Hayvan Haklarına yönelik önemli düzenlemeler getiren yönetmelikte dikkat çeken en önemli ayrıntıları Avukat Hüseyin Akçar kaleme aldı.

Dünya yalnız bize ayrılmış bir alan değil. Dünyada var olan bütün varlıkların, bu sınırlar içerisinde var olma ve yaşama hakkı var.  İnsanlara özgüymüş gibi kullanılan hak kavramı, niteliği itibariyle var olan herkesi kapsamaktadır. Herkes denildiğinde insanların dışında akla gelen varlık hayvanlardır. İnsan hakları bir insanın salt insan olmasından kaynaklı haklarını ifade ederken, hayvan hakları ise hayvanların insancıl muamele görmelerini sağlayan haklardır. Özellikle hayvanların tibbi ve kozmetik deneylerde kullanılması, derisi için öldürülmesi, eğlence için avlanması ve hayvancılık sektöründe uygunsuz alanlarda yetiştirilmesi, hayvan hakkı ihlalleri olarak tanımlanmaktadır.

"Ağır cezai müeyyideler uygulanacak"

Türkiye’de hayvan haklarına bakmadan önce, bu hakların bir temeli var mı ona bakmak gerekiyor. Hayvan hakları üzerine 15 Ekim 1978 tarihinde imzalanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi, bu hakların tanınması ve değeri açısından önem taşımaktadır. Paris’teki Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Merkezi’nde düzenlenen bir tören ile ilan edilen bu metin, 1989 yılında Hayvan Hakları Birliği tarafından tekrar düzenlenerek 1990 yılında UNESCO Genel Direktörü’ne sunulmuş ve aynı yıl halka açıklanmıştır. Türkiye’de bu haklar üzerine bir çalışma yapılmış mı diye soracak olursak, bunun cevabını evet olarak verebileceğiz. 24/06/2004 tarihinde kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu, belki de hayvanların haklarını ortaya koymuş önemli bir çalışmadır. Ama yeterli olduğu söylenemez. İçerisindeki yaptırım boşlukları ile birlikte işlemez bir kanun haline gelmiştir. Kanun içerisindeki yetersizlikler zamanla kapanır düşüncesini sürdürmemiz karşısında 09 Temmuz 2021 tarihinde bir gelişme oldu. TBMM Genel Kurulu’nda  Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin yanı sıra Hayvanları Koruma Kanunu da kabul edilerek yasalaştı. Söz konusu yasa birtakım yenilikleri ve değişiklikleri beraberinde getirdi. 

Şöyle ki;

Buna göre Hayvanları Koruma Kanunu’nun tanımları düzenleyen maddesinde değişiklik yapılarak “süs” ibaresi çıkarılacak. “Ev hayvanı” tanımına gerçek kişiler yanında tüzel kişilerin sahipliğinde bulunan hayvanlar da dahil edilerek kapsam genişletilecek. Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını, tedavilerini sağlayacak ve eğitim çalışmaları yapacak. Yerel yönetimler ayrıca ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurabilecek.Hayvan sahiplerinin sorumlulukları genişletilecek. Kedi ve köpek sahipleri hayvanlarını dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmakla yükümlü olacak. Ticari amaç güdülmeksizin bakılan ev hayvanı, bulunduğu yere bakılmaksızın sahibinin borcundan dolayı haczedilemeyecek. Hayvanlara eziyet edenlere veya geçerli bir gerekçesi olamadan öldürenlere ağır cezai müeyyideler uygulanacak.

"Ölen hayvanların yerine yeni hayvanlar alınamayacak"

Birtakım gelişmeler karşısında hayvan haklarına yönelik somut adımlar atılmasında hala daha zorluklar yaşanmaktadır. Torba yasa deyimiyle hayatımıza giren bu gelişmelerin akıbetini takip etmeye devam edeceğiz. Ne kadar etkili ve yürürlükte kalacak beraber göreceğiz. Bu gelişmeleri takip ederken bir yandan yeni gelişmelerin de olduğunu görmekteyiz. 11 Haziran 2022 tarihinde yayınlanan yönetmelik, hayvanların doğal ortamları ve bazı tanımlamalarına ilişkin düzenlemeler getirdi.  Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 11 Haziran 2022 tarihinde ‘Hayvanat Bahçelerinin ve Doğal Yaşam Parklarının Kuruluşu ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmeliği’resmi gazetede yayınlandı. Hayvan Haklarına yönelik önemli düzenlemeler getiren yönetmelikte dikkat çeken en önemli ayrıntı, alışveriş merkezlerinde hayvanat bahçelerinin kurulmasına engel olacak maddedir. Söz konusu madde ile alışveriş merkezlerinde hayvanat bahçesinin veya buna benzer doğal yaşam parklarının kurulmasının önüne geçildi. Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce alışveriş merkezlerinde kurulan ruhsatlı hayvanat bahçeleri ise mevcut kanatlı ve/veya memeli hayvan sayısını artıramayacak ve bu hayvanlardan ölenlerin yerine yeni hayvanlar alınamayacak şeklinde düzenlendi.

"KAFES' tanımından vazgeçililiyor"

Yönetmelikte yer alan en önemli değişiklik ise ‘KAFES’ tanımından vaz geçilmesidir. Hayvan Hakları savunucularının önemle üzerinden durduğu bu konunun yönetmelikte vücut bulması önemli ve bir o kadar geç kalınmış bir değişikliktir. Bunun yanında yönetmeliğin 4. Maddesindeki tanımlar kısmına “biyolog, su ürünleri uzmanı, doğal yaşam parkı ve sürüngenlerin, omurgasızların bulunduğu yapay ortamı ifade eden teraryum” gibi kavramlar eklenmiştir. Söz konusu yönetmeliğin ikinci bölümünde hayvanat bahçelerinin gruplandırılması ve doğal yaşam parkları, yer seçimi ve tesislerin kurulması başlığında detaylı bir düzenleme oluşturulmuştur. Hayvanat bahçeleri yeni yönetmelik uyarınca artık hayvan türleri dikkate alınarak gruplandırmaya tabii tutulacaktır. Bu gruplandırma üzerinden ruhsatlandırma söz konusu olacaktır.  Bunların yanında sucul hayvanlar için akvaryum, sürüngen canlılar için de teraryum ruhsatı verilmesi de yönetmelik kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Burada yapılan düzenleme ile hayvanların türlerine göre detaylı bir ayrım sağlanması madde gerekçesinde değerlendirilmiştir. Ruhsatına göre, hayvanat bahçeleri veya doğal yaşam parklarında biyolog ve su ürünleri uzmanları da istihdam edilmesi yönetmelikle gelen gelişmelerden birisidir. 

"Hak varsa ödev de vardır"

Belirtmiş olduğum yönetmelikte ilk başta dikkat çeken düzenlemelerdir. Bunun yanında yönetmeliğe daha detaylı baktığımızda birden fazla değişiklik ve düzenleme görebileceksiniz. Hayvan hakları anlamında yapılabilecek en önemli şey, hak varsa ödev de vardır prensibinden yola çıkarak; hayvan sahiplerinin yükümlülüklerinin açık bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Bu konuda duyarlılığımızı vatandaş olarak daha artırıp, bilinçli hareket etmeye çalışacağız. Etrafımızı bu yönde duyarlı hale getirmeye gayret göstereceğiz. 

Son söz olarak; hayvanlar bizim için değerlidir, onları sevmezsek bir insanı da sevemeyiz.  Tek soyu tükenen hayvanlar değil, biz de hayvan sevgisi olmadan tükeniyoruz. 

Bu zamanın kıymetini bilelim ve hayvanları koruyalım….

Saygılar...