Sağlık Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, “Bu kadar fedakarca çalışan sağlık personelinin hakkını siyasetçiler ve bürokratlar ne yapsa ödeyemez. Ne yazık ki üzülerek söylemek gerekiyor ki ne mevcut siyasi iktidar, ne Sağlık Bakanı ne de Bakanlık bürokratları sağlık personeline sahip çıkmamış, çıkamamışlardır. Sağlık personeli ortada bırakılmıştır” dedi.
Köksal, Gazete Eskişehir Ekspres'in 14 Mart Tıp Bayramı Özel Sayısı'na özel açıklamalarda bulundu.
Röportaj Nevin Bulut Atak, Eskişehir Ekspres
Tıp Bayramı ve yine her yıl olduğu gibi sorunlar tartışılıyor. Bu anlamda taleplerinizi sıralar mısınız?
Öncelikle 14 Mart Tıp Bayramı, sağlıkta bir meslek grubuna ait olmayıp, bütün sağlık çalışanlarını kapsamaktadır. Bu anlamlı günün, sadece bir meslek grubuna aitmiş gibi algılanıp değerlendirilmesi, bir ekip halinde sağlık hizmetini yerine getiren sağlık çalışanlarını üzmektedir. Yıpranma payının bütün sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Sağlık çalışanlarının bir başka beklentisi ise, çalışma barışını bozan adaletsiz performans sisteminin, adaleti tesis edecek şekilde yeniden düzenlenmesidir. Sağlık çalışanlarının maaşlarındaki düşüklük, ek ödeme ile giderilmeye çalışılıyor. Mevcut sistemde, maaş, maaşa ek olarak sabit ek ödeme ve çalıştığı kurumun performans ve gelir gider dengesine göre döner sermaye ödeniyor. Ancak gelinen noktada sağlık çalışanları sabit ek ödemeye mahkûm edilmiş durumdadır. Aldıkları ek ödeme emekliliğe yansıtılmadığından başka bir mağduriyet yaşanmaktadır. Gelir-gider dengesinde gün geçtikçe makas açılmaktadır. Daha sürdürülebilir bir sistem ile ek ödeme sisteminden vazgeçilmeli. Çalışanlar sabit maaşlarını bilmeli ve katkıları nazarında huzur hakkı almalıdır. Sağlık Sen’in kazanımı olan Lisans Tamamlama 2014 yılı ve sonrası mezun olanları kapsamalı ve yasal düzenleme biran önce yapılmalıdır. Sağlıkta yetersiz istihdam sorunu giderilmeli, sağlık çalışanlarının yükü hafifletilmelidir. İş yükü kaliteli sağlık hizmetini etkilediği gibi, tükenmişlik sınırında görev yapan sağlık çalışanlarını iyice yıpratmaktadır. Ayrıca sözleşmeli sağlık çalışanlarının kadro beklentisi karşılanmalı, vekil ebe hemşireler, 4/B’liler ve kamu dışı aile sağlığı çalışanı olarak istihdam edilenler kadroya alınmalıdır. Yine Sağlık-Sen olarak bizim talep ve kazanımımız olan kreş konusundaki uygulamalar, hassasiyetle sürdürülmeli, kurumlarda yaşanan kreş sorunu giderilmelidir. 24 saat esasına göre hizmet veren sağlık kurum ve kuruluşlarında 24 saat açık kalacak kreşler açılmalıdır.
Sağlıkta artık işler kötüye gidiyor
Sendika olarak sağlık alanında taleplerinizi iletiyorsunuz, geri dönüşler yeterli mi sizce?
Yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Sendikal olarak sahanın tüm sıkıntıları ve sorunlarını biliyoruz. Bilmekle de kalmıyor hem yerelde hem genelde birçok çalışma yapıyoruz. Örneğin diş çalışanları için İlimizde birçok ilin ve otoritenin katılımıyla çalıştaylar düzenledik. Genelde de durum böyledir. Sendikal geleneğin dışına çıkar SASAM Enstitümüzü kurduk. Burada otoriterlerden oluşan mevzuat çalışma ekiplerimiz bulunmaktadır. Yasal olarak esasında sorun olarak gözüken mevzuatlar ufak dokunuşlarla düzenlenebilecek durumda. Ancak Bakanlık bürokratlarının popülist yaklaşımlarından dolayı ne yazık ki düzenlemeler hayata geçmiyor. Geçenlerde de sosyal medya hesaplarımda yazdım. İş bilmez daire başkanları Whatshapp üzerinden devlet yönetiyorlar. Devamlı dediğimiz gibi sağlıkta artık işler kötüye gidiyor. Artık çalışanlara dokunacak düzenlemelerin hayata geçmesi gerekiyor. Siyasi iradenin artık önlem alma vakti geliyor ve hatta geçiyor.
Şiddet uygulayanlar mutlaka tutuklu yargılanmalı
Şehrimizde sağlık çalışanları ile vatandaşlar çoğu zaman karşı karşıya geliyor. Bu gibi durumlarsa şiddet de yaşanabiliyor. Bu sorun iki tarafında zarar görmemesi için nasıl çözülebilir?
Sağlık çalışanlarının en önemli sorunlarından olan şiddet konusundaki kararlılık sürmeli, şiddeti önleyici kalıcı tedbirler hayata geçirilmelidir. Şiddet uygulayanlar mutlaka tutuklu yargılanmalı, 6 ay süreyle sağlık giderleri sosyal güvenlik kurumu yerine kendileri tarafından karşılanmalıdır. Şiddetin önlenmesi konusunda vatandaşlarımıza da çağrıda bulunuyor, halkımızın sağlığı için fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarına sahip çıkılmasını istiyoruz.
7/24 görev başındalar
Sağlık çalışanlarının çoğu mesleklerinin itibarsızlaştığını düşünüyor, sizce de öyle mi ve bu durumun sebebi nedir?
Bir meslek gurubu var ne onsuz oluyor nede olmuyor. Gece gündüz demeden 7/24 saat görevi başında hizmet veriyor. Ne bayramı var ne özel günü. Bayramlarda tüm devlet memurları dinlenirken, tatilini yaparken, eşi ile dostu ile bayramı nasıl geçireceğini düşünürken, bizim çalışma arkadaşlarımız hizmet veriyor. Sağlık çalışanlarının yüzde 70 tatile çıkamıyor. Vatandaşlarımız daha rahat huzurlu bayram geçirsin diye görevlerinin başında bulunuyorlar. Diğer meslek grupları gibi bilgisayarı kapat tatil başlasın olmaz. Bizde aksine daha çok mesai olur tatillerde yoğunlukları artar. Ancak en çok şikayet edilende sağlık çalışanlarının bizzati kendisidir. Bakanlığın SABİM, CİMER gibi mekanizmaları, hasta hakları kavramı, yapılan sağlık yatırımları derken bu hizmeti sunan sağlık çalışanları önemsenmedi ve dikkate alınmadı. Bunun sonucunda bir geri kalmışlık tabi ki mevcut. Sendikamız olarak yapmış olduğumuz bir anket sonucunu paylaşmak istiyorum. Her şeye ve her türlü olumsuzluğa rağmen sağlık personeli “dünyaya tekrar gelsem, yine aynı mesleği yapacağını” belirtmektedir. Bu meslek kutsal bir meslek grubudur.
Eskişehir’e yapılan sağlık yatırımları yeterli mi? Bu konuda önerileriniz nelerdir?
Merkezi hükümetimiz İlimizde muazzam sağlık yatırımları yaptı. Diş Hastanesi, Şehir Hastanesi, Yunus Emre Devlet Hastanesi derken birçok katma değeri İlimize ve bölge halkına kazandırdı. Hayal diye bakılan birçok proje şuanda hayata geçmiş durumda. Aynı zamanda ikinci basamak sağlık hizmetleri noktasında İlimiz bir üst bölgesi oldu. Zaman zaman basınla da bu konuları paylaşıyorum. İlimizin artıları olduğu gibi eksikleri de bulunmaktadır. Yeri geldiği için belirtmek istiyorum. Bizden küçük birçok İl 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları bağımsız istasyon haline getirildi. Maliyetlerini merkezi bütçeye yansıtmadan İl Müdürlükleri kendi öz bütçeleri ile birçok yatırımı hayata geçirdiler, ne yazık ki İlimiz de bu durumu başaramadık. Bu konu hakkında İl Müdürümüz ile birçok kez görüştük. Ancak İl Müdürlüğü içerisinde farklı dinamikler var ve çözüm bulunamıyor. Yıllar sonra ancak yenilerde Şair Fuzuli de ki bina yıkıldı. Bu yapıyla kaç yıl sonra yatırıma dönüşür bilemiyorum. Deliklitaş’ta ki bina yıllardır bekliyor, İlçe Sağlık Müdürlüklerimiz hala kirada, boşalan onca sağlık tesisi olmasına rağmen hala kira ödememiz benim vicdanı mı sızlatıyor.
Son olarak 14 Mart mesajınızı alabilir miyim?
Sağlık hizmeti bir ekip işidir. Binlerce sağlık personeli istihdamın artmasını bekliyor. Özellikle son yıllarda lise mezunu istihdam edilmiyor. Her meslek grubunda hakkaniyet ölçüsünde istihdamın artırılması gerektiğine inanıyoruz.
Ülkemiz 2020 yılına acılarla girdi. Elazığ-Malatya Depremi, Van’da çığ düşmesi, İstanbul’da uçak kazası, sınır ötesinde şehit haberleri. Allah böyle kötü olayları bir daha bu kadim millete yaşatmasın. Ölenlerimize rahmet, geri de kalanlara baş sağlığı diliyorum. Saydığım tüm olaylarda öncelikli aktör sağlık personeli idi. Geceden sabaha 2500’ü aşkın UMKE görevlimiz Elazığ-Malatya’ya ulaştı. Çığ oldu olay yerine en önce UMKE, 112 ve sağlık çalışanları ulaştı, uçak kazası yaşadık olay yerine yine önce 105 ambulans ile sağlık personeli indi.
Bu kadar fedakarca çalışan sağlık personelinin hakkını siyasetçiler ve bürokratlar ne yapsa ödeyemez. Ancak sağlık çalışanlarının gerileyen özlük, mali ve ekonomik hakları var. Biran önce sağlık personelini düzlüğe çıkarılması için gerekli düzenlemeler vakit geçirilmeden yapılmalıdır. Sağlık çalışanları sahipsiz kalmıştır. Devlet ve millet aşkı ile verilen hizmetin parasal karşılığı yoktur farkındayız. Ancak sağlık personeli içinde dediğimiz gibi biran önce gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Ne yazık ki üzülerek söylemek gerekiyor ki ne mevcut siyasi iktidar, ne Sağlık Bakanı ne de Bakanlık bürokratları sağlık personeline sahip çıkmamış, çıkamamışlardır. Sağlık personeli ortada bırakılmıştır. Cumhurbaşkanımız tüm sağlık personeline 4 yıla 1 yıl fiili hizmet zammı demiş, bu söz yerde bırakılmıştır. Cumhurbaşkanımız tüm sağlık personeline 3600 ek gösterge demiş ne yazık ki şuanda sadece hemşire sınıfına verilmesi düşünülmektedir. Tekrardan belirtmek isterim Sayın Bakanım; her şey çok geç olmadan gerekli düzenlemeleri yapın. Yukarıda ki afetlerde yüzünüzü ağartan sağlık personeli için ne yapsanız azdır. Belki yarın çok geç olabilir.
Son olarak; Bu kutsal hizmetin mensubu olan bütün sağlık çalışanlarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağlık çalışanlarının bayramı, vatandaşlarımızın sağlığıdır. Hayatın her anında yanımızda olan ve bu hizmetin sunulmasında görev yapan bütün sağlık çalışanlarımıza şükranlarımızı sunarken, taleplerinin karşılandığı, sorunlarının çözüldüğü sağlıklı ve huzurlu bir gelecek diliyoruz. Bütün sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı kutlu olsun.