınızı alabilir miyim?

Sağlık Emekçilerini 14 Mart Tıp Haftası boyunca SES olarak yürüteceğimiz tüm eylem ve etkinliklere davet ediyorum. Tüm sağlık emekçilerine ve tüm Eskişehirlilere mutluluk barış insanca kardeşçe özgürce yaşayacak bir şehir, bir ülke güzel bir gelecek diliyorum. Size de teşekkür ediyorum.